
Patlamadan sonra
Kobanê'yi Mürşitpınar Sınır Kapısı'na yakın bir noktada savunan ve burada mevzilenen Şems El Şemal savaşçısı Şervan, 29 Kasım'da yaşananlara ilişkin şunları anlatıyor: "Sabah saat 04:30'da bir patlama sesi geldi. Sonra bir arabanın geldiğini duyduk. Zırhlı bir araçtı ve sınır kapısından geçerek infilak ettikten sonra bizler mevzilerimizi aldık ve çatışma başladı. Bizim her tarafta mevzilerimiz var. Ama ne yazık ki; oradan bir saldırı gelebileceğini tahmin etmiyorduk. Patlamadan sonra sınırın diğer tarafından bize kurşunlar sıkıldı. Buğday silosundan başlanarak, hat boyunca hareketlilikleri görülüyordu zaten. Saat 05:30'da başlayan çatışmalar öğleden sonra saat 15:00'a kadar sürdü. Türk askeri bu sefer megafonlarla çağrıda bulundu."
Kahramanlıklar yaşandı
Sınır hattındaki diğer yönlerin hepsinde önlemlerini aldıklarını belirten Şervan, ama Türkiye tarafından saldırı beklemedikleri için bu taraftaki mevzilerde yoğun önlemler almadıklarını ifade ediyor. Şervan, "Sınır hattından da saldırmadılar. 'Türkiye toprakları'ndan saldırdılar. Oyun deşifre oldu. Türk devletinin eli yüzde 100 bu oyunda var. Saldırının kırılmasında büyük bir direniş sergilendi. Kahramanlıklar yaşandı" diyor.
'Tahmin etmiyorduk'
Şems El Şemal savaşçısı Ebdo Doşka ise saldırı yapıldığı sırada Türkiye sınır hattına doğru olan mevzilerde nöbette olduğunu belirtiyor. Ebdo Doşka, o gün yaşananlara ilişkin şunları anlatıyor: "Ben o zaman nöbetçiydim. Sukul Hal bölgesinde telsiz üzerinde sınırın diğer tarafında bir hareketliliğin olduğunu söylediler. Ben kendim de bir aracın Türkiye topraklarından Kobanê'ye geçtiğini ve patlama olduğunu gördüm. Sonrasında da bir çete grubu sınır kapısına dağılmaya/mevzilenmeye başladı. Bir çete grubu da buğday silosuna yerleşti. Şiddetli çatışmalar başladı. Bizler Türkiye tarafından DAİŞ'in bir saldırısı olabileceğini tahmin etmiyorduk."
İBRAHİM ASLAN / ERSİN ÇAKSU/DİHA/KOBANÊ