
Avusturya’da 15 Ekim’de yapılan Parlamento seçimlerinin ardından iki ay sonra nihayet koalisyon hükümeti kuruldu.
31 yaşında dünyanın en genç başbakanı olarak gösterilen Sebastian Kurz liderliğindeki Avusturya Halk Partisi (ÖVP), aşırı sağ popülist parti Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) ile ülkeyi 4 yıl yönetecek koalisyon hükümetini kurdu.
Daha önceki Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) -ÖVP koalisyon hükümetinde Dış İşleri Bakanı olarak görev alan 31 yaşındaki Kurz, şimdi ise dünyanın en genç başbakanı olacak. Kurz, 27 yaşında Dışişleri Bakanı, 30 yaşında ise partisinin genel başkanı olmuştu. FPÖ’nün lideri Heinz-Christian Strache ise başbakan yardımcılığını yürütecek.
Koalisyon hükümetinde Kurz liderliğindeki ÖVP 7 bakan ve 1 müsteşar, Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache liderliğindeki FPÖ ise 6 bakan ve 1 müsteşar ile koalisyon hükümetinde yer alacak.
ÖVP’li bakanlar
16 kişilik kabinede ÖVP’li bakanlar şunları:
Başbakan Sebastian Kurz, Avrupa Birliği, Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Gernot Blümel, Maliye Bakanı Hartwig Löger, Ekonomi ve Dijital Bakanı Margarete Schramböck, Adalet ve Devlet Reformu Bakanı Josef Moser, Tarım, Ekoloji ve Turizm Bakanı Elisabeth Köstinger, Eğitim, Bilim ve Çocuk Yuvaları’ndan Sorumlu Bakan Heinz Fassmann, Kadın, Aile ve Gençlik Bakanı Juliane Bogner-Strauss, İçişleri Müsteşarı Karoline Edtstadler.
FPÖ’lü bakanlar
FPÖ’lü bakanların, mülteci karşıtı tutumları özellikle göçmen kurumları ve insan hakları örgütlerini endişelendiriyor. İçişleri, Dışişleri ve Savunma Bakanlığı gibi kritik bakanlıkları FPÖ yönetecek.
FPÖ’nün bakanları şunlar: Başbakan Yardımcısı Heinz-Christian Strache, İç İşleri Bakanı Herbert Kickl, Dışişleri Bakanı Karin Kneissl, Savunma Bakanı Mario Kunasek, Alt Yapı Bakanı Norbert Hofer, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Beate Hartinger, Maliye Müsteşarı Hubert Fuchs.
48 yaşındaki FPÖ lideri Heiniz-Christian Strache, İslam ve Avrupa Birliği karşıtı söylemlerle tanınıyor.
2000’li yıllarda FPÖ’nün lideri Jörg Haider, ırkçı ve Avrupa Birliği karşıtı söylemleriyle oldukça dikkat çeken bir çıkış yapmıştı. FPÖ 2000 yılında da ÖVP ile koalisyon yapmış, o dönem Avrupa Birliği, FPÖ’nün koalisyon hükümetinde yer alması nedeniyle Avusturya’ya yaptırım uygulamıştı.
Daha sonra ise FPÖ’de tutunamayan Haider ayrılarak BÖZ’ü kurdu. 11 Ekim 2008’de ise ise Klagenfurt şehri yakınlarında kendi kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölmüştü. İşte Haider, FPÖ’deyken onun konuşmalarını kaleme alarak kariyerine başlayan 49 yaşındaki Herbert Kickl şimdi ÖVP ile kurulan koalisyonda İçişleri Bakanı olarak görev yürütecek.
Dışişleri Bakanlığına getirilen Karin Kneissl ise FPÖ’de parti üyesi değil. Kneissl bir Ortadoğu uzmanı olarak tanınıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in mülteci siyasetine ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşmasına hararetle karşı çıkıyor.
İnsan hakları örgütleri, FPÖ’lü Savunma Bakanı 41 yaşındaki Mario Kunasek’in ise sığınma başvurularında bulunanların gece sokağa çıkmasının yasaklanması ve sağlık sistemine erişiminin yasaklanması önerisinde bulunduğunu belirtiyor.
Türkiye’den Avusturya’ya tepki
Öte yandan Türk devleti, ÖVP-FPÖ koalisyonunun hükümet programında yer alan „Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye ile müzakereleri kesmesi ve bunun için müttefik aranacağı“ şeklindeki ifadeye tepki gösterdi.
Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, şu iddiada bulunuldu: „Avusturya’nın yeni hükümetinin programındaki bu talihsiz ve basiretsiz ifade, ayırımcılığı ve ötekileştirmeyi temel alan siyasi akım hakkında taşınan endişeleri maalesef doğrular niteliktedir“ denildi.
Erdoğan’ın yıldızı bir türlü barışmadı
Yeni kurulan ÖVP-FPÖ koalisyonundan önce ülkeyi yöneten SPÖ-ÖVP koalisyonu, AKP yönetimindeki Türk devleti ile sık sık karşı karşıya geldi. Dönemin Avusturya hükümeti, insan hakları ihlallerini ayyuka çıkaran Erdoğanlı Türkiye ile AB müzakerelerinin bir an önce kesilmesi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmemesi için yoğun çaba harcadı.
Avusturya, Erdoğan’ın kendi ülkesinde şov yapması amacıyla AKP ve onun bu ülkedeki uzantıları olan organizasyonlara taviz vermedi, yasakladı.
O dönemde Dışişleri Bakanı olan şimdiki Başbakan Sebastian Kurz, geçtiğimiz Şubat ayında Erdoğan’ın, 15 Nisan Referandumu için Avusturya’da düzenlemek istediği mitingi istemediklerini açıkladı. Kurz, Erdoğan’ın gerilim politikasını Avusturya’ya taşıyamayacağını açık seçik bir ifadeyle dile getirmişti. Kurz, Ağustos ayında ise yaptığı bir açıklamada, Erdoğan’ın Türkiye’yi yanlış ve tehlikeli bir yola soktuğunu belirterek, AKP’li Türk Cumhurbaşkanı’nın diktatoryal bir özellik gösterdiğini belirtmişti.
Avusturya’da Türk ırkçılarının bayrak şovuna da izin çıkmamıştı.
27 Temmuz 2016’da Avusturya’nın Wiener Neusttadt kentinin Belediye Başkanı Klaus Schneeberger ‘FETÖ’nün darbe girişimini’ protesto bahanesiyle Türk ırkçılarının evlerine ve balkonlarına Türk bayrağı asmasını izin vermemişti. Schneeberger, „Evlerine ve balkonlarına Türk bayrağı asanlara bu bayrakları derhal kaldırmaları çağrısında bulunuyorum. Bu şehri benimsemeyenin burada yeri yoktur“ ifadelerini kullanmıştı.
Avusturya, aynı zamanda Türk devletine karşı tek silah ambargosu uygulayan devlet olarak da biliniyor.
Daha önce ÖVP’nin de içinde olduğu koalisyonun, Türkiye’ye yönelik tutumu Kürtler ve demokratik kesimler üzerinde geçmişte olumlu bir izlenim bırakmıştı.
FPÖ ile kurulacak hükümet nasıl bir pratik ortaya koyacak? Şimdi en fazla merak edilen konu bu.
Göçmen karşıtlığı söylemlerinin pekiştiği bir koalisyon, insan hakları ve göçmen kurumları tarafından endişeyle karşılanıyor.
Bu temelde sivil toplum örgütlerinin de protestoları olacak. Faşizme Karşı Innsbruck Eylem Birliği İnisiyatifi yaptığ yazılı basın açıklamasında bugün saat 18.30’da Landhaupt Platz’ta bir protesto eylemi yapacaklarını duyurdu.
HABER MERKEZİ