Öz yönetimler özellikle öz savunma üzerinden genişliyor. İhtiyacın örgütlenmesinden hareketle yaşama geçmesi ve en acil ihtiyacın özsavunma olması bunu öne çıkarıyor ama bu durum içinde bir tehlikeyi de barındırıyor. Bu öz yönetimin sadece öz savunma ve toplantılardan ibaret ve daha çok idari bir işlevine sınırlı -kavgada söylenmez- mahcup bir devlet yönetimi gibi algılanmasına neden olabiliyor. Öz yönetim, yani radikal katılımcı demokrasi, yıllardır içinde yaşadığımız "karikatür demokrasi"nin içinde yaşadıklarımızdan ve kapitalizmin karnında yeni bir şey yaratmanın güçlüklerini de içinde taşıdığından, her an sadece kelimeden ve bir süre için öz savunmadan ibaret kalabilir. 

Bu yüzden ilk olarak öz yönetimin toplumsallaştırılması zorunludur. Toplumsallaştırılma, ancak ihtiyaç üzerinden radikal bir örgütlenme ile mümkün olabilir. Yoksulların gerçek örgütlenmesi ideoloji üzerinden değil, ihtiyaç üzerinden olabilir. Bu, ihtiyaçların üzerinden örgütlenmek, öz yönetimin halka kelimelerin ötesinde yaygınlaşmasını, kararlara ve daha da önemlisi pratiğe doğrudan katılmayı, radikal demokrasinin temel unsuru olacak biçimde kararı ve sorumluluğu paylaşmayı, yani toplumsallaştırılmayı doğurur.

Bütün öz yönetimlerde, özsavunmayı bir tarafa koyarsak, halkın temel ihtiyacı barınma hakkı, yani ev ihtiyacıdır. İlk başta belki inanılmaz gelecektir ama bana göre öz yönetimler ilk olarak, kent topraklarını demokratikleştirerek halka dağıtmalı, kolektifler ve kooperatifler biçiminde örgütlenerek kendi evlerini inşa etmeyi örgütlemelidir. Aman kooperatif deyince yapı müteahhitlerinin ağzı sulanmasın! Bu yapılar radikal inşaat tekellerine ihtiyaç olmadan, birlikte ve ekolojik evlerin inşasıdır.

Bu sadece ihtiyaçların çözümlenmesine ilişkin pratik bir karar değil, Toprak Reformu gibi bir Kent Reformu'dur. Doğrudan siyasal bir karardır. Sadece öz yönetim bölgelerinde değil, ülkenin diğer bölgelerinde, dünyada barınma hakkı için mücadele edenlerle doğrudan bir bağ inşa edecektir. Pratik olarak temel bir ihtiyacın çözülmesinden öte, devrimin, komünün değiştirme gücünü gösterecektir.

Hele bu, bütün öz yönetimlerde cinsiyet özgürlükçü paradigma ile hareket edildiğinde, bütün ülkede en fazla evsiz olan kadınlara dağıtılmaya başladığında, seyredin siz şenliği...

Sadece zenginlerin, erkeklerin mi olacak? Öz yönetimler Kent topraklarını demokratikleştirmeye, Kent Toprakları kadınlara...