Yeni bir 8 Mart’ı yaşıyoruz. Kürt kadınları 2014 yılının “Emekçi Kadınlar Günü”nü kutlamayı 1 Mart’tan itibaren başlatmış bulunuyor. Dört parça Kürdistan’ın tüm kent ve kasabalarında 8 Mart büyük bir coşku içinde kutlanıyor. Dünyanın dört bir yanında Kürt kadınlarının bulunduğu her yerde aynı durum yaşanıyor. Kürdistan Özgür Kadın Hareketi 2014 yılı Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarına öncülük ediyor. Biz de tüm kadınların 2014 Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, özgürlük mücadelesinde başarı dileklerimizi ifade ediyoruz.

Bu yılki 8 Mart kutlamaları üç kampanyayla birlikte yaşanıyor. Birincisi Kürt halkının yürüttüğü “Önder Apo’ya Özgürlük” kampanyasıdır. Bu kampanya Kürt gençleri ve kadınları öncülüğünde yürütülüyor. 15 Şubat uluslararası komplosunun 15. Yıldönümünde “Önderliğimiz serbest bırakılana kadar kesintisiz eylem” şiarıyla başlatılmış bulunuyor. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü kutlamalarında “Öcalan’a Özgürlük” eylemlerinin doruğa çıkacağı anlaşılıyor.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürce yaşayıp çalışacağı bir ortama kavuşabilmesi için yürütülen kampanyaya en fazla Kürt kadınları katılıyor. Çünkü tüm kadınlar kendi özgürlüklerini Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünde görüyorlar. Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği Jineoloji (Kadın bilimi) temelinde özgürlüğe yürüyorlar. Tüm kadınlara gerçek özgürlük yoldaşlığını Önder Abdullah Öcalan yapıyor. Apocu özgürlük çizgisini herkesten çok kadınlar anlıyor ve sahipleniyor.
8 Mart kutlamalarının bütünleştiği ikinci kampanya 30 Mart yerel yönetimler seçimi oluyor. Bu yerel seçimlerin yerel yöneticilerin seçimi ile birlikte adeta bir referandum olarak siyasal gidişi belirleyecek sonuçlar vereceği herkesçe ifade ediliyor. Diğer yandan ilk defa bu yerel seçimlere Kürt kadınları “Eşbaşkanlık sistemi” temelinde katılıyor. Kürdistan’ın tüm kent ve kasabalarında seçimler ardından yerel yönetimlerin yarısının kadınların elinde olacağı açıkça görülüyor. Bütün bunlar Kürt kadınlarını bu yerel seçim çalışmalarına her zamankinden daha fazla ilgi duyar ve katılır kılıyor. Bu temelde seçim meydanları 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü kutlayan kadınlarla doluyor.
1 Mart’tan itibaren başlamış bulunan Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları üçüncü olarak da bizzat kadınların örgütleyip yürütmekte oldukları “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” kampanyasıyla birleşiyor. 8 Mart kutlamalarının bu kampanyaya çok önemli bir ivme kazandıracağı anlaşılıyor. Kürt kadınları kendilerini özgürleştirerek Kürt toplumunu özgür ve demokratik hale getirmeye karar vermiş bulunuyor.
Kürt toplumunun demokratik ulus çizgisinde güçlü bir özgürlük devrimi yaşamakta olduğu biliniyor. Demokratik direniş temelinde bu demokratik ulus inşası gerçekleştiriliyor. İfade edilir ya, bir toplumun özgürlüğü kadının özgürlüğüyle belirlenir. Kürdistan demokratik ulus inşası da özgür kadın öncülüğünde ve kadın özgürlüğü temelinde gerçekleşiyor. Böyle bir özgürlük devrimini başarabilmek için Kürt kadınları fedai çizgisinde büyük bir özgürlük mücadelesi yürütüyor. Bu 8 Mart kutlamalarının söz konusu özgürlük devriminde çok güçlü bir yeni hamleyi geliştireceği açıkça anlaşılıyor.
Özgür Kadın Hareketinin başlattığı son kampanya da böyle bir hamlenin gerçekleştirilmesini ifade ediyor. Çünkü Kürdistan özgürlük devriminin böyle bir hamleye ihtiyacı var. Ortadoğu’daki gelişmeler ve AKP Hükümetinin izlediği çözümsüzlük politikaları Kürt halkını ve Özgürlük Hareketini böyle bir hamle yapmak zorunda bırakıyor. Küresel sermaye sistemi ile AKP oligarşisi arasında yaşanan çatışmalar ve Kürt halkının özgürlük tutkusu da Özgürlük Hareketinin böyle güçlü bir hamle yapabilmesine imkan veriyor.
