acımıyorum zerrece geçmişime de.
yüreğim özgürlük ve huzurun peşinde,
unutmak ve uyumaktır yalnızca istediğim.
Lermontov
Çev: Kayhan Yükseler
Kendimi hep iyi biri olarak gördüm. Bunu sadece ben mi gördüm, herkes de öyle mi görüyordu, artık anlamakta güçlük çekiyorum. Nereye el attıysam orası yandı. Kime sığındıysam o küstü. Kimi bağrıma bastıysam acı bir bumerang olarak bana döndü. Ben hep gönlümü açtım, gönlüme gözler ilave ettim, o gözlerden kendime aydınlık yollar oluşturdum. Yollar uzun olsun istedim, gide gide bitmesin istedim. Ama ne yol uzadı ne yolcu uzattı. Birlikte yola çıktığım bütün yolcular en keskin virajda bir başıma koydular beni. Hata yapma payını herkese verdim, en çok hatayı kendim yaptım. İnanmaktı ilki. Sığınmaktı ikincisi. Düş kırıklığıydı üçüncüsü.
Göğsümde yaşlar çoğalttım sürekli, gözümde pınarlar kuruttum. Kan olup ciğerime aktım, ateş olup kalbimi yaktım. Hep kendimi vurdum, hep kendime avcı oldum. Sabrı öğrendim, sabrımı terbiye edemedim. Sabrı terbiye ettim, sözleri zapt edemedim. Sözleri yakaladım, ceylanlar kaçtı. Ceylanların peşinden çöllere koştum. Elimi toprağa vurdum, elim kurudu, yürek bahçem soldu, içim dışım çöl oldu.
Kendimden kaçar, herkesten korkar oldum. Kendime ettiğim kötülüğü sadece ben duydum. Bütün seslerden kaçtım, düşlerden kaçamadım. Bütün renkleri sildim, beyaza dokunamadım. Yüzüme küstüm, bedenime küstüm, elbiselerime küstüm, soğudum. Kayboldum yılların içinde, kendim olmaktan çıktım. Bana baht açıklığı dileyenler, bahtımı hangi köşede kapatmışlardı anlayamadım.
Her şeyden vazgeçtim, şiirleri öldürdüm, kitapları kapattım, pencereleri boyadım, kalbimi zincirlere vurdum. Esareti yoldaşım eyledim. Nasıl bir içe kapanıştır bu, nasıl bir yenilgi. Uykularım da bana zehir artık. Bütün yönler üzerime zehirli ok gibi yağıyor. Kuzey kalbimi deldi, doğu aklıma saldırdı, batı sadece yüreğimi çizdi, güney arkamdan vurdu. Yeni yönler çizdim etrafıma, bütün yönler yeniden silkeledi beni. Bakacağım, döneceğim bir yönüm kalmadı. Dokunacağım bir yönüm yok artık. Bütün kötülükler kıble bana.
Yalnız olmadığını sanan bir yalnızım ben. Sürekli kendimi kandırdım, sürekli inandım. Hiç konuşmadım, suflörlere şans verdim. Onların söyledikleri sözlerim oldu. Zehrin bu türlüsünü de içtim. İçtikçe içe döndüm, içtikçe içe yollandım. İçime yol çizdim, yolu içimde yürüdüm. En zor yürüyüş içimde idi. Yol dolambaçlı ve uzundu, yol yangın yeriydi, yol yoktu. Yolu yaratan, yola düşen, yoldan çıkan yine bendim. Çocuk oldum, çocuk olmaya devam ettim, çocuk olmakta direttim. Sonuç mu: azar işittim, üzerime geldiler, beni parça parça ettiler.
Şair değilim artık, sözle oynayamıyorum. Söz benimle oynuyor. Kaçtığım ne varsa beni yakalıyor. İyi bir koşucu olamadım, maskelerim şeffaf, yüzümü gizleyemiyor. Artık geri dönüşü olmayan bir labirentte sadece kendimle yarışıyor, kendimi kovalıyor, kendimi yargılıyorum. Kimsenin yakasına yapışacak kudretim yok. Kendi yakama yapışmış, hesabı kendime soruyorum. Ey vicdan! Ey yaralarımı kanatan vicdan! Ey kanımı bana içiren vicdan... Seni de bırakıyorum ve sadece kanımı içmeye yoğunlaşıyorum.
