“Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak” suçlamasında bulunulan 54 kişi hakkında büyük çoğunlukla ‘müebbet hapis’ istemiyle açılan davanın ilk duruşması, geçtiğimiz hafta mahkeme salonuna dönüştürülen kentteki bir kültür merkezinde görülmeye başlandı. 

Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Êlih Şube Eşbaşkanı Mesut Aydın, Êlih’te görülen ve 54 kişinin yargılandığı davada yargılananların özyönetim direnişlerini güçlü bir şekilde sahiplendiğini belirtti.

Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Osman Bozkurtaca ise halkın özyönetim talebini, mahkemede de sürdüğünü dile getirdi. 

İHD Êlih Şube Başkanı Mehmet Bağatır ise “Öz yönetimin üstü cinayet ve cezalarla örtülemez. Ancak terörize edilir. 

Kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olmak isterken, hakim karşısına çıkarılıp, cezaevi ile tehdit edilen bu 54 kişiden biri, 12 Eylül döneminde de cezaevine konulmuş 67 yaşındaki Osman Akdağ. 12 Eylül döneminde ve sonrasında, siyasi nedenlerle 17 yıla yakın süre Türkiye ve Kürdistan’daki birçok cezaevine konulan Akdağ, bugün yine ‘sanık’ sandalyesinde oturtulmuş.


Ağdağ’ın duygulandıran savunması

Akdağ, yargılandığı dava duruşmasında yaptığı savunmasında ise şunları söyledi: “Bu yargılama bana çok ilginç geliyor. Müebbetle yargılanıyoruz. Olsun, 5 hapse girdik, 1 kez daha gireriz. 12 Eylül faşizmi benden gözümü aldı. Bu sefer de öz yönetim için gerekirse sırt üstü hapisten çıkarız.” 

Salonda bulunan herkesi duygulandıran bu sözleri sarf eden Akdağ, özellikle 12 Eylül faşizminde Kürt olduklarını bilmelerinin dışında tarihleri konusunda çok fazla şey bilmediklerini, ancak o gün ‘devleti bölmek’ ile suçlandıkları gibi bugün de aynı suçlamayla yargılandıklarını ifade etti.


‘Öz yönetimi yürürlüğe sokacağız’

Özyönetimin demokratik bir talep olduğunu vurgulayan Akdağ, “Kürdistan halkları olarak artık kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Öz yönetimin kabul edilmesi için de ne bedel verilmesi gerekiyorsa vereceğiz” diye konuştu. 


Başkanlık sistemi niye serbest?

Davanın sanıklarından biri olan DBP Êlih İl Yöneticisi Hamit Can da kendileri hakkında ceza talebinde bulunulurken, ‘Başkanlık Sistemi’ni savunan Erdoğan ile hilafet/şeriat talebinde bulunan kimi güruhlara ise dokunulmadığına işaret etti. Can, “İnkar, imha, işgal ve soykırım saldırılarına karşı öz yönetimi seçtik. Bunu bugün mahkemelerde de savunuyoruz” dedi. 

Kürt siyasetçi Nemci Dilmac ise kendilerini demir parmaklıklar ile tehdit eden AKP hükümetine Mısır, Libya, Tunus ve Suriye’de halkların taleplerine karşı çıkanların sonunu hatırlattı. Öz yönetimden vazgeçmeyip sonuna kadar savunacaklarını söyleyen Dilmaç, “Kürt halkın direnişi karşısında hiçbir iktidar ve egemenlik duramamaktır. Öz yönetim bugün Kürdistan özelinde başlasa da yarın tüm Ortadoğu’da hayat bulacaktır” dedi


ENGİN EREN/DİHA/BATMAN