
Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Demokratik Özerkliğin hayata geçirilmesi konusunda “İnşa Meclisi” işlevine dönüşeceği tarihi 7. Olağan Genel Kongresi, yapıldı. “Demokratik Ulusu ve Özgür Yaşamı İnşa Ediyoruz” şiarıyla gerçekleşen kongreye, Kürdistan’ın dört parçası, Türkiye ve Avrupa’dan çok sayıda konuk katıldı. Katılanlar arasında İran KDP MYK üyesi Muhammed Salih İran’ın bulunduğu bir heyet, Federe Kürdistan’dan YNK, KNK, Goran Hareketi temsilcilerinden oluşan 25 kişilik bir heyet, Rojava’dan Efrîn, Cizîrê ve Kobanê kantonlarından üst düzeyde temsilcilerden oluşan 25 kişilik bir heyet de vardı.
Amed/Kayapınar Belediyesi Spor Kompleksi’nde yapılan kongre için bina çevresinde DTK tarafından güvenlik önlemi alındı. Kongre salonuna Kürtçe ve Türkçe olarak “Özerk Kürdistan şiarıyla ulusal birlik ekseninde buluşuyoruz”, “Kürdistan devrimi gençlik ve kadın devrimidir”, “Demokratik ulusu ve özgür yaşamı inşa ediyoruz”, “Özgür kadınla demokratik ulusa”, “Özgür Önderlik Özgür Kürdistan” pankartları ile yine Ermeni ve Süryanice yazılı pankartlar asıldı.
Salon ise sarı, kırmızı, yeşil, beyaz ve mor renkli şeritlerle süslenirken, üst tarafta balonlarla yıldız yapıldı. Konuşmaların yapılacağı sahnenin üst kısmına Öcalan’ın fotoğrafının sağ ve sol yanına, Seyit Rıza, Şêx Said, Celadet Bedirxan, Alişer, Mela Seyda Timoqi, Sema Yüce, Leyla Qasım, Delila, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylamez, Mazlum Doğan, Mahsum Korkmaz, Kemal Pir, Musa Anter, Doktor Qasimlo, Hayri Durmuş, Ali Çiçek, Akif Yılmaz, Melayê Ciziri, Cegerxwin’in fotoğrafları asıldı.
Sahnenin iki yanına dev barkovizyon konulurken, kongrenin şiarı buradan Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Süryanice dillerinde yayınlanmaya başlandı. Delegasyonun neredeyse tamamının kongreye ulusal kıyafetlerle katılması da dikkat çekti.
Tek parça umuduyla
Kongre, DTK Daimi Meclisi Üyesi Osman Özçelik’in açılış konuşmasıyla başladı. Özçelik, DTK’nin yapısına ve delegasyonuna ilişkin kısaca bilgilendirmelerde bulundu. Ardından Rojava Devrimi’ne dikkat çeken Özçelik, “Kürdistan’ın tek parça olması umuduyla kongremize başlıyoruz” dedi.
Ardından divan oluşumu için önerilen isimler okundu. Divan için Mülkiye Birtane, Selçuk Mızraklı, Şehmuz Bayhan, Hilmi Aydoğdu, Saliha Aydeniz ve Aynur Özgür isimleri üzerinde yapılan öneriler oybirliğiyle kabul edildi. Divan oluşumun ardından divan üyesi HDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, saygı duruşu ve Kürt ulusal marşı “Ey Reqîp” için katılımcıları davet etti. Sonrasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajı okundu. Öcalan’ın mesajı ilk olarak Kürtçe olarak Mülkiye Birtane; Türkçe de Ayla Akat Ata tarafından okundu.
Öcalan’dan Kürdistan halkına
Öcalan’ın “Kürdistan Halkına” ifadesiyle başlayan mesajında şunlar kaydedildi: “Birinci paylaşım savaşı sonrası ulus devlet yapılanmaları üzerinden en amansız sömürü sistemine tabi tutulan Ortadoğu coğrafyasının kaotik bir alt üst oluşu yaşadığı, dayatılan tüm hegemonik politikalara karşı halklarımızın tarihi bir ayağa kalkış ile insanlığa yeni bir doğrultu çizmeye çalıştığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Şüphesiz ki ulus devlete sırtını dayamış kapitalist modernitenin en amansız sömürüsüne maruz kalmış yerlerin başında Kürdistan; inkâr, imha ve asimilasyona dayanan hegemonik politikalara en fazla uğramış halkların başında ise Kürt halkı başta olmak üzere kadim Kürdistan halkları gelmektedir. Son yüz yılın Kürdistan’daki özetinin tarihi bir zulüm-başkaldırı diyalektiği üzerinden geliştiğini söylemek sanırım yanlış olmaz.
