Kışanak, Siyaset Akademisi ve Siyaset Okulları'nın da partilerinin kurumu olduğunu, bu konuda gerekli belgeleri de Yargıtay Başsavcılığı'na gönderdiklerini belirtti. Kışanak, "KCK operasyonları" haberlerine de "Hiç bu kadar pervasız ve alçakça bir saldırı ile karşı karşıya kalmamıştık" sözleriyle sert tepki gösterdi. HPG'lilerin cenazelerinin parçalanmasının ve kimyasal silah kullanılmasının insanlık suçu ve vahşet olduğunu belirten Kışanak, "Yaşanan insanlık suçu ve saygısızlığın hesabını sormak insanlık görevimizdir" dedi.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, dün partisinin Meclis Grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Konuşmasına başında Gültan Kışanak, Van depreminin "büyük bir yıkım ve felaket" olduğunu belirterek, dayanışma ve kardeşlik duygusu içerisinde herkesi göreve çağırdı. Depremzedelerin bundan sonra eksi 20 derecede çadırlarda barınamayacağını dile getiren Kışanak, depremzedelerin ısınabilecek prefabrik ya da geçici konutların acilen yapılmasını; yardım yapanlara "geçici konut konusunda" seferber olmasını istedi. Kışanak, ayrıca AB'nin 6 bin kişiye geçici konut taahhüdünde bulunduğunu ve bunun sevindirici olduğu bilgisini verdi.
Gültan Kışanak, KCK operasyonlarına her geçen gün yeni dalgalar eklenmesine tepki göstererek, aralarında akademisyen Büşra Esranlı, yayıncı Ragıp Zarakolu, MYK üyeleri Mustafa Avcı'nın da bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklanmasını "Bu siyasi bir darbedir siyasi bir soykırımdır" diye yorumladı. Kışanak, Ersanlı ve Zarakolu'na verilen destekleri anlamlı bulduğunu belirterek "Kimse bu faşist yaklaşımlara sessiz kalmamalı" çağrısında bulundu. Operasyonların 2009 yerel seçimleri ve 12 Haziran genel seçimlerinden sonra yoğunlaştığına işaret eden Kışanak, tarihlerin nedenlerini sorarak, "Çünkü AKP Hükümeti sandıkla almadığı oyu polis zoruyla almak istiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Operasyonun doğrudan hükümet tarafından yönlendirildiğini ve organize edildiğini kaydeden Kışanak, "AKP'ye yakın basınında bu operasyonları haklı çıkarmak için her gün yalan yanlış haberler veriliyor. Bu basın fütursuzlaşmış" dedi.

'KCK değil BDP genelgesi'
Kışanak, Büşra Ersanlı üzerinde çıktığı belirtilen ve 'KCK genelgesi' diye basında yer alan genelgeyi de basına göstererek, "Bu genelge partimiz tarafından 2010 tarihinde gönderilmiştir. Gönderen de partimizin genel başkan yardımcısıdır. Bu kadar yalanın bu kadar iftiranın artık kendilerini de çirkefleştirdiğinin farkında değiller" diye konuştu. Kışanak, "Utanmadan bir de devlet gibi sayı numarası verildiğini yazıyorlar" diye tepki göstererek, "Polis saldırısında öldürülen iki gencin siyaset akademisine isimlerinin verilmesinin terörist diye tanımlanıyor. Ey AKP, utanmayacaksın hem bu gençleri öldürenleri yargılamayacaksın hem de bunları terörist ilan edeceksin. Böylesine bir özel savaş ile karşı karşıyayız. Bu kadar pervasız, bu kadar alçakça saldırılar yapılıyor" dedi.

'Paralel devlet BDP mi?'
BDP olarak yerel yönetimler kurma kararı aldıklarını ve bunu defalarca kamuoyuna sunduklarını dile getiren Kışanak, şimdiye kadar açtıkları 12 siyaset okulunda kendilerini ve halkı eğitmeye çalışmaya çalıştıklarını belirtti. Kışanak bu konuda hazırladıkları yönetmenliği 26 Haziran 2010 tarihinde Yargıtay Başsavcılığına sunduklarını, buna rağmen çalışmalarının terörize edilmek istendiğini belirterek, "Bunu yapan ırkçı ve faşist bir yönetimle karşı karşıyayız" dedi. "Paralel devlet BDP midir, yoksa siyaset akademiler midir? BDP'yi kapatmak mı istiyorsunuz? Neden örgütlü bir toplumdan korkuyorsunuz?" diye soran Kışanak, bu yöntemlerle baş etmenin yolunun örgütlü ve bilinçli bir toplum yaratmak olduğunu söyledi. "90'lı yıllarda yaşadığımız zulmün büyük bölümünü bugün de yaşıyoruz. Amaçları aynı, yöntemleri biraz farklı. O zaman insanlarımız köylerdeydi, köyleri yaktılar bugün de şehirdekileri tutukluyorlar. Kent meclislerimizi deklare etmedik mi, bunlar üzerinden eylem örgütlemiyor muyuz?" dedi.

Sonunuz Çiller'inki gibi olacak

Kürdistan'da AKP ve BDP dışında siyasi parti kalmadığını hatırlatan Kışanak, "Şimdi BDP'nin kapısına kilit vurarak herkesi AKP'li mi yapmak mı istiyorsunuz? Dün öldürerek yapamadığınızı bugün tutuklayarak mı yapacaksınız? Bu kadar zulüm görmüş bu halka cezaevi kapılarını göstererek, sonuç alacağınızı mı düşünüyorsunuz? AKP ve şürekâsına sesleniyoruz; 90'lı yıllarda bu halkı katledenlerin sonu ne olduysa bugün bize bunu dayatanların da sonu bu olacaktır" uyarısında bulundu
Kışanak, tutuklayarak herkesi AKP'li yapacakları sananların yanılacağını kısa sürede görüleceğini söyledi.

'Bu vahşetin hesabını soracağız'
Kışanak, Çukurca'da hayatını yitiren HPG'lilerin cenazelerine yönelik uygulamaları da sert dille eleştirerek, Başbakan Erdoğan'ın eleştirilerine cevap verdi. Ailelerin evlatlarının cenazelerini tanıyamadığına dikkat çeken Kışanak, "Büyük bir vahşet yaşanmış, bir insanlık suçu yaşanmış, ortada bir saygısızlık var. Bunun hesabını sormayacak mıyız? İnsanlığımızı mı yitirdik, Yitirmedik Başbakan! İnsanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.

Başbakan'a ölümlerin nedenini soran ve "ölenlerin yaşlarına bak" diyen Kışanak, 19-20-23 yaşlarındaki gencecik erkeklerin ve kadınların son birkaç yıl içinde dağın yolunu tutuğunu hatırlatarak, hükümete de intikam yeminleri etmek yerine, "İnsanlığı olan bu ölümleri nasıl durdururuz desin" çağrısında bulundu.

ANKARA