Türk devletinin tüm manipülasyonlarına rağmen tutsak İrfan Kılıç’ın infaz edildiği ortaya çıktı. Ön otopsi raporunda darp sonucu yaşamını yitirdiği belirtilen Kılıç’ın ailesi, bu infazın peşini bırakmayacaklarını, görüntüleri kayıt altına aldıklarını, önümüzdeki günlerde kamuoyuna kapsamlı açıklama yapacaklarını söyledi.

Devlet yetkililerinin Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde ‘yaşamına son verdiğini’ iddia ederek üstünü kapatmak istedikleri infaza karşı, Kürt tutsak İrfan Kılıç’ın ön otopsi raporunda ‘yaralanma’ sonucu yaşamını yitirdiği belgelendi. Kocaeli’nde Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kaldığı koğuşta 3 Temmuz’da yaşamına son verdiği iddia edilen 32 yaşındaki İrfan Kılıç’ın ön otopsi raporu çıktı. Kocaeli Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı ön rapora göre İrfan’ın yaralanma sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Raporda ‘ölüm yaralanma sonucu mu gerçekleşti?’ sorusuna ‘Evet’ cevabı verildi.

Not bıraktığı dile getirildi

Kocaeli’nde Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kaldığı koğuşta 3 Temmuz’da yaşamına son verdiği iddia edilen tutsak İrfan Kılıç’ın cenazesi Bingöl’ün Solhan ilçesinde toprağa verildi.

İrfan’ın yaşamını yitirmesine ilişkin ilk gelen detaylarda, 3 Temmuz günü sabah saat 09.00 sıralarında oda arkadaşlarının spora çıkmasının ardından yaşamına son verdiği iddia edildi. Eylemi sırasında sloganlar attığı iddia edilen İrfan Kılıç’ın “İşgalci Türk devleti ve KDP ihanetini protesto ediyorum. Başur’daki canlı kalkanlara selam olsun. Yalnız değilsiniz, bir ses de Bingöl’den. Önderlik üzerindeki tecridi kınıyorum” diye bir not bıraktığı öne sürüldü.

Aile: İntihar değil, infaz

İrfan Kılıç’ın cenazesini alan aile cenazeyi incelemeleri sonucu İrfan Kılıç’ın başında ve ellerinde kırıklar olduğunu, başında bir yarık bulunduğunu ifade etmişti. Kılıç’ın yaşamına son verdiği iddialarını kabul etmeyen aile İrfan Kılıç’ın işkence sonucu yaşamını yitirdiğini ilk andan itibaren dile getirdi. Otopsi raporu da, ailenin açıklamasını doğruladı.

Savcı ve Cezaevi Müdürü farklı şeyler söyledi

Almanya’nın Hamburg kentinde de Kılıç ailesi taziyeleri kabul etti. Abi Tahsin Kılıç ve amcasının oğlu Ahmet Kılıç’ın kabul ettiği taziyede, Kürdistanlılar aileyi yalnız bırakmadı. Burada konuya ilişkin açıklama yapan İrfan Kılıç’ın amcasının oğlu Ahmet Kılıç, infaza ilişkin şunları kaydetti:

“Amcamın oğlu İrfan Kılıç, 2016’dan bu yana PKK davasından yargılanarak müebbet hapis cezası aldı. İnfazdan bir hafta önce yanına giden avukatına bir kitap yazdığını belirterek, bazı materyaller istemiş. Hayat dolu ve davasına bağlı bir insandı. İradeli bir insan olan amcamın oğlunun intihar etmesi için bir sebep yoktu. Geçtiğimiz hafta aileyi arayan yetkililer İrfan’ın cezaevinde kendisini yakarak intihar ettiğini söylemişler. Tabi hepimiz neye uğradığımızı şaşırdık. Dini vecibelerin yerine getirildiği esnada İrfan’ın vücudunda bir çok darp izi olduğunu gördük. Boynun sol tarafından bir delik vardı. Deliğin girişi sol taraf, çıkışı ise sağ tarafa kadar uzanıyordu. Bunun yanı sıra ayak ve el parmaklarının kırık olduğunu görmüşler. Akrabalarımız tüm bunları kamera ile kayıt altına almışlar. İrfan’ın kendisini yaktığını söylemelerine rağmen göğüs kıllarında herhangi bir yanma belirtisi de görülmemiş. İrfan’ın yakınları olarak yanma süsü verilerek kendisinin infaz edilmiş.  Savcılık abisine İrfan’ın battaniyeye sarılarak kendisini yaktığını söylemiş. Cezaevi müdürü ise cezaevinde bulunan bir sandalyenin ayağını kırarak bunlarla ateş yakarak kendisini yaktığını söylemiş.”

Görüntüleri kamuoyu ile paylaşacağız

İrfan Kılıç’ın abisi Tahsin Kılıç da kardeşinin Kürt ve yurtsever olmanın bedelini ödediğini belirterek, aile olarak çok üzgün olduklarını belirterek şunları ifade etti:

“Ailemiz zaten devletin gözünde potansiyel suçlu bir ailedir. Ailemizde şehitlerimiz de var. Devlet hiçbir zaman bizleri rahat bırakmadı. Kardeşim bu davanın ilk şehidi değildir. Umarım en son şehit olur. Kardeşime yapılan tam bir vahşettir. Cenazede birçok darp izi var. Kardeşime yapılan tüm bu vahşeti kamera ile kayıt altına aldık. Bunu ileriki süreçte tüm kamuoyu ile paylaşacağız. Kardeşim sadece ailenin değil tüm Kürt halkının şehididir. Tüm halkımızın başı sağ olsun.”

Ayak tabanları patlamıştı

İrfan Kılıç’ın Belçika’nın Anvers kentinde yaşayan ve Anvers DKTM’nde taziyeleri kabul eden abi Sebahattin Kılıç, tüm delillerin karartıldığını belirtmişti. İnfaz ettikten sonra aileye haber verdiklerini belirten abi Kılıç konuya ilişkin olarak şunları kaydetmişti:

“Önce infaz edip, iki gün sonra aileye haber vermeleri şüphe uyandırdı. İlkin cenazeyi göstermediler, daha sonra sadece çene altından yukarısını teşhis amacıyla gösterdiler. Otopsi raporu vermediler, sadece defin raporu sunuldu. Ailemiz duyarsız kalmadı, babam cenaze yıkarken, arkadaşları çağırıp bunun infaz olduğunu söyledi. Vücudunda ciddi kırıklar, darp izler vardı, çene altı bir delici cisim ile delinmişti. Açık bir infaz olduğu belli. Yanıklar ayak bölümünden bir yere kadardı, vücut bölgesinde de bir yanık var. Yanarak yapılan bir eylem süsü verilmiş. Ayak altları patlamış, darp izleri var. Muhtemelen boğuşma sırasında olsa gerek elleri yara izleri ile doluydu. Onu görünce, resmi hukuki işlemleri başlattık. Biz aile olarak, halk olarak, insani olarak peşini bırakmayız. Duyarsız olunamaz buna. Şu anki uğraşımız, başka İrfanların olmaması içindir. Eğer hareket geçilmezse, duyarsız kalınırsa, daha ağırı yaşanır. Şu an İrfan öldü, geri getiremeyiz, en azından zindandaki diğer arkadaşları korumalıyız. Bu hepimize yapılmış bir saldırıdır. Peşini hiçbir şekilde bırakmayacağız. Bir can katletmek, bu kadar acımasızca, onların yanına kalmaması lazım, yarın İrfanlar çoğalır.”

 

KOCAELİ