Böyle bir devrimci hamleye herkesten çok da Özgür Kadın Hareketinin ihtiyacı var. Çünkü kültürel soykırım rejimi her kesimden çok Kürt kadınlarını eziyor. AKP’nin uyguladığı faşist polis terörü herkesten çok kadınları hedefliyor. Gün geçmiyor ki kadına yönelik taciz, tecavüz ve katliam olayı yaşanmasın! İnsan Hakları Derneği’nin açıklamasına göre, 2013 yılında sadece erkek saldırısıyla katledilen kadın sayısı tam 269 imiş! Neredeyse her güne bir kadın katliamı düşüyor. Bunlar da tespit edilebilen sayı oluyor. Kim bilir ne kadar da tespit edilemeyen var. Dahası taciz, tecavüz ve eziyete uğrayan var. Devlet ve başka kurumlar tarafından baskı ve işkence altına alınanlar ise bunların dışında.
Günlük yaşananlara şöyle bir bakmak bile kadınların ne kadar ağır bir baskı ve sömürüye maruz kaldıklarını açıkça görmeye yetiyor. Ailede ikinci sınıf bile sayılmıyor. Erkeğin kadın üzerinde mutlak bir egemenliği söz konusu. Köy, mahalle, aşiret, kabile gibi ortamların hepsi kadın açısından dışlayıcı ve hakimiyet altına alıcı karakterde. Devlet ve iktidar kadın üzerindeki egemenliğe dayanarak kurulmuş. Kapitalist modernite sistemi ise bu egemenliği sürekli yaşanan bir katliama dönüştürmüş.
Bütün bunlar kadının neden bu kadar devrimci olduğunu gösteren hususlardır. Neden her 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününün büyük bir özgürlük devrimi biçiminde kutlandığını anlatmaktadır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Jineoloji düşüncesiyle aydınlanan kadınlar özgürlük istemektedir, toplumsal yaşama kendi kimlikleriyle eşitçe katılmak istemektedir. Baskı, sömürü, eşitsizlik, taciz, tecavüz ve katliamın kesinlikle son bulmasını, özgür ve insanca bir toplumsal yaşamın hakim olmasını istemektedir.
Kürt kadınının bu kadar devrimci olması ve kadın özgürlük mücadelesine öncülük etmesi de anlaşılırdır. Çünkü beş bin yıllık devlet ve iktidar düzeninin yarattığı geleneksel ölçülerin baskısını en çok yaşayan konumundadır. Kürt toplumu üzerindeki kültürel soykırım rejimi nedeniyle kapitalist modernite sisteminin en ağır ve yok edici saldırısına maruz kalmaktadır. Bütün bunlara bir de Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlük çizgisi temelinde bilinçlenmesi eklenince, o zaman Kürt kadınının neden bu kadar devrimci olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Neden kadın hakları için mücadele değil de, toplumu kökünden dönüştürecek kadın özgürlük devrimini geliştirdiği daha iyi görülmektedir. Kürt kadınlarının Önder Abdullah Öcalan önderliğinde yürüttükleri tarihi özgürlük mücadelesi öyle kolay ve bedelsiz olmamıştır. Bu mücadelede Berivan’lardan Sara’lara kadar uzanan binlerce kahraman şehit verilmiştir. Bu niteliğiyle Kürt kadınının yürüttüğü özgürlük devrimi tam bir kahramanlık devrimidir. Beritan, Zilan, Şilan, Viyan, Nuda, Çiçek, Sara, Rojbin ve Ronahi gibi özgür kadın kahramanlarının yarattığı bu direniş çizgisi bugün de kesintisiz olarak sürdürülmektedir.
8 Mart Emekçi Kadınlar Günü Kürdistan’da işte bu temelde kutlanmaktadır. 30 Mart yerel seçimlerine Kürt kadınlarının katılımı böyle bir mücadele temelinde ve bu ruhladır. PAJK ve KJB’nin başlattığı “Özgür kadınla demokratik ulusa” kampanyası böyle bir mücadele ruhuyla yürütülmektedir. Bu temelde “Kadının özgürlüğü Önder Apo’nun özgürlüğüdür” şiarını başarıya ulaştırana kadar bu kutsal mücadeleyi kesintisiz olarak sürdürecekleri kesindir.
Bu temelde Beritan’lar, Zilan’lar, Nuda’lar ve Sara’lar şahsında tüm kadın özgürlük şehitlerini saygı ve minnetle anıyor, tüm kadınların 8 Mart Emekçi kadınlar Gününü bir kez daha kutluyor, özgürlük ve demokratik ulusu inşa mücadelelerinde üstün başarılar diliyoruz!