
İsveç’te eşlerinin tehdit, baskı ve şiddet uyguladığı göçmen kadınların bir kısmı, polis ve kurumlara başvurmak yerine sessiz kalmayı tercih ediyor. Çünkü evlilik yaparak İsveç’e gelen bu kadınlar, eşlerinden bağımsız oturum sahibi olmadığından ayrılmaları halinde sınırdışı riskiyle karşı karşıya kalıyor.
İsveç’in 5 ilinde bulunan 92 belediye bölgesinde yapılan kapsamlı bir araştırma, evlilik yaparak İsveç’e gelen kadınların büyük sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını gözler önüne seriyor. İsveç Kadın Sığınma Evleri Birliği (ROKS), “ithal gelinler” olarak adlandırdığı kadınlardan bazılarının erkekler tarafından hizmetçi ve seks kölesi olarak kullanıldıklarını, buna karşı çıkmaları durumunda erkekler tarafından ülkelerine geri gönderilmekte tehdit edildiklerini belirtiyor.
Sınırdışı korkusu katlandırıyor
Evliliğin ilk iki yılında eşlerinden bağımsız oturum sahibi olmayıp, yaşadıkları şiddete rağmen resmi kurumlara başvurmayan kadınların çoğunlukla Tayland, Rusya, Brezilya, İran ve Irak’tan geldiği ifade ediliyor. Göçmenlerin sahip olduğu bazı haklar, İsveç’e evlilik yoluyla gelen kadınlara tanınmıyor. Örneğin ücretsiz dil kursundan yararlanamadıkları gibi, dil bilmedikleri ve çalışmadıkları için çoğunlukla hem ekonomik hem de sosyal açıdan bağımlı bir pozisyondalar. Kendilerine şiddet uygulandığında da sınırdışı edilme kaygısıyla haklarını aramak yerine katlanmak durumunda kalıyorlar.
Validen çözüm önerileri
Kadın örgütlerinin giderek daha görünürlük kazanan bu sorunu gündeme getirmeleri sonucu geçtiğimiz yıl İsveç Hükümeti, Vali Eva Eriksson’u konuyla ilgili çalışma yürütmekle görevlendirdi. Eriksson, yaptığı araştırmanın sonuçlarını geçtiğimiz günlerde hükümete iletti. Eriksson, bazı erkeklerin “kadın ithalini” alışkanlık haline getirdiğini belirtiyor ve erkeklerin evlenme taleplerinin daha sıkı bir incelemeye tabi tutulmasını istiyor. Evlilik yapan kadınlara İsveç’e gelmeden önce o ülkelerde bulunan İsveçli yetkililer tarafından bilgi verilmesini, İsveç’e geldiklerinde de kurumlarla olan ilişkilerinin eşleri değil kendileri tarafından tercüman aracılığı ile sürdürmelerini öneriyor. Ayrıca Göçmen Dairesi’ne şiddete uğrayan kadınlara İsveç’te 2 yıl evli kalma şartına uyulmaksızın sürekli oturma izni verilmesini öneriyor. Uzun vadede kadınların sürekli oturma izni alabilmeleri için belirlenen 2 yıl evli kalma şartının kaldırılmasını talep ediyor. Ancak mevcut sorunların kaynağında, hükümetin yasaları yer alıyor.
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM