KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, AKP Hükümeti’nin verdiği sözleri yerine getirmediğini; sanki süreç Kürtlerin eliyle bozulmaya çalışılıyor gibi gösterilmek istendiğini söyledi.

KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, ANF’nin sorularını yanıtladı.  


Hükümetin tutumu karamsar hava yaratıyor. Süreç tıkanıyor mu?
Önder Apo ile görüşmeler sürüyor. Fakat hükümet, mutabakat çerçevesinde verilen sözleri, yerine getirmedi; görevlerini yapmadı. İkinci aşamada Siyasi Partiler Yasası, Seçim Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklikler olmalıydı. Bunların şimdi Meclis gündeminde olması gerekiyordu ama hiçbir ses yok.

Bütün bunlar başlangıçta verilen sözler miydi?

Evet, ikinci aşamanın gerekleriydi. Tempoyu düşüren AKP Hükümeti süreci son derece ağırdan alıyor. Aynı zamanda Erdoğan’ın demokratik taleplerle sokağa çıkan halka karşı aldığı tutum ve polisin insanlara kaşı saldırgan yaklaşımı bu sürecin hangi aşamaya geldiğini gösteriyor. Yine “Akil insanlar” ile yaptığı toplantının ardından, “Anadilde eğitim gündemimizde değil, barajı düşürme planımız da yok”  gibi açıklamaları, niyetleri açıkça gösteriyor. Her şeye rağmen biz süreci sürdürme kararlığındayız. Bizim için temel olgu şu; bu sürecin barış ile taçlandırma güvencesi AKP değildir. Esas olan halklarımızın ortak mücadelesidir. AKP patinaj yapıyor, adım atmıyor, süreç tıkandı, gelişmiyor yaklaşımı içinde değiliz.

Bu çaba ve iyi niyet gösterisi tek taraflı ne kadar sürer?

Mücadelenin gelişimi AKP’yi mecbur edecektir.  Gerek Ortadoğu’da gerekse Türkiye’de değişen dengeler, AKP’ye adım attırmaya zorlayacaktır.

Peki adım atmasa ne olur?

AKP, demokrasi ve özgürlüklere inandığı için ya da bu sürece ikna olduğu için görüşmeler yapmıyor. Siyaseten kendini sürdürmek istediği için adım atıyor. Onun için AKP ya adım atacak ya da kaybolup gidecektir.

Barış ve çözüm süreci şu anda ne aşamada?

Süreci başlatan Önder Apo’dur. Bitiren de, kendisi olacaktır. O’nun iradesi ve beyanıyla biter. Ancak süreç bitmiş değil, devam ediyor. Bu tür süreçlerin çatışmalı ve sancılı geçeceğinin de, herkesin bilmesi lazım.

Türk Başbakan Erdoğan’ın üslubu ortada. Yine son loarak Lice’de yaşananlar var…

Kürt halkı, bu üsluba öfkelidir. Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak da son derece öfkeliyiz.Bu dili sürece hizmet etmiyor, uzak durulmalıdır. Onun için sol,  sosyalist, demokratik ve inanç çevrelerine çağrımız; sürece destek vermeleri, Erdoğan’ın dilini değiştirmesi için mücadele içinde yer almaları gerekir. Bunun dışında başka bir alternatif yoktur. Şayet süreç tıkanırsa Kürt halkının meşru savunma hakkı vardır. Önder Apo’nun devlet heyetiyle yaptığı mutabakatın çerçevesi de, böyledir. Kürt halkının hakları anayasal güvence altına alınmazsa kendini savunma hakkına sahiptir. Şu anda hareketimizin ve halkımızın beklentisi silahlı mücadeleye gerek kalmadan, demokratik bir şekilde mücadele etmektir.

Şayet süreç bozulursa yine eskiye mi dönülecek? Gerilla savaşı başlayacak mı?

Bu mücadeleyi yürüten güçlerin doğrudan karar verme iradeleri vardır… Şayet süreç bozulursa, bu fırsatı heba eden AKP’ye yönelik mücadele çok daha şiddetli olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde Türk basınında Dersim ve Bitlis’te bazı köylerin gerillalar tarafından basıldığı yönünde haberler çıktı. Ancak Halk Savunma Güçleri (HPG), kendileriyle bir alakası olmadığını duyurdu. Yine Lice’de yapılanlar var. Neler oluyor?

Erdoğan ve AKP bu tutum ile süreci provoke etmeye çalışıyor. Sanki süreç Kürtlerin eliyle bozulmaya çalışılıyor gibi gösterilmek isteniyor. Halbuki Önder Apo devlet heyetiyle yaptığı mutabakat ortada. Bunlar yazılı olarak, bizim, devletin ve BDP’nin elinde var. Bu belgelerde, PKK’nin atması gereken adımlar ve buna karşı da, devletin yapması gerekenler yazıyor. Kürt tarafları birinci aşamada, gereken adımları attı. Ancak Türk devleti ağırdan alıyor, oyalıyor.

Süreç bozulursa bu belgeleri kamuoyuyla paylaşacak mısınız?

Biz demokratik mücadelenin gelişmesi için bütün olanaklarımızı seferber edeceğiz. Halkımız ve Türkiye halkı için bu fırsatı değerlendirme niyetindeyiz. Bunun için de sürecin sonuca ulaşmasını istiyoruz.

AKP seçimleri kurtarmaya mı çalışıyor?

Kendisine göre böyle bir hesap içinde olması muhtemeldir. Onun için tempoyu yavaşlatıyor. Buna izin verilmeyecektir.

Kürtler arasında ‘tarihin tekerrür etmesi’ ve ‘kandırılma’ endişeleri de var. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Her şeyden önce halkımızın içi rahat olsun. 30 yıldır amansız bir mücadele veren, destanlar yazan özgürlük hareketini kimse kandıramaz. Güçleri de yetmez. Güçlü ve ciddi bir örgütlülüğe sahibiz. Karşı tarafı her koşulda zorlayan bir konumdayız. 


Türkiye tarafından silahlı grupların eğitilip, Rojava’ya gönderildiği bilgileri var. Türkiye Rojava’da ne yapmak istiyor?

Türkiye’nin kuzeyde PKK’ye karşı ve Rojava’da PYD’ye karşı politikaları başarısız olmuştur. Ha keza müttefiklerinin Ortadoğu politikaları da iflas etmiştir. Artık istediği gibi bir sonuç elde etmesinin koşulları yoktur. Dünyanın güçleri, Ortadoğu’da politika yapacaklarsa, Kürtlerin konumunu göz önünde bulundurmak zorunda. Kürtler hesaba katılmadan politika yapılmaz.

Ankara, Amed ve Avrupa konferanslarından çıkan en önemli sonuç nedir?

Ortak mücadele kararları çıktı. Sürece destek verildi. Geleceğin inşası için çok güzel bir tablo ortaya çıktı.

Peki Hewlêr Konferansı ne zaman?

Şu anda çalışmalar yürütülüyor. Oradaki siyasi partiler, kurum, kanat önderleri ve şahsiyetlerle görüşmeler yapılıyor. En kısa zamanda gerçekleşecek.


ALİ GÜLER/ANF/BRÜKSEL