
YPG’li Sinan İdin (Dewran Besta), henüz 16 yaşındaki iken Şırnak’ta düzenlenen operasyonda, gözaltına alındı ve tutuklandı. 16 yaşındayken gönderildiği Midyat ve Batman M Tipi cezaevlerinde bir yıl süreyle tutuklu kaldı. Şartlı tahliye olan İdin, yine polisin psikolojik baskı ve tehditlerinden kurtulamadı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “ya özgür bir yaşam ya da onurlu bir ölüm” sözünü sürekli seslendiren İdin, DAİŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırılarının şiddetlenmesiyle 18 yaşında Kobanê’ye giderek YPG’ye katıldı. Kobanê’de varlık yokluk mücadelesi verirken İdin, 6 gün önce IŞİD çeteleri ile çıkan çatışmada yaşamını yitirdi.
Sinan İdin’in babası Temer İdin, Dewran’ın küçüklüğünden beri etrafına neşe saçan bir genç olduğunu söyledi. Baba İdin, “Siyasi kimliğimizden kaynaklı Türk devletinin şiddetine ve baskılarına maruz kaldık. Bu baskı ve şiddet olayları, Dewran’ın kendi halkı üzerine daha çok düşünmeye sevk etti” dedi. Oğlu İdin’i etkileyen olayları da anlatan baba İdin, “Annem 2012 genel seçimlerinde bölgede BDP’nin seçim kutlamalarına müdahalesi sonucu atılan gaz bombalarından etkilenerek fenalaştı. Batman’da 18 gün süren yoğun bakımın ardından annemin yaşamını yitirmesi üzerine Dewran’ın üzerinde büyük bir etki yarattı. Bu tarihten sonra gençlik eylemlerine katılarak gerillaya olan ilgisi arttı. Henüz 16 yaşındayken tutuklandı ve bir yıl cezaevinde kaldıktan sonra şartlı tahliye olan Dewran, yine polisin psikolojik baskı ve tehditlerinden kurtulamadı” dedi.
‘Dışarıda kendini tutsak gördü’
Baba İdin, Dewran cezaevinden çıktıktan sonra polisler tarafından sürekli tehdit edildiğini ve siyasi faaliyetlerinden vazgeçmediği takdirde öldürülmekle tehdit edildiğini belirterek, şunları söyledi: “Cezaevi çıkışından sonra dışarıda özgür olmadığını ve kendisini tutsak gibi gördüğünü ve babaannesinin devlet tarafından katledildiğini, dedesinin yıllardır sürgünde olduğunu dile getiriyordu. Dewran, Öcalan’ın şu sözünü ‘ya özgür bir yaşam ya da onurlu bir ölüm’ sözünü her zaman dile getiriyordu.”
‘Baskılara karşı YPG’ye katıldı’
Dewran’ın daha 18 yaşındayken YPG saflarına katıldığını dile getiren baba İdin, oğlunun şahadet haberini almadan birkaç gün önce onunla ilgili sürekli rüyalar gördüğünü söyledi. Baba İdin, son rüyasında ise şahadet parmağının kesildiğini ama ne yapıp edip kopan şahadet parmağını birleştiremediğini söyleyerek, rüyanın ertesi günü Dewran’ın şahadet haberini aldığını söyledi. Baba İdin, “Tabi her kayıp insanın yüreğini yakar ancak bir halkın ve bir ülkenin özgürlüğü düşünüldüğünde her zaman umutlu ve mutlu olmamız gerekiyor” diyerek oğlunun cenazesini alma sürecini şu sözlerle ifade etti: “Cenazeyi aldıktan sonra Cizre’de Türk devletinin vahşi yüzünü tekrar gördük. Yüzlerce zırhlı araçla önümüzü kesti ve bizi korkutmaya çalıştı.”
Baba İdin, son olarak Dewran’ın cesaretini ailesinden aldığını, bundan sonra da kendilerinin Dewran’ın cesaretinden güç alacaklarını söyleyerek, onun bayrağını devir alarak son nefeslerine kadar taşıyacakları sözünü verdi.
‘Sinan çok zeki bir çocuktu’
Sinan’ın Küçüklüğünde çok hareketli bir çocuk olduğunu dile getiren anne Remziye İdin, daha önce de birkaç defa gerilla saflarına katılmak istedi ancak yaşı küçük olduğundan kaynaklı geri gönderildiği bilgisini verdi. Sinan çok zeki biri olduğunu ve okuduklarını ve gördüklerini çabuk kavrama yeteneğine sahip olduğunu kaydederek cezaevi sürecinde büyük bir ilerleme kaydetti. Anne İdin, Sinan Kürt halkına yapılan zulme sessiz kalmayarak gerillaya katıldığını ve kendisine gözünün arkada kalmamasını söyleyerek gittiği yerin onurlu bir yaşam ve mücadele alanı olduğunu aktardığını ifade etti.
Arkasında bıraktığı mektup
Sinan İdin yaşamını yitirmeden kısa bir süre önce ailesine gönderdiği mektupta, insanın en büyük şerefinin toprağı, dili ve kültürü olduğunu aktararak, insanların bunlardan uzaklaşması halinde insanın onurundan da uzaklaşacağını ifade ediyor. İdin, annesine, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesini esas alınması halinde onurlu ve huzurlu bir şekilde yürünebileceğini belirtiyor ve bu yolda yürüdüğü için kendisini mutlu ve huzurlu olduğunu ifade ediyor. İdin, annesine hitaben bir şiir yazarak mektubuna son veriyor.
FERZEN ÇATAK/DİHA/ŞIRNEX