Erdoğan’ın otoriter ve tekçi iktidarından tek kurtuluş yolu olarak Ekmeleddin İhsanoğlu sunuluyor.

Şimdi Kürtleri, Alevileri, demokratları ve sosyalistleri bu çatının altına sürüklemeye çalışıyorlar. Birçok demokrat ve sosyalist, buna kanmış olacak ki oyunu Ekmeleddin İhsanoğlu’a vermeyi düşünüyor.
İhsanoğlu kimdir ve onun üzerine kurulan çatı nasıl bir şeydir?
CHP +MHP+Cemaat+BBP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir çatı kurdular.
Çatının ismini “Ekmeleddin İhsanoğlu” koydular.
1943 yılında Kahire’de doğan İhsanoğlu 1984’te profesör oldu. İstanbul Üniversitesinde Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun Başkanlığı’nı yaptı.
2005 ile 2014 yılları arasında İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri oldu.
Aynı zamanda devlet üstün hizmet madalyası sahibi.
Bütün bunlardan önemli bir şey var: İhsanoğlu’nun 1980 öncesinde Alparslan Türkeş’in danışmanlığını yapmış olması.
1980 Kenan Evren darbesinin hazırlanmasında, Alparslan Türkeş’in lideri olduğu ülkücü hareketin rolü büyük. 80’den önceki birçok cinayette Türkeş’in parmağı varken, İhsanoğlu bu karanlık dönemde Alparslan Türkeş’in danışmanı olmuş.
İhsanoğlu üzerine inşa edilen çatıda CHP var. CHP tek şefin partisi. Otoriter, tekçi ve darbeci bir gelenekten geliyor. Militarist kadrolarca kuruldu. Türkiye’deki Türkçü, militarist, otoriter, asimilasyoncu ve katliamcı sistemin kurucusu. Hani CHP bir özeleştiri verip, yeni bir vizyon ortaya koysa “değişti” diyeceğim. Ama bu da yok.
CHP tüm o kirli geçmişe ve tek şefe sahip çıkıyor.
BBP ise 1980 öncesi Ülkü Ocakları’nın Genel Başkanlığı’nı yapan Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi. Yazıcıoğlu’nun Maraş ve Bahçelievler katliamlarında parmağı var. Derin devletin tetikçilerinden. Yazıcıoğlu aynı zamanda Hrant Dink cinayetinde parmağı olan Alperen Ocakları’nın kurucusu. Ekmeleddin İhsanoğlu 21 Temmuz Pazartesi günü Muhsin Yazıcıoğlu’nun mezarını ziyaretinde onun için şunları söyledi: “Türk milletinin kalbinde yer etmişti. O gerçek bir kahraman, gerçek bir lider.”
Çatının diğer bir kanadı olan Fethullah Gülen’in kurucusu ve lideri olduğu Cemaat ise pantürkist bir çizgide uluslararası güçlerin bölgesel taşeronu. Gülen Cemaati bir dizi kirli işte imzası olan bugünün paralel devletinin aklı ve militanı.
İhsanoğlu milliyetçi-muhafazakar bir çizgide.
Erdoğan kaybetsin ve karizması çizilsin diye çatının altına Alevileri, Sosyalistleri, liberalleri, demokratları, Kürtleri, insan hakları savunucularını almak istiyorlar.
Sırf Erdoğan kaybetsin ve karizması çizilsin diye Ekmeleddin’e oy verecekler, bu ırkçı ve darbeci çatıyı güçlendireceklerini bilmeliler.
Türkiye’de bir kısım aydının, demokratın ve solcunun İhsanoğlu’na meylederken, ellerine verilen tek şey onun akademisyen kimliği, ilk kez seçimlere girmesi ve bağırıp çağırmayan üslubu.
“Oyum Ekmeleddin’e” deyip ona meyledenler onun, ‘Malın mülkün “gavur”un eline geçmesinin ne demek olduğunu biliyorum.’ dediğini bilmeliler.
“Oyum Ekmeleddin’e” diyenler ‘Kürtçe bir bilim dili değil. Bu nedenle Kürtçe eğitim dili olamaz’ dediğini bilmeliler.
Oyunu Ekmeleddin’e vermeyi düşünenler, “Vicdani red hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye soran gazeteciye İhsanoğlu’nun “Neyi kastediyorsunuz vicdani redle?” dediğini bilmeliler.  
Şimdi sormak isterim Sivas’ta Alevileri, sol muhalifleri yakan, Gazi’de, Gezi’de sosyalistleri, demokratları, Alevi ve Kürtleri kurşunlatan çatının altına mı gireceksiniz?
Çorum’da, Maraş’ta Alevileri kurşuna dizen, katleden cenaha mı mührü basacaksınız?!
Kendini inkar etmek isteyen, bu çatıya girebilir ve ona mührü basabilir.
İhsanoğlu ile ne Türkiye’de diktatörlük sona erer ne de baskı.
İhsanoğlu ile ne Kürt sorunu çözülür, ne demokrasi ve özgürlükler gelişir. İhsanoğlu ile herkes ekmeğe kavuşamayacağı gibi adalet de gelmez.
Çünkü İhsanoğlu’nun üzerine inşa edilen çatı, eski Türkiye’nin darbecileri, faşist ırkçıları tarafından kurulmuştur.
Tayyip mi Ekmel mi?
Unutmayın her zaman üçüncü bir seçenek var; Selahattin Demirtaş.