Geçtiğimiz Cumartesi günü toplanan HDK Genel Kurulu öncesi düzenledikleri kadın toplantısında önemli kararlar alan HDK’li kadınlar, yeni bir mücadele dönemi başlattı. Katliamlarına karşı geliştirilen öz yönetim direnişini esas almayı da kararlaştıran HDK’li kadınlar, bunu Türkiye’nin batısı ve dünya kadınlarına anlatmak için de çalışma programı belirledi. 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 6. Genel Kurulu’nda yeni dönem Eş Sözcülüğü’ne seçilen Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadınlara ilişkin aldıkları bu kararları ve yürütecekleri yeni mücadele sürecini DİHA’ya anlattı.
Kürdistan’daki savaş süreci ve kadınların bu sürece nasıl cevap verebileceğini tartıştıklarını belirten Koçyiğit, devletin imha operasyonlarının Kürdistan ile sınırlı kalmadığını vurgulayarak,  savaş ile birlikte kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve öldürme vakalarının da ciddi şekilde arttığını kaydetti. 




Kadın konferansı düzenlenecek 


Kadın toplantısında bütün bu süreci değerlendirmek üzere en yakın zamanda bir kadın konferansı yapma kararı aldıklarını söyleyen Koçyiğit, kadın örgütleriyle de ortak bir mücadeleyi örgütleyip, dayanışma ağı oluşturacaklarını söyledi. Koçyiğit, merkezi düzeyde örgütlenen HDK Kadın Meclisi’nin alt komisyonlarını ve birimlerini kuracaklarını, bu meclis çalışmalarının da öz yönetim, ekoloji, anayasa gibi bir birçok konu başlığında çalışma yürüteceğini de ekledi.  




‘Örgütlenmeyi büyüteceğiz’


HDK’nin yeni bir döneme girdiğini vurgulayan Koçyiğit, şöyle devam etti: ‘’Mevcut iktidarın ve onun bütün kurumlarının kadınlara yönelik cinsiyetçi söylemleri en üst seviyede kendisini gösteriyor. Bunların her biri aslında bizim yaşam alanlarımızı yaşam hakkımızı gasp ediyor. Bunlara karşı daha örgütlü olmalıyız. Bir yerde saldırı ve savaş varsa buna karşı koymanın tek ve en önemli aracı örgütlenmekten geçiyor. HDK’li kadınlar olarak daha örgütlü bir şekilde mücadelemizi yükselteceğiz.” 

Koçyiğit, Kürdistan’daki öz yönetim direnişinin Egeli bir kadının direnişinden çok farklı olmadığını da vurgulayarak, bunu  “Cizre’de barikatların arkasında direnen kadınlar ile zeytin ağacının kesilmesine izin vermeyen hava annenin direnişi birdir. Ve aslında bu bir öz yönetim direnişidir. Kadınların verdiği mücadele bir bütün olarak özyönetim direnişidir” sözleriyle ifade etti.




Öz yönetim anlatılacak


Öz yönetim direnişi iktidar ve medyası tarafından barikat, hendek ve şiddete sıkıştırılmak istenildiğini belirten Koçyiğit, şunları kaydetti: “Aldığımız en önemli kararlardan biri de bütün bu öz yönetim sürecinin neye tekabül ettiğini topluma anlatmak olacak. Bunu da  seminer konferans, çalıştay ve atölyeler yaparak batılı kadınlara anlatacağız. Bu kararlar en kısa zamanda hayata geçireceğiz. Öz yönetim meselesini bir bölünme ile ilişkilendirenlere bunun böyle olmadığını, bunun bütünleşmenin aslında yan yana durmanın bir yolu olduğunu anlatacağız.” 




‘Umut başarıya ulaştırılmalı’


Temel hedeflerinin öz yönetim direnişinde yer alan kadınların mücadelesini taşımak ve büyütmek olduğunu söyleyen Koçyiğit ekledi: ‘’Bugün Kürt kadınları sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya umut olmuş bir direnişi ortaya koydular. Evet, kayıplar ve acılar çok büyük ama her bir kadın için yeni bir yaşam, yeni bir umut yeşeriyor. Bunu görmek, bu umuda sarılmak, büyütmek ve başarıya ulaştırmak gerekiyor.” 



 DİHA/ANKARA