Dersim Belediye Eşbaşkanı Nurhayat Altun ise kadının eski pozisyonunu almasıyla öz yönetimin inşa edileceğini ifade etti. 

Öz yönetimin halkın yönetime katılma imkanı olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak, yönetimin, siyasetin, yerel yönetimlerin artık belli güç odaklarının elinden alınıp, doğrudan halk tarafından yürütülmesi olduğunu söyledi. Siyaset ve mevcut yerel yönetimlerden en çok dışlanan kesimin kadınlar oluğuna işaret eden Kışanak, öz yönetimin kadınlar için daha önemli olduğunu ifade etti. 

DBP ve siyasi geleneğinin kadınların siyasete ve yönetime katılmaları için yoğun mücadele verdiğine dikkat çeken Kışanak, "Eşbaşkanlık sistemiyle kadınlar yerel yönetimlerde belli bir temsiliyet gücüne kavuştu" dedi. 


'Kadınların örgütlenmesidir'

Salt eşbaşkanlık sitemi ile kadınların tamamının yönetime katılmalarının mümkün olmayacağının altını çizen Kışanak,  öz yönetimin önemine dikkat çekti: "Bu da kadınların örgütlenmesidir. Meclisleri, kooperatifleriyle örgütlü bir kadın gücünün yerel yönetimlerin işleyişlerine, planlama, karar verme ve bütçe oluşturma süreçlerine katılmaları, sözlerini söylemeleri, taleplerini ifade etmeleridir."

Kışanak, kente kadın bakış açısını yansıtmak ve kadınların taleplerini karşılamak için örgütlü kadın yapılarıyla ilişki kurduklarını dile getirdi. 


Güçlendirilmesi lazım

Öz yönetimin güçlenmesi için bunun arttırılması gerektiğini aktaran Kışanak, "Adım adım bunu inşa ediyoruz. Daha da güçlenerek inşa edilmesi lazım, yerel ve öz yönetim demek, toplumun yarısını da temsil eden kadınların da geleceği kurma çalışmaları içerisinde etkin olmasıdır. Çünkü biz yönetimi bir iktidar alanı olarak değil, bir gelecek kurma çalışmasının mekanizması olarak görüyoruz. Yani yarın ne olacağız, yarın Diyarbakır ne olacak, diğer gün, on yıl sonra, elli yıl sonra ne olacak, bu kente yaşayan insanların ihtiyaçları nasıl karşılanacak?" şeklinde konuştu. 


Toplumun yönetme isteği

Öz yönetimin toplumun kendini yönetme isteği olduğuna işaret eden Dersim Belediye Eşbaşkanı Nurhayat Altun da yeniden bir şekillenmeye gidildiğini; kadının da bunun içerisinde olması gerektiğini belirtti. 

İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinde kadının üretimdeki ve toplumdaki rolünün büyük olduğuna işaret eden Altun, "Fakat eril zihniyetin öne çıkmasıyla beraber kadının bütün gücü geri plana çekildi. Toplumların geriye gittiğini görebiliyoruz. Çünkü kadın baş aktördür" dedi

Öz yönetimde kadının rolünün çok önemli olduğuna ve "nasıl bir yaşam" sorusuna verilecek cevabın ve pratikleştirilmesinin kadın üzerinden inşa edileceğine dikkat çeken Altun, yılardır yürütülen mücadelenin en büyük yükünü kadınların çektiğini ve sürecin başrolü olduğunu ifade etti. Altun şunları ifade etti: "Üretim ve sosyal yapılar içerisinde, kamusal alanda, en ufacık kılcal damarlara kadarr kadının içinde olduğu yerlerde eşitliğin, adaletin, barışın, özverinin olduğunu söyleyebiliriz. Bütün bunların toplamı da zaten öz yönetimle bağdaştırılır. Eğer biz bütün bunları bu bilinçle, kadın bakış açısıyla, kadın bilinciyle hayata geçirirsek, zaten öz yönetimi inşa etmiş oluruz. İşte o açıdan kadının buradaki rolü çok önemli."


DİCLE MÜFTÜOÐLU/ÖZGÜR PAKSOY/DİHA/AMED