Ortaklaşmazsak hepimiz kaybederiz

8 Eylül 2021 Çarşamba - 18:17

  • Mezopotamya Ekoloji Hareketi'nden Selman Karasu, orman yangınlarının tüm coğrafyayı etkilediğine dikkati çekerek, "Gerekli duyarlılığı ortaya koyamazsak, hepimiz kaybedeceğiz” dedi.

Amed, Mardin, Dersim, Bingöl, Bitlis ve Şırnak'ta son aylarda Türk devlet güçlerinin neden olduğu çok sayıda orman yangını çıktı. Sadece Şırnak'ta dört ay içerisinde 21, Dersim'de bir ay içerisinde en az 5 bölgede orman yangını çıktı. Yangınlar nedeniyle binlerce ağaç küle dönerken, çok sayıda canlı yanarak can verdi. Bölge sakinlerinin yangınlara müdahalesi ise polis ve askerler tarafından “özel güvenlik bölgesi” ve "yasak" gerekçeleriyle engellendi. Tepkiler üzerinde sadece Dersim ve Bingöl'deki yangınlara havadan müdahale edilirken, diğer yangınlar kendiliğinden söndü. Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nden Selman Karasu, yangınlar sonucu bölgede yaşanan tahribat ve müdahaledeki yetersizlikleri, MA’dan Eylem Akdağ ve Ceylan Şahinli’ye anlattı.

Dersim’de 45 hektarın çok üzerinde

 Bu yıl çıkan orman yangınlarının günlerce sürdüğüne belirten Karasu, özellikle Dersim'de 15 gün söndürülmeyen yangından kaynaklı ciddi bir tahribatın ortaya çıktığını söyledi. Karasu, "Resmi yerler Dersim’de yanan alanın 45 hektar olduğu söylüyor ama inceleme yapan arkadaşlarımızdan edindiğimiz bilgilere göre bu sayı çok daha fazla. Yani 45 hektarın çok üstünde bir alanın yandığını tahmin ediyoruz. Net bir veri veremiyoruz, çünkü yangın alanlarına hiç kimse gidemiyor. Operasyon alanları olduğu için hem inceleme hem de müdahaleye izin verilmiyor" dedi. 

Bingöl'deki yangının da 10 gün sürdüğünü ve kendiliğinden söndüğünü aktaran Karasu, "Burada da herhangi bir söndürme durumu yaşanmadı. Bölge halkı her zaman olduğu elindeki süpürge ve kürekle yangına müdahale etti. Yangınların kapasitesine baktığımızda bölge halkının müdahaleleri yetersiz kalıyor" diye konuştu. 

Yerleşim yerlerini etkiliyor

 Orman yangınlarının sadece ağaçları değil, aynı zamanda ormanlıktaki canlıları da etkilediğini kaydeden Karasu, “Yangınlar çevresinde bulunan yerleşim yerlerini ciddi anlamda etkiliyor. Su varlıklarını da etkiliyor. Orman döngüsü öyle bir şey ki; kırıma uğradığında sonrasında çevresinde bulunan nehirleri de etkileyebiliyor. Hatta oranın yağış rejimini etkileyebiliyor. Bundan kaynaklı yangınları ciddi bir problem olarak görmemiz gerekiyor" dedi.

Savaş konsepti çerçevesinde

Kürt kentlerindeki yangınların devam eden askeri operasyonlardan kaynaklandığına dile getiren Karasu, "Yanan alanların birçoğu askeri alanların ve karakolların çevresi oluyor. Bu yangınlar savaş konsepti çerçevesinde çıkıyor. Bunun sonuçları çok daha yıkıcı olacak. Bu nihayetinde sadece birkaç ağacın yanmasıyla sonuçlanmayacak” uyarısında bulundu.

Yangınlara yaklaşımdaki çifte standart

 Batı kentleri ve bölgedeki orman yangınlarına yaklaşımın çifte standard olduğunu söyleyen Karasu, bu durumun yıkıcı sonuçlarının önümüzdeki dönemde kendisini daha da göstereceğini vurguladı, Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nihayetinde bugün Diyarbakır’daki bir orman yangını sadece Diyarbakır’ı değil, Aksaray’ı ve İzmir’i de etkileyecektir. Yangınlar döngüsel bir akışa sahiptir. Coğrafyalar birbirinden bağımsız değil. Sınırlar olsa da doğa tek bir yapıdadır. Bu savaş konseptinin etkisi karşısında gerekli duyarlılığı ortaya koyamazsak, hepimiz kaybedeceğiz. Hepimizin sorumluluğudur. Yalnızca Diyarbakır’da yaşayanların sorunu değil. Yangınları önleyebilmek elimizde. Yeter ki ‘yaşam alanıma dokunamazsın’ sözünün güçlü sahiplenicisi olalım."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.