
‘Polise bomba atarken’ yaşamını yitirdiği iddia edilen lise öğrencisi Şahin Öner’in ön otopsi raporu 3 gün gecikmeli olarak ailesine verildi. Rapor, Türk basınında polis ve valilik kaynaklı açıklamalarda iddia edildiği gibi elinde bomba patlaması sonucu yaşamını yitirdiği iddiasını çürütürken, Öner’in panzerle ezilerek öldürüldüğünü belirten görgü tanıklarının ifadelerini doğrular nitelikte. 10 Şubat Pazar akşamı gerçekleştirelen 15 Şubat eyleminde yaşamını yitiren lise son sınıf öğrencisi Öner’in otopsi raporu Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuru üzerine ailesine teslim edildi. Rapora göre; Öner’in cenazesi saat 21.00 sıralarında Diyarbakır Devlet Hastanesi morguna getirildi, otopsi işlemine ise saat 22.00 sıralarında başlandı.
Kaburgalar kırık, sürtünme izi var
Kimlik tespiti yapılmadan otopsiye geçildiği belirtilen raporun “Dış Muayene” bölümünde şu ifadeler yer aldı: “Sağ yüz ve yanak tamamını içine alan sağ kulağı ileri derecede deforme halde parçalanmış SÜRTÜNME tarzı yaygın ekimoz olup yanak üzerinde yer yer siyah renkte daha koyu olarak izlenebilen alanlar dikkat çekti.’’ Raporda ayrıca omuz ve kollarda da büyük çapta sıyrıklar olduğu belirtildi. Raporun boyun ve göğüs kısmına ilişkin bölümünde de soldaki 4 kaburganın kırık olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca kesici ve patlayıcılara dair hiçbir ize rastlanmadığı da belirtildi.
Fotoğraflarda görülüyor
Fotoğraflar da patlamadan kaynaklı vücutta bir deformasyon olmadığını göstermişti. DİHA’nın yayınladığı Şahin Öner’in morgta çekilen fotoğraflarında, Öner’in vücut bütünlüğünde herhangi bir kaybın olmadığı, ellerinde ve avuçlarında herhangi bir yaralama izi bulunmadığı, göğüs kısmında yerde sürüklenmeden kaynaklı izlerin görüldüğü, emniyetin belirttiği “kafasında yanık oluştuğu” bilgilerini gösteren herhangi bir yanık izine rastlanmadığı, yüzünün sağ tarafında çarpma ve görgü tanıklarının belirttiği “çarptıktan sonra yerde sürüklendi” ifadelerini doğrulayan izler görüldüğü, yüzün sağ tarafında sıyrılmalar olduğu görülmüştü.
Karakolda parmak izi mi alındı?
Raporda ayrıca, “Her iki el parmaklarının parmak izi alımına bağlı siyah renkte mürekkeple boyalı olduğu ve tırnak örneği alımına bağlı sağ ve sol eldeki tırnaklarının tırnak yataklarının kanamalı olduğu görüldü” şeklindeki ifade, Şahin Öner’in hastaneye götürülmeden önce Şehitlik Polis Karakolu’na götürüldüğü ve burada parmak izinin alınmış olabileceği şüphelerini güçlendirdi. Görgü tanıkları da Şahin’in olay yerinden panzerle uzaklaştırılarak hastane yerine karakola götürülerek yarım saat orada bekletildiği yönünde açıklama yapmıştı.
HABER MERKEZİ
Vali’ye istifa çağrısı
Şahin Öner’in otopsi raporuna ilişkin dün İHD Diyarbakır Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Türk basınında çıkan haberlere işaret eden İHD Şube Başkanı Raci Bilici, “Faillerden hesap sorulmasın diye elinde ses bombası patladığını söylediler” diyerek yetkililere seslendi: “Bu cinayetleri işleyenlerin arkasında durmayın, hesap sorun.”
