Kürdistan Özgürlük Hareketi, son 40 yıllık mücadele tarihinde küçümsenmeyecek düzeyde büyük dava adamlarını ortaya çıkardı. Kürt Özgürlük Hareketi'nin mücadele yolculuğunda kilometre taşı olan bu güzide ve mümtaz şahsiyetler, Kürt ve Kürdistan davasının mahşerleşmesinde katalizör görevini gördü. Kürt ve Kürdistan davasının bu nadide ve mümtaz portrelerinden biri de İlhan Çiftçi'dir. İlhan Çiftçi (Delil Ayhan), Kürt ve Kürdistan davasında aldığı yurtseverlik görevini halkına karşı en üst düzeyde yerine getirdi. Bu noktadan hareketle, Kürdistan davasının Kürt halkına armağan ettiği bu nadide özgürlük tayını hatırlayıp, anmak görevimizdir.


Mücadelesi çocuklukta başladı

İlhan Çiftçi, 1965 yılında Çewlîk'in Bangîlan İlçesi, Sükkan köyünde doğdu. Ailesi 1970 yılında Amed'e göç eder. Henüz altı-yedi yaşlarındayken babasını kaybeden İlhan, küçük yaşına rağmen ailesinin sorumluluğunu almak zorunda kalır. İlkokul öğrencisi olduğu yıllarda, çakmaklara benzin doldurarak, el arabasıyla bakkallara ekmek servisi yaparak ailesine ekonomik olarak katkı sağlamaya başlar. Bu çok küçük yaşlarda hayata karşı olan inanılmaz mücadelesi, O'nu çevresi tarafından takdir edilen biri haline getirir.
Yaşamın kendisine ve ailesine dayattığı koşullar karşısında aldığı onurlu, erdemli, cesur ve disiplinli duruşu, ruh ve anlam ikilemini bir gerdanlık gibi süsleyecekti. İnşa ettiği bu asaleti, hayatının ilerleyen yıllarında Kürt halkının özgürlük mücadelesinde kilometre taşı olacaktı.

Samimi çabası örnek oldu

İlhan Çiftçi, 1985 yılında İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okurken, Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışır. Çok kısa bir zaman dilimi içinde özgürlük mücadelesinin çalışma badirelerinde gösterdiği aktif ve samimi çabası, dava arkadaşlarının gözünden ve dikkatinden kaçmaz. Halkına karşı olan bu derin vatanseverlik aşkı ve bilinci O'nu 1988 yılında Avrupa'ya, ordan da Mahsum Korkmaz Akademisi'ne yönlendirir. Bundan sonra kalan yaşamını ve yazgısını ise Kürt ve Kürdistan davasının özgürlük mecrasına kanalize eder.
1989'da Mahsum Korkmaz Akademisi'nden ayrılarak, Kürt özgürlük cephesinin faaliyetleri için yeniden ülkeye giriş yapar. 1990-1992 yıllarında İstanbul Marmara bölgesi, daha sonra Amed bölgesi sorumluluğunu alarak, aktif ve başarılı bir çalışma grafiği çizer.

Apê Musa ve Şêx Said'in anısı
Özellikle İstanbul'da arkadaşlarıyla birlikte yürüttüğü çalışmalar sırasında, Kürt halkının çınar bilgesi Apê Musa ile çok samimi ilişkiler kurar. Gerek kurduğu bu dostluktan ötürü, gerekse Apê Musa'nın, Kürt ve Kürdistan davasına yaptığı hizmetlerden dolayı anısını yaşatmak için, Amed bölgesinde yürüttüğü aktif çalışmaları sırasında, 'Apê Musa Taburu'nu kurar. Aynı şekilde 1992 yılında 'Amed Şêx Said İntikam Birliği'ni kurarak, büyük serhildanlara vesile olur. 1992 Temmuz ayında, Mistan bölgesi kırsalındayken gerilla yaşamının insan ruhu üzerinde yarattığı muhteşem atmosfer, onun gerilla yaşamında inanılmaz sanatsal ve edebi kareler oluşturur.

Seni hep seveceğiz!
Bundan ötürü o, artık ruhunu ve benliğini doğanın oldukça cömert olan zenginliğine bırakarak, doğanın nağmeleri eşliğinde tayların özgürlüğe karşı nasıl da usulca ve soyluca kişnediklerinin senfonisi onu albenileştirecek ki, yüreğini ve duygularını onlara armağan etmesini bilmiştir. Doğanın bu oldukça özgür ve mahrem olan estantaneleri O'nun tabiriyle 'Deli Tay özgürlüğe koşuyor' aşkı ve duygusu onu mest ederek  belkide onun özgürlüğe olan tutkusunu nirvanalaştırarak taçlandırmış oluyordu.
ÖZGÜR KÜRDİSTAN aşkını mahşerleştiren bu Özgürlük Tayı, 4 Ekim 1992 tarihinde, sabah saatlerine karşı Şemdin Sakık'ın bir komplosu sonucu gözlerini usulca yumacak, ruhunu Delil Ayhan olarak Kürdistan'ın özgür Taylarına armağan edecekti. Kürdistan'ın Özgür Tayı, seni hep seveceğiz...!!!


KADİR AMAÇ