Kürt halkının birlikte yaşadığı kadim halklarla birlikte özgürlük ve adalet arayışı son otuz yılda Özgürlük Hareketi ile birlikte vücut bulmuş, ortaya çıkan düzey ile öz güce dayalı birlikte yaşamın formülü Demokratik Ulus çözümünde ete kemiğe kavuşmuştur.
Özgür Toplum’un zaferine gebe
İçinden geçtiğimiz tarihi süreç, bu yönüyle ulus devlete karşı Demokratik Ulus’un, zora dayalı devletçi dayatmalara karşı kendini örgütleyen ve yöneten Özgür Toplum’un tarihi zaferine gebedir. Kuşkusuz ki, baskıcı ceberut devlet uygulamalarına ve halklarımızı kültürel soykırıma tabi tutan ulus devlet yapılanmalarına karşı en güçlü itirazın yükseldiği Kürdistan coğrafyası böyle bir zafere ev sahipliği yapabilecek en önemli alan olarak tüm Ortadoğu halklarına hatta tüm insanlığa göz kırpmaktadır.
Bundan dolayıdır ki, tarihin en kanlı saldırılarına maruz kalmış Kürdistan coğrafyası ve halkı güncelde de kapitalist modernist güçleri ve onların öne sürdüğü tetikçi çetelerin en vahşi saldırılarının hedefi haline gelmiştir.
Bu vahşi cendereden kurtulmanın ve insanlığı kurtarmanın yegâne yolunun özgür bireylerin oluşturduğu politik ve ahlaki örgütlenmeyi esas alan Özgür Toplum olduğu gerçeğinin altını tekrar önemle vurgulamak isterim.
Yetersizlikler aşılmalı
Buradan hareketle Kongrenizin gerçekleştireceği Genel Kurulun ve içine gireceği yeniden yapılanmanın özgür toplumlara dayanan Demokratik Ulus inşasında tarihi bir rol ve misyona sahip olacağı açıktır. Bu rol ve misyona denk düşecek başarının ise geçmişin nitel ve nicel örgütsel yetersizliklerini aşma, dönemin gerektirdiği yaratıcı çalışma tarzı tempo ve performansı yakalayacak özverili bir ruhla kendini ‘özgür yaşamı’ inşaya katma olduğunu vurgulamak isterim. Kendi içine kapanmış, kendini tekrarlayan dar tartışmalar üzerinden adeta statükoya doğru evrilen çalışma yöntemini mahkûm ettiğimi de en baştan vurgulamam gerekir.
Öz yönetim zihniyeti gelişmeli
Yaşadığı toplumun siyasi, demokratik, ekolojik, ekonomik, güvenlik, hukuki, kültürel ve cinsiyet temelli tüm sorunlarını aşmayı esas alan, bu temelde toplumun tamamını kapsamayı ilke edinen öz gücün ve öz yönetimin devasa çözüm olanaklarını açığa çıkaran demokratik bir dinamikten bahsettiğimi belirtmem gerekir. Bu kadar önemli ve tarihi sorumlulukları yerine getirmek için devlet olmayı amaçlayan ya da devletten beklentili bir yaklaşımı esas alan devletçi bir zihniyet yerine toplumsal dinamiği açığa çıkaran öz örgütlülüğe dayalı bir öz yönetim zihniyetinin gelişmesine ihtiyaç duyulduğu açıktır. Çünkü devlet geçmişinden beri egemenlerin bir baskı aygıtı olmuştur. Bunu da en çok kurumları ve ritüelleri ile gerçekleştirmiştir.
Siz bütün Kürdistan halklarının temsilcilerisiniz. Gücünü bu gerçeklikten alıp klasik devlet zihniyet ve ritüellerinden uzakta devrimci bir özle bütün bölge ve dünya halklarına bir öz yönetim inşasında nasıl yaratıcı olunması gerektiğini göstermekle mükellefsiniz. Özcesi, devletçi zihniyeti aşan toplumcu bir demokratik çözüm mekanizmasını kurmamız gerektiğini belirtmekteyim. Hatta ortaya çıkacak model ile devletçi anlayışı sorgulatacak, devlet üzerindeki toplumsal baskıyı sadece Kürdistan’da değil, her yerde ayağa kaldıracak, bu yönüyle de devleti de demokrasiye koşar adım gitmeye mecbur bırakacak bir pratikten bahsetmekteyim.
