ERKAN GÜLBAHÇE / BRÜKSEL

Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistemin bölgede yaşayan halklar tarafından çok ağır bedeller verilerek kurulduğunu hatırlatan Süryani Birlik Partisi’nden Nazire Gewriye, "Tehdit içeren her saldırıya karşı bu yönetimi savunmak gibi bir görevimiz var" dedi.

Süryani Birlik Partisi’nden Gewriye, Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik Türk işgal saldırılarının oluşturduğu tehlike ve Asuri-Süryanilerin durumuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Suriye’de yaşayan Asuri-Süryanilerin büyük bölümünün, 1915’teki soykırım sırasında Kuzey-Doğu Suriye’ye göç ettiğini hatırlatan Gewriye, "Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte Asuri Süryaniler de katledilme korkusu başladı ama DAİŞ ortaya çıkınca bu korku zirve yaptı. Bu tedirginlik nedeniyle birçoğu evlerini terk etmek zorunda kaldı. Daha sonra QSD’nin kurulmasıyla Kuzey-Doğu Suriye’de inşa edilen demokratik sistemde diğer halklar gibi Asuri-Süryaniler de yer aldı. QSD sayesinde kendilerini güvende hissetmeye başladılar" dedi.

Yeni katliamlar, yeni acılar

Türk devletinin, Kuzey-Doğu Suriye’yi tehdit etmesi ve belli yerleri işgal altına almasının, Asuri Süryani ve diğer Hristiyan azınlıkları oldukça etkilediğini kaydeden Gewriye, şunları söyledi: "Özellikle Til Temir ve Habur’a saldırması yeniden katledilme ve göç korkusu yaratıyor. Yapılan anlaşmaya göre Türkiye’ye belli bölgelerde 30 kilometreye kadar girmesine izin verildi, ancak Türkiye bu anlaşmayı da ihlal ederek 30 kilometreden fazla bir derinliğe indi. Özellikle Til Temir ve Habur’a girmesi bizi çok derinden tedirgin ediyor. Çünkü Til Temir ve Habur, Süryani halkının merkezi konumunda. Burada Asuri-Süryanilerin 36 köyü var. Türkiye’nin bölgeye gelmesi, yeni katliamlar ve acıların yaşanmasına neden oluyor."

Rejimin eski tarzı olmaz

Suriye rejimi güçlerinin tekrardan bölgeye gelmesinin askeri bir anlaşma çerçevesinde ve sınırları korumak amaçlı olduğunu belirten Gewriye, rejim güçlerinin bölgeye gelip sınırları koruma görevine işaret etti. Bunu sonuna kadar desteklediklerini kaydeden Gewriye, "Fakat eski hakimiyetini ve yönetim erkini sağlama gayretini kabul etmeyiz. Geçmişte yaşadığımız acıları tekrardan yaşamak istemiyoruz" dedi.

Hep birlikte savunacağız

Kuzey-Doğu Suriye’de kurulan demokratik sistem için bölgede yaşayan tüm halkların çok bedeller verdiğini vurgulayan Gewriye, şunları ifade etti: "Özerk Yönetim’in kurulması için herkes bedel ödediyse korunması ve gelişmesi için de herkesin büyük bir çaba içerisinde olması gerekir. Kuzey-Doğu Suriye, sadece Kürtlerin ya da başka bir halkın toprakları değil, bölgede yaşayan tüm halkların vatanı. Bundan dolayı da sadece Kürtlerin veya başka bir halkın bu toprakları korumasını beklemek yanlış olur. Kuzey -Doğu Suriye’de kurulan sistem, Suriye’nin tamamına uyarlanırsa Suriye’ye kalıcı barış gelecektir. Bu model Ortadoğu’nun tamamı içindir. Tekrardan şunu vurgulamak istiyorum; bölgedeki tüm halklar için büyük umut olan Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi her kesimden insanların verdiği bedeller sonucu oluşturuldu. Bu nedenle tehdit içeren her saldırıya karşı bu yönetimi savunmak gibi bir görevimiz var. Bu sorumluluk burada yaşayan her bireye aittir. Bu topraklarda yaşayan her grubun ve her bireyin bu bilinç ile hareket edeceğine inanıyorum."