Gözlerim önümden başka tarafa dönmüyor artık. Sınırlı bir alanda sınır oluşturmuş. Sırrın sınırını önüme koymuş, ‘sen busun’ diyor. Oysa sırrın erdeminde kaybolduğum zamanlar, sınırsız bir dünyada, sonsuz bir zamanla meşk ediyorum. Avucumda zerreciklerin duruluğu ve ahengi, göğsümde gökkuşağının renkleri buluşuyordu. Sadece tuttuğum bir saç teli yatağım oluyordu. İman ettiğim bir yüz gizliyordu sancılarımı.
Yalan kadar çoğalıyorum. Kendi halinde yaşayan biri iken, yalan kadar uzuyorum artık. Nefsim de terbiye etmiyor beni. Hakkını helal eden bir taş bile bulamıyorum. Mülteci olduğum çiçeğin durduğu yer kayıp. Kulaklarım gaipten sesler duyuyor, boşuna duyuyor. Hak etmediğim tonlarca ağırlıkta ses kulaklarımı sağır ediyor. Bilmek yara almakmış. Bilmek kurşuni bir havada bir başına kalmakmış.
Umut diye sarıldığım, üzerine titrediğim ne varsa, avare bir rüzgarın önüne düşüp, hızla kayboldular. Bu kadar çabuk ve bu kadar hızlı. Gökyüzünün maviliği sisle karışmış, beynimdeki huzursuzluğa ortak oluyor. Sığınmak istediğim limanların yerlerinde yeller esiyor. Artık yorgunluğumun seyrindeyim. Kaderimi onun ellerine bıraktım. Neyi düşünsem, neyi yorumlasam, parçalanmış düşlerin izdüşümü olarak karşımdalar. Yanlış anlaşılmaların tahribat gücü yüksek olurmuş. Tahribatı içimde bitirmenin derdi ile soluyorum.
Yalnızlıktan söz ediyorum, büyük yalnızlıktan. Duvarlara kafa atmaktan ve tesadüften. Ürkeklikler, sıkılganlıklar ve coşkular. Her şey aynı anda kesişti ve aynı anda yok oldu. Devinim bitti. Sadece kalbin içinde seyir halindeki anıların izleri kaldı. Görmek istediğim her şeyi gördüm. Yandım, dalgaların ortasına düştüm, üşüdüm. Sabaha başladığım gibi bitmiyor gün ve geceye daldığım gibi başlamıyor.
Ezberleri silmek için çıktığım yolda sadece beddular karşıladı beni. Belki yarın sofranıza hiç uğramam. Belki ölürüm. Belki adımı dahi anmayacaksınız. Belki unutmayıp, yad edeceksiniz. Ne trajik bir durum. Ne içi boş bir değerlendirme. Bunların hiç biri değilim ben. Sadece iyi şeyleri yakalarım diye bu sıfatlarla yürüyorum. Sadece güzelliklere ulaşırım diye koşuyorum. Bir merak da denebilir. Aşkı içimdeki yoğunluktan kurtarma da diyebilirsiniz.
Yolculuk için hazırlık da...
Günlerdir yazıyorum. Günlerdir içime herkes olan herkesi salıyorum. Günlerdir ağlıyorum. Bu kadar kolay mıdır herkes olmak? Bu denli benzer midir sonlar? Bu denli yakıcı mıdır tireyişler? Bütün günahlar benim, yeryüzünün bütün suçlarını üzerime alıyorum. Kıyılarda köşelerde düşenler yoldaşlarım olsun. Yenilenler, evsizler, barksızlar, yurtsuzlar, sevda ateşi ile yananlar benim rehberimdir. Sokak köpeklerini ve kedilerini unutmuyorum. Kötü bildiğiniz her şeyin çilesini çekmeye hazırım.
Çünkü mevsimlerin canlılığı kalmadı üzerimde, güneşin sıcaklığını hissetmiyorum. Yüreğimde kardeş yüreklerin coşkusu yok, kırlarda atılan voltaların izine bile rastlanmıyor. Tüm dillerin konukluğuyla büyüyen koro susmuş. Doğanın gözümü kör eden büyüsü bitmiş, ellerimin uzandığı yüzler kaybolmuş. Sessiz bir ninni ile uyumak istiyorum. Rahat bırakın beni. Sessiz bir ninni ile uyumak istiyorum...