Türk uçakları Şengal ve Rojava’ya saldırdı. Şengal’de bir genç katledildi. Rojava’da YPG-YPJ karargahında 20 savaşçı şehit düştü. Bu saldırı, ABD ve Rusya’nın kontrolündeki hava sahasında yapıldı. ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri isteseydi bu saldırıyı engelleyebilirlerdi. Eğer engellenmediyse bir amaç vardır. Türk devleti ABD, Rusya ve KDP’ye haber verildiğini söylemektedir. Irak’a ise haber verilmemiştir. Bu saldırı, birçok siyasal analiz yapmaya imkan vermektedir. Bu saldırı birçok gerçekliği ortaya çıkarmıştır. 

Bu saldırının gerçekleşmesi, bir halkın her şeyden önce öz gücüne güvenmesi gerektiğini göstermiştir. Kuzey Suriye’de koalisyon güçlerinin Rakka’da IŞİD’e karşı birlikte savaştıkları YPG karargahına yönelik saldırıya göz yummaları çok ahlaksızca ve çirkince bir politikadır. YPG savaşçılarının katledilmesi üzerinden politika yapılması Ortadoğu’da savaşan tüm güçlerin ne düzeyde çirkin politika izlediğini gözler önüne sermiştir. Koalisyon güçlerinin başını çeken ABD bu saldırıya neden izin vermiştir? Bunu en fazla da Rojava ve Şengal halkı sorgulamalıdır. 

Kuşkusuz siyasal mücadele verenler diplomasi de yaparlar, ittifak da kurarlar, başka siyasi güçlerle ortak mücadele de verebilirler. Ancak bu ilişki ve ortak mücadele öz güce dayanmazsa olumsuz sonuçlar doğurur. Bu açıdan Rojava’ya ve Şengal’e saldırı önemli bir ders niteliğindedir. Türk devleti her gün Rojava Devrimi ve Şengal’i hedef gösterirken, YPG karargahı Karaçox’ta tedbir alınmaması, öz gücü esas alma konusunda bir aşınma olduğunu ortaya koyuyor. Herhalde ABD hava saldırısına izin vermez gibi bir gaflet içine girilmiştir. Bu gaflete, Ortadoğu gerçeğini, Ortadoğu’daki politika gerçeğini ve bu gerçeklik içinde Kürtlerin özgürlük mücadelesini anlamama sonucu düşülmüştür. 

Ancak bu gaflet bir yönüyle hayırlı sonuçlar verebilir. Kürtler öz güce güvenme zihniyetini, anlayışını ve pratiğini bir daha hatırlamalıdırlar. Kürt Halk Önderinin Kürt halkına ve Özgürlük Hareketi’ne kazandırdığı en önemli değerlerden biri, öz güce güvenmenin esas alınmasıdır. Kürt gerçeğinde öz gücüne güvenmeyenler her zaman hayal kırıklığına uğrarlar. 1975 Güney yenilgisi buna en çarpıcı örnektir. Öz güce güvenildiğinde ise Kürtler her zaman kazanabilirler. Nitekim öz gücüne güvenen Kürt Özgürlük Hareketi 45 yıldır tüm saldırıları püskürterek hep kazanmaktadır. 

Öz gücüne güvenmesi gereken halklardan biri de Êzîdîlerdir. Êzîdîler, konumları gereği mutlaka ittifaklar kurmalıdırlar. Yine Birleşmiş Milletler, çeşitli uluslararası kurumlardan Êzîdîxan’ın özerkliği için duyarlılık ve destek isteyebilirler. Ancak öz güce güvenilmezse, kendini örgütlü kılmazsa, öz savunmasını oluşturmazsa özgür ve demokratik yaşam kazanılamaz. Öz güce güvenmeden başka çalışmaların, ilişkilerin hiçbir anlamı olmaz. 

Êzîdîler güçlüye sığınarak, güçlüden bekleyerek özgür ve demokratik yaşama kavuşamazlar. Hatta varlıklarını bile koruyamazlar. 2014 3 Ağustos öncesi Şengal’de KDP vardı. Kendisini de güçlü gösteriyordu. PKK “Şengal’i birlikte savunalım dediğinde, “gerek yok, biz savunuruz” denilmiş, ama DAİŞ saldırdığında Êzîdîleri soykırımcılarla karşı karşıya bırakmıştır. KDP’nin tutumu nedeniyle Êzîdîler 74. Fermana uğramışlardır. Bu fermandan sonra bile, hala öz güçlerine güvenmemeleri, sanki ferman yaşanmamış gibi KDP ile ilişkilenmeleri, yaşanan fermandan hiç ders çıkarmadıklarını gösterir. 74. Fermandan sonra öz güçlerine güvenmeleri, kendilerini örgütlü kılmaları gerekirken hala bazı Êzîdî çevrelerinin KDP’ye dayanmak istemeleri tarihi bir gaflettir. Bu gaflet Êzîdîlere 75. Fermanı da, 76. Fermanı da yaşatır. 

Êzîdîler dünyanın en mazlum halkıdır. Ama KDP’nin bilgisi ve onayı dahilinde Şengal bombalanmıştır. Êzîdîlerin öz savunma gücüne büyük darbe vurulmak istenmiştir. Bunun bir anlamı olmayacak mı? KDP’ye karşı tutumda daha fazla netleşme sağlanmayacak mı? Öz güce güvenme bilinci daha fazla gelişmeyecek mi? Hala bazılarının öz gücüne değil de KDP’ye dayanmaları, Êzîdîlere dayanmaları büyük bir zafiyet anlamına gelir. KDP, uçak saldırıları için Êzîdîleri soykırımdan kurtaran PKK’yi gerekçe gösterdi. PKK direnmeyip de DAİŞ Şengal’e hakim olsaydı Türk devleti tabii ki Şengal’e saldırmazdı. 

PKK’nin tek bir suçu var, o da Êzîdîlere öz gücünüze güvenin, meclisinizi, öz savunmanızı oluşturun ve kendi kendinizi yönetin demesidir. PKK böyle dediği için ve Êzîdîlerin öz gücüne güvenip meclislerini ve öz savunmalarını oluşturmalarını sağladığı için saldırı yapılmıştır. Êzîdîler bu gerçeği görmezlerse kafalarını kuma gömmüş olurlar. 74. Fermandan ders çıkarmamış olurlar. 74. Fermana ses çıkarmayanlara ve öz gücüne dayanmak istemeyenlere artık ne kadar Êzîdî denir? Êzîdî olmak en başta da kendi gerçeğinin farkına varmaktır. Kürt Halk Önderi kendi gerçeğinin farkında olmayana ne kadar Kürt denilebilir demiştir. Bu soruyu Êzîdîler de kendilerine sormalıdırlar. 

Êzîdîler öz gücüne güvenmeli; Rojava Kürdistan halkı öz gücüne güvenmeli; öz örgütlenmesini oluşturmalı. Esas olarak bunlara dayanmalı. Diğer ilişkiler ise öz gücüne güvenme temelinde anlamlandırılmalı. Yoksa hayal kırıklıkları yaşanır.