Kürtler açısından en belirgin gelişmelerin yaşanacağı Kuzey Kürdistan ve Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı seçimi yarışına HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Kürtler ve rejimden baskı gören tüm toplumsal kesimlerin adayı olarak katılıyor.
Kürt özgürlük mücadelesinin, TC'nin 90 yıllık inkarcı ve imhacı zihniyet kalıplarını sorgulanır hale getirdiği bu süreçte Demirtaş'ın adaylığına ilişkin MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, "Cumhuriyete diş bileyen PKK'lı" yorumu yapması, imhacı zihniyetin içine girdiği korkuyu yansıtıyor…
10 Ağustos'ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi, Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'de ezilen kesimlerin ilk kez kendilerinden bir aday için oy kullanabilecekleri bir seçim özelliği taşıyor.
Bu seçimde Türkiye ve Avrupa'da yaşayan Kürtler ve Türkiyeli demokrasi güçleri, Demirtaş'a verecekleri oylarla Türkiye'de dağınık haldeki tüm demokrasi dinamiklerinin ortak gücünü de ortaya çıkarabilirler...
Bu nedenle her oy oldukça önemli. Avrupa'daki seçmenlerin oy kullanabilmeleri için 9 Temmuz’a kadar Yurtdışı Seçmen Kütüğü’ndeki kayıtlarını kontrol etmeleri, kayıtlı değillerse bağlı bulundukları konsolosluğa bizzat başvurarak kayıt yaptırması gerekiyor.
Şimdiden üyelerine ve Türkiyeli tüm göçmenlere oy kullanmaları çağrısı yapan Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi'nin (NAV-DEM), "Kullanılmayan her oy inkarcı, tekçi zihniyetin adaylarının oylarını artıracak; kullanacağımız her oy ise eşitlik, özgürlük ve demokrasinin güçlenmesini sağlayacak” çağrısı büyük önem taşıyor.
Oylar boşa gitmesin!
Tarihi bir süreçten ve tarihi günlerden geçiyoruz. Kaynayan Ortadoğu kazanında yerel ve dış güçler mevcut statükoyu koruma uğraşı verirken, Kürtler kendi iradeleriyle tarih sahnesine çıkışın heyecanını yaşıyor: Rojava'da devrim, Başûr'da 'bağımsızlık' tartışmaları, Bakur'da mücadelenin kazanımları üzerinden ilk kez bir Kürdün kendi kimliğiyle cumhurbaşkanı adayı olması…