Suriye’de kriz ve egemenlik kavgası uzayıp rejim bir türlü değişmedikçe, muhalefet kanadındaki çatlaklar ve çözülme ibareleri daha görünür olmaya başlıyor. Batı’nın Cenevre’de rejimle anlaşma sinyalleri vermesi de, muhalefeti taktik değiştirmeye veya gerekliliğini ispata zorluyor.
ÖSO’dan Batı’ya mesaj
Bugüne kadar varlığını Batılı güçlerin lojistik ve askeri desteğiyle sürdüren ve çoğunluğunu Suriye ordusundan ayrılan askerlerin oluşturduğu Özgür Suriye Ordusu kanadından da taktik değişimi olarak yorumlanan bir açıklama geldi. Ordunun komutanı General Selim İdris, Batılı güçlere yazılı bir açıklamayla önemli mesajlar verdi. Selim İdris, İstanbul’dan yaptığı açıklamada, Beşar Esad’ı devirdikten sonra El Kaide bağlantılı örgütlerin ülkeden çıkarılması için Suriye ordusu saflarına katılabileceklerini vurguladı. Saddam’ın ve Kaddafi’nin devrilmesinden sonra ordu ile polisin dağıldığını ve oluşan güvenlik boşluğundan ‘terörist’ grupların doğduğunu hatırlatan İdris, Irak ve Libya’da yapılan hataların tekrarlanmaması için ittifakların değişmesi gerektiğinin altını çizdi.
Örgütlerin çetelesini açıkladı
İdris, son altı ayda, 24 farklı bölgede savaştıklarını duyurduğu El Kaide bağlantılı örgütlere ilişkin bir de rapor açıkladı. ÖSO’nun raporuna göre, Suriye’de sadece El Kaide bağlantılı Irak-Şam İslam Devleti’ne bağlı 5 bin 500 yabancı ve 2 bin Suriyeli savaşçı var. Yaklaşık 15 bin kişi de bu örgüte destek veriyor. Bu çete örgütü mensupları, Türkiye sınırında adam kaçırma gibi eylemler de gerçekleştiriyor. ÖSO’ya göre, “İslamcıların hapishanelerinde 35’ten fazla yabancı gazeteci, 60 siyasi eylemci ve 100’den fazla ÖSO üyesi var.” Rapora göre bunların en tehlikeli olanlarıysa Çeçenler. Halep’te Ebu Ömer El Çeçen’in komutasında savaşan 200 Çeçen var. Raporda “Yabancı gönüllüler Suriye’ye vardıklarında patlayıcı yüklü yeleklerle donatılıyor ve kendilerine karşı çıkmaya kalkanlar tehdit ediliyor” deniliyor.
Amaçları daha fazla silah almak
ÖSO, Esad’a karşı savaşmaları için kendilerini cesaretlendiren ABD ve müttefiklerine de cepheye yeterli para ve silah yapmadığı için tepki gösteriyor. ÖSO, savaşan tarafları masayı oturtmayı ve Suriye’de bir geçiş hükümeti kurulmasını hedefleyen İkinci Cenevre Konferansı’na katılmayacağını duyurmuş ve “Bize sadece daha iyi savaşmamız için silah gerekiyor” demişti. El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti, El Nusra Cephesi gibi cihadist örgütlerin Katar, Suudi Arabistan ve Körfez’deki diğer ülkelerin para ve silah yardımıyla güçlendiğine dikkat çeken ÖSO, son açıklamayla da aslında ABD ile müttefiklerine “Bize daha fazla silah ve para vermezseniz bu örgütler daha da güçlenecekler ve ilerde başınıza daha fazla bela olacaklar” mesajını veriyor.
Esad sonrası kaygıya oynuyorlar
Uzmanlara göre de Özgür Suriye Ordusu taktik değiştirdi. Uzmanlar, “ÖSO, Batı’nın Esad sonrası Suriye için giderek artan kaygılarına oynuyor” diyor. İngiltere Kraliyeti Askeri Etütler Enstitüsü Araştırma Görevlisi Shanshank Jorshi, Times gazetesine verdiği demeçte, “ÖSO, resmi muhalefetin ne kadar geçersiz kaldığını ve El Kaide korkusunun Batılı hükümetleri nasıl bölgeden uzaklaştırdığını fark ediyor. Bunun yeni gerçekleri tanıyıp kabullenme ve gecikmiş bir adım olduğunu düşünüyorum” dedi. Times gazetesinde konuyla ilgili kısa bir analiz kaleme alan Catherine Philip de şu yorumu yaptı: “Ilımlı muhalifler yeni bir yola başvuruyor: Batı’nın Esad sonrası Suriye için giderek artan kaygılarına oynuyorlar. Silahların aşırı grupların eline geçmesi korkusu nedeniyle Batı muhaliflere silah göndermeyi durdurdu. Şimdi General İdris, Suriye’de Esad karşıtı grupların en tehlikelisi olan Irak Şam İslam Devleti’ne, ‘Esad gittikten sonra onlara karşı savaşacağını’ söyleyip savaş açtı. Alevilerin çoğunlukta olduğu Suriye ordusuna bağlı birliklere katılacaklarını açıklamak, Selim İdris’in çatışmaları mezhepsel görmediğinin açık işareti. General İdris, Irak Şam İslam Devleti güçlerine ve konumuna dair istihbarat raporunu açıklayarak, Esad sonrası dönem için ‘en iyi seçeneklerden biri olduğu’ ve Batı’nın en çok kaygı duyduğu tehdide karşı mücadele edeceği iddiasını ortaya koyuyor.”
Kürt karşıtlığında buluştular
İdris’in açıklamayı İstanbul’dan yapması ise dikkat çekti. Bilindiği gibi, Türkiye devleti Suriye’de iç savaşın başlamasından bu yana Arap muhalefetine ısrarlı desteğini sürdürüyor. Bunun altında ise Türk devletinin Kürt karşıtı politikalarının yatıyor. Zira Türkiye’nin uluslararası toplumun hakkında defalarca kınama açıklaması yaptığı El Nusra, El Kaide gibi çetelere bile, Kürt karşıtı savaşta destek verdiği aleni bir gerçek. Türkiye’nin Suriye konusundaki politikasını, Kürtlerin statü mücadelesi belirliyor. Türk devleti, bu mücadeleye alternatif olacağını düşündüğü her gruba destek veriyor.
PYD’nin etkisinden rahatsızlar
ÖSO gibi Türkiye de aslında 22 Ocak’ta yapılması planan Cenevre Konferansı’nı tasvip etmiyor ancak müttefiklerinin ağır baskısı Ankara’ya “yetmez ama evet” noktasına getirmiş durumda. Türkiye savaşın rejimle uzlaşılarak sonlanacağına dair kaygılar taşıyor. Özellikle de ÖSO’nun çekildiği Cenevre Konferansı’na PYD’nin katılma ihtimali Türkiye’yi adeta çileden çıkarıyor. PYD Eşbaşkanı Salih Muslim’in gazetemize dün yaptığı açıklamada vurguladığı “Türkiye PYD’nin konferansa katılımını engellemeye çalışıyor” cümlesi de Ankara’nın tavrının esas belirleyenini açığa vuruyor. Bu gelişmeler nedeniyle Türkiye, adeta çaresizlik içinde, BBC’nin “operasyonel gücü kalmamış, gruplara sözü geçmeyen lider” olarak andığı Selim İdris’e de sarılmaya devam ediyor.
HABER MERKEZİ