Gerekçeli yenilgileri değil
Son savunmalarımda da dile getirdiğim bu pratik hususlar ve Demokratik Ulus çözümü için daha fazla yoğunlaşmayı esas almalı, tartışma ve çalışma yöntemleri ile bu hususta tarihi geliştirici rolünüzü mutlaka yerine getirmelisiniz. Kapitalist modernitenin zulüm cenderesinde inim inim inleyen halklarımızı özgürleştirmeyi esas almalı, bu özgürlük ateşini tüm Ortadoğu halklarına ve insanlığa taşımayı tarihi bir görev olarak bilince çıkarmalısınız. Gerekçeli yenilgileri değil, gerekçesiz zaferleri yaratacağınıza olan inancımla kongrenizi selamlar, bu onurlu insanlık yürüyüşünde hepinize başarı dileklerimi sunarım.”
Eşbaşkanlar konuştu
Öcalan’ın gönderdiği mesajın okunmasının ardından DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk konuştu.
Tuğluk, konuşmasına PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın, 2000’li yılların hemen başında sarf ettiği “21. Yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacak” sözüne değinerek başladı. Bu söz sarf edildiğinde pek çoklarının bunun yüzyılın ilk çeyreğine varmadan somut bir gerçeğe dönüşeceğini beklemedikleri itirafında bulunan Tuğluk, “Yeni yüzyılın ilk çeyreğindeyiz. Ve Kürt yüzyılı Ortadoğu’da, Kürtlerin bulunduğu her yerde, 20.yy’ın reddi olarak gün gün yaşanmaya devam ediyor. Simdi bu tarihi akışa ivme kazandırma zamanındayız. Kürt demokrasisini an be an, özgür yasamı inşa sürecini adım adım örerek, günceli özgürleştirme başarısını göstereceğiz! Rojava’daki muhteşem direnişle, elinde cetvelle çölün kumlarına haritalar çizenlerin yazdığı kaderi bozuyoruz. Bugün Kürt siyasi hareketinin 40 yıllık direnişiyle, 20. yüzyıl boyunca taammüden yürütülen inkarı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıyoruz. Bugün Sayın Öcalan’ın inisiyatifinde devam eden ‘çözüm süreci ile Ortadoğu’nun stran söyleyen ‘lanetlileri’ olarak topluma, insana ve doğaya ait ne varsa, hepsini hakikatiyle buluşturuyoruz” dedi.
Demokratik Ulus çözümünü esas aldıklarını tekrarlayan Tuğluk, “Biz, Kürtlerin özgür yaşama ve öz yönetim halinde var olma hakkını asla tartışmayız, pazarlık konusu yapmayız” diyerek, Kürtlerin kendini yönetme hakkını talep ettiklerini kaydetti. Yine radikal demokrasi anlayışlarının bunun üzerine kurulu olduğunu belirten Tuğluk, buna örnek olarak da kendilerini ilgilendiren konularda bölgelerin ve kimliklerin “referandum hakkı”nın tanınmasını istediklerini gösterdi.
Rojava direnişi, IŞİD çetesi ve Türkiye’nin rolünü özetleyen Tuğluk, Kürtlerin ve Ortadoğu’nun bir dönüm noktasında olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: “Bu keskin dönemeçte Kürdistan Ulusal Konferansı, ertelenemez, savsaklanamaz ve bu kongrenin gündeminde olmalı. Sayın Öcalan’ın yaklaşımını, Sayın Barzani ve Talabani’den istemek bu kongrenin gündeminde olmalı. Kürt ulusunun ve Kürdistan’ın kabul görmüş önderleri olarak Sayın Öcalan, Sayın Barzani ve Sayın Talabani’nin ortak imzası ve çağrısıyla Ulusal Konferans’ın gündem ve takvimi artık tüm dünyaya ilan edilmelidir. Kongremiz bu tarihi çağrıyı sağlamakla kendini sorumlu görmelidir.”
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk de ulusal birlik üzerinde durdu. Kürt halkının birliğini kurduğunu ama eksikliğin Kürt siyasetinde/siyasetçilerinde olduğunu vurgulayan Türk, Kürdistan’da ortak stratejik bir siyasetle hareket edilmesinin bütün Kürt halkının ortak talebi olduğunu söyledi. Ulusal Kongre ile birlikte ulusal birliğin mümkün olabileceğini kaydeden Türk, çağrısını yineledi.