Avukat Serdar Çelebi ise, Diyarbakır Valisi’nin yaptığı açıklamaları hatırlatarak, “Bir valinin görevi nedir? Halka hizmet etmek mi? Yoksa polisleri koruyup kollamak mı? Neden savcılığın yapması gereken açıklamayı valilik yapıyor? Bu yargıya müdahaledir. Valiliğin bu müdahalesi suçtur” şeklinde konuştu. Öner’in yaralıyken parmak izinin alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Çelebi, “Bu nasıl bir mantıktır?” diye sordu. Çelebi, bu şekilde davranıldığı sürece ölümlerin devam edeceği uyarısında bulundu.
Tabip Odası: Ölüm nedeni iç kanama
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Kemal Karadaş ise otopsi raporuna göre Öner’in akciğer kanamasına bağlı olarak yaşamını yitirdiğini ifade etti. Karadaş, Adli Tıp raporunda ateşli ve kesici hiçbir ize rastlanılmadığı ibaresine dikkat çekerek, “İki gün boyunca basından ve kamuoyundan bizi aradılar. Objektif olmak için hiçbir açıklamada bulunmadık. Rapora göre, gögüs boşluğunda iki litre kan mevcuttur. Ayrıca, kafa, kol ve bacağında sürtünmeye bağlı çeşitli izler var. Özetle göğüs kanamasına bağlı bir ölüm şekli gerçekleşmiştir” dedi. Karataş, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak için “Bu valinin artık burada valilik yapmaması gerekiyor” dedi.
İHD Diyarbakır Şube yöneticisi Avukat Muhterem Süren ise, valinin yaptığı açıklamanın doktor ve savcıyı etkilediğine dikkat çekti.
BDP: Batıda olsa böyle mi olacaktı?
BDP de Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamayla hükümeti olayın üzerine gitmeye ve sorumluları açığa çıkarmaya çağırdı. BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Beştaş ve BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken dün parti genel merkezinde basın toplantısı yaptı. Beştaş, otopsi raporu açıklanmadan basında çıkan haberlerin kamuoyunu yanıltmaya dönük olduğunu belirterek, “Diyarbakır’da Özgür Arda’da da ‘kaçarken vuruldu’ diye kamuoyuna yansıtıldı. Ancak o dönem yaptığımız incelemelerde de verilen bilginin yanlış olduğu ortaya çıkmıştı. Bu otopsi raporuyla da belirlendi” dedi. “Bu cinayet Kürdistan dışındaki bir ilde olsaydı acaba böyle mi olacaktı” sorusunu yönelten Beştaş, “Şahin Öner olayı da Roboskî’den bağımsız değil. Son on yılda 70’e yakın insan hayatını kaybetti. AKP iktidarı bu ölümlere dair açıklama yapmalı. Failleri koruyup cezasızlık yöntemini 90’lardan devralarak bu sorun çözülmez. Aksi halde sorumlu hükümettir” diye konuştu.
Kürtlere mesaj mı veriliyor?
BDP Grup Başkanvekili Baluken ise Şahin Öner ile ilgili hükümet ya da yereldeki hükümet temsilcilerinden bekledikleri açıklamanın gelmediğine dikkat çekerek, “Konuyu Meclise taşıdık. Sonuna kadar takipçisi olacağız. Şahin’e ilk acil müdahale nerede yapıldı? Yaralı halde karakola mı götürüldü? Ambulansın karakol önünde uzun süre bekletildiği doğru mu? Bunlar yanıt bekleyen sorulardır” dedi.
Baluken, Nisan ayına kadar BDP kitlesinin eylemsellik ve demokratik haklarını kullanma sürecinde bu olayın Kürtlere yönelik “Eğer sokağa çıkarsanız bunu yaparız” şeklinde bir mesaj mı içerdiği konusunda kaygılarının olduğunu ifade etti. Hükümetin sorumluları açığa çıkarması gerektiğinin altını çizen Baluken, “10 yıldır zihniyet ve polisin yaklaşımı aynı. Her toplumsal gösteride demokratik hakkını kullananlara karşı öldürücü müdahaleler söz konusu. Bunun son örneği Urfa’nın Viranşehir ilçesinde eşgenel başkanımız Gültan Kışanak’a yönelik yapılanıdır. AKP, yasaları çiğneyerek hukuk dışı uygulamalarını artıyor” dedi.