Eşbaşkanlarının konuşmalarının ardından karar ve tasarı komisyonları oluşturuldu. Kongre, delegasyon içerisinde yer alan 52 farklı halk ve inanç temsilcilerinden Êzidî, Süryani, Alevi ve Ermeni üyelerinin konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Rojava Devrimi sahiplenilmeli
DTK’nin 7. Olağan Genel Kongresi’nde konuşan Cizîrê Kantonu Meclis Eşbaşkanı Hakam Xelo, Rojava Devrimi’ni anlatırken Efrîn Kantonu’ndan Hevi Mustafa, demokrasi yanlılarının devrimi sahiplenmelerini istedi, sınır kapılarının açılması için de destek vermelerini talep etti. Kobanê Kantonu Başkanı Enwer Muslim, Kürt Ulusal Kongresi’nin gerekliliğini vurguladı. Cizîrê Kantonu Meclis Eşbaşkanı Nazıra Gowreya, Süryanice; Cizîrê Kantonu’ndan Hosain Azam Arapça, devrimini kendileri için ne ifade ettiğini anlattılar.
Rojava’dan gelen temsilcilerin ardından Güney ve Doğu Kürdistan temsilcileri konuştu.
Ulusal Ordu için
Kongrede konuşan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, Ulusal Kongre’nin toplanması, Ulusal Ordu’nun oluşabilmesi için bütün Kürdistani yapıların adım atması gerektiğini söyledi. AKP’nin sürecin ruhuna uygun adım atmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirten Yüksek, “Bu süreç izlemekle ve beklemekle gelişmez. Mücadeleyi her zamankinden çok daha fazla geliştirmek zorundayız” dedi.
Konuşmaların ardından kongrenin birinci gün oturumları sona erdi.
Kongre zemin sunmalı
DTK’nin “Demokratik Ulusu ve Özgür Yaşamı İnşa Ediyoruz” şiarıyla gerçekleştirdiği 7. Olağan Genel Kongresi, ikinci gününe PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah’ın konuşmasıyla başladı.
Ortadoğu ve Kürtlerin durumunu özetleyerek, Rojava modelini anlattı. Abdullah, Kürdistani parti ve temsilcilerinin ortaya koyduğu tablonun önemine dikkat çekerek, bunun Kürt Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesi için tarihi bir adım olması gerektiğini söyledi.
Faaliyet raporu okundu
Abdullah’ın konuşmasının ardından DTK Daimi Meclis Üyesi Osman Özçelik tarafından faaliyet raporu okundu. Özçelik, IŞİD çetelerinin soykırım uygulamalarına karşı yüzbinlerce Êzîdî’yi korumaya alan ve çok ağır şartlar altında bir koridor oluşturup tahliye eden YPG -YPJ / HPG-YJA STAR güçlerini selamladı. Demokratik Toplum Kongresi olarak Rojava konusunda özel bir hassasiyete sahibi olduklarını ifade eden Özçelik, “Türkiye’ye bu hassasiyeti görmezden gelemez gelmemelidir. Rojava sınır kapıları insani ve ticari geçişlere kapalı olması adı konulmamış bir ambargonun uygulaması Rojava’dan intikam almadan başka bir anlam taşımıyor. IŞİD’in hüküm sürdüğü alanlarda her şeyin geçişi rahatlıkla yapılıyor” diye konuştu.
Özçelik, DTK’nin toplumun tüm dinamikleriyle ortaklaşmayı önemseyen, geleceği birlikte inşa etme perspektifiyle hedeflerini belirleyen bir kurum olduğunu ifade ederek, 2 yıllık geçmiş dönem çalışmalarını paylaştı.
Kongre, basına kapalı olarak devam etti. Basına kapalı bölümde, iç ve dış temsilciler, Kuzey Kürdistani siyasi örgütler ile STÖ temsilcilerinin siyasi süreç değerlendirmeleri oldu.
Yeni eşbaşkanlar seçildi
DTK Sözleşmesi, karar önergelerinin delegasyona sunumu ve onaylanmasıyla gündem maddelerinde sona gelindi. Ardından DTK’nin yeni eşbaşkanları olarak Hatip Dicle ve Selma Irmak divana önerildi. Yine DTK bünyesinde Eşbaşkanlık Konseyi ve diğer organlar içinde isimler tek tek delegasyona okundu. Tek liste ile gidilen seçimlerde delegelerin verdiği oylar sonucunda Hatip Dicle ve Selma Irmak eşbaşkanlığa seçildi.
Eşbaşkanların teşekkür konuşması ve sonuç bildirgesinin okunmasıyla kongre sona erdi.
DİHA/AMED