8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürt Kadın Hareketi’nin ‘Özgür Önderlik, Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ sloganı altında başlattığı kampanyanın en güçlü biçimde sahiplenilerek özgür yaşamı kurma ve demokratik sistemi inşa etme hamlesine dönüştürülmesinin, 8 Mart’ı da gerçek anlamına ve değerine kavuşturacağına inanıyoruz” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı 8 Mart dolayısıyla yazılı bir mesaj yayınladı. Kapitalist sisteme başkaldıran kadınların direnişini ve mücadelesini selamlayan KCK, 8 Mart’ın sadece dünya emekçi kadınlarının bir araya gelip kutlama yaptıkları bir gün olmakla sınırlandırılamayacağını vurguladı. KCK, “Kadınları ‘emekçi’, ‘emek-siz’ tarzında kategorileştirmek de doğru değildir. Yaşamın öznesi, anlamın kendisi olan kadın emeğinin değeri hiçbir parayla ölçülemez. Kadın yaşamdır ve yaşamın hiçbir parasal-maddi karşılığı olamaz. Bu tür kavramsallaştırmalar sinsi kapitalizmin istismarcı uygulamalarına zemin sunmanın ötesinde bir anlam taşımaz” dedi. “8 Mart erkek egemen zihniyetin canavar sistemi olan kapitalizme karşı tüm dünya kadınlarının başkaldırdığı, isyan ettiği çok anlamlı ve değerli bir gündür” diyen KCK, Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin onlarca yıllık özgürlük mücadelesiyle her günü 8 Mart, her günü özgürlük ve direniş günü haline getirdiğini vurguladı.

‘Kadın devrimi gerçekleşti’

“Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin Saraların, Zilanların özgürlük çizgisinde ve öncülüğünde verdiği 35 yılı aşkın özgürlük mücadelesiyle kadın devrimini gerçekleştirdiği”ni ifade eden KCK, şu hususlara vurgu yaptı: “Dünya kadınlarının yüzyıllardır verdikleri mücadeleyle ortaya çıkardıkları değerleri, Kürt kadını en anlamlı bir biçimde sahiplenmiş, bu değerlere çok büyük değerler katarak kadın devrimiyle taçlandırmıştır. Rojava’da yükselen devrim görkemli bir kadın devrimidir. Demokratik ulus felsefesine dayanan ve demokratik özerk sistemi ifade eden bu devrim, özelde kadının, genelde ise tüm farklı toplumsal kimliklerin özgürce ve eşitçe yaşayacağı bir devrim gerçeğidir. Bu devrim tüm bölgeye ve dünyaya yayıldıkça bölge- dünya kadını ve halkları özgürleşecektir.”

‘Özgür kadınla demokratik ulusa’

Kürt kadınının öncülüğünde yükselen özgürlük mücadelesinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘‘Kadını özgürleştirmeyen devrim, devrim değildir’’ felsefesini esas alarak, tüm kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini verdiğini belirten KCK, kadın özgürlük hareketinin başlattığı ‘‘Özgür kadınla demokratik ulusa” kampanyasının önemine vurgu yaptı. “Kampanya çok büyük bir anlam ifade etmekte ve bu yılın 8 Martına çok tarihi bir değer katmaktadır. Kırk yıllık mücadelemiz şu hakikati çok çarpıcı bir biçimde ortaya çıkarmıştır; Kadın özgürleşmeden demokratik ulus inşası gerçekleştirilemez, demokratik ulus inşa edilmeden de kadın özgürce yaşayamaz” diyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şu mesajla tamamladı: “Kürt Kadın Hareketi’nin  ‘Özgür Önderlik, Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ sloganı altında başlattığı kampanyanın tüm kadınlar ve halklar tarafından en güçlü bir biçimde sahiplenilerek özgür yaşamı kurma ve demokratik sistemi inşa etme hamlesine dönüştürülmesinin  8 Mart’ı da gerçek anlamına ve değerine kavuşturacağına inanıyoruz.”
 
BDP: Özgürlüğü büyütme günü

BDP Kadın Meclisleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle yayınladığı mesajda, kadın özgürlüğünü hedeflemeyen hiçbir toplumsal hareketin özgürlükçü olamayacağını vurguladı. Yazılı bir mesaj yayınlayan BDP Kadın Meclisleri, eşitlik, özgürlük ve barış hareketlerinin temel dinamiğini kadın özgürlük mücadelesi ve kadın örgütlülüğünün oluşturduğunun altını çizdi. BDP, “Kadın özgürlüğünü hedeflemeyen hiçbir toplumsal hareket ne özgürlükçü olabilir ne de başarılı olma şansı vardır. Kadın özgürlükçü bakış açısı, mücadele alanlarının ve devrimlerin niteliğini temsil eder.  Dolayısıyla kadını özgürleştiremeyen devrim, devrim değildir” dedi.
“8 Mart’ı Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak evrenselleştirmeye öncülük eden Clara Zetkin’den, Paris’te siyasi bir suikast ve uluslararası bir komplo ile şehit olan Sakin Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylamez yoldaşlarımızın şahsında, 21.yüzyıl kadın özgürlük yüzyılı olarak hedeflemekteyiz” diyen BDP şu çağrıyı yaptı: “‘Özgür kadınla demokratik ulusa’ kampanyamız 8 Mart’ın perspektifi ve ruhu olacaktır. Başta Kürt kadınları olmak üzere tüm kadınları, ‘Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ perspektifiyle başlatılan kampanyayı güçlü bir şekilde sahiplenmeye çağırıyoruz. Yine ‘En güzel kadın hayatı özgür yaşayan kadındır’’ felsefesini geliştiren önderliğimizin özgürlük kampanyasına tüm kadınların güçlü katılım sağlaması gerekmektedir.”
BDP Kadın Meclisi açıklamasınının devamında şöyle denildi: “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; demokratik çözüm için müzakere talebinin yükseltileceği, barış ve demokratik çözüm referandum niteliği taşıyan yerel seçimleri kazanmanın kadınların öncülüğünde gerçekleşeceğinin ve toplumsal alanda kadın özgürlük mücadelesini büyütmenin deklare edileceği gün olmalıdır.Öz yönetimle ve özgür kimlikle, özgür kadınla demokratik ulusu inşa yolunda  mücadeleyi yükselterek özgür yaşamı kazanma kararlılığıyla kadın direnişinin ifadesi olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Her gün ve her an 8 Mart’ın jin-jiyan gerçekliğinde hayat bulacaktır.”

PAJK’lı tutsaklar: Sesimizi sesinize katıyoruz

Türk cezaevlerindeki PAJK’lı tutsaklar da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin mesaj yayınladı. Açıklamada, “Devrimi yaşayan Kürt kadını bugün Rojava’da topluma özgür yaşamın baharını yaşatıyor. Bakur’da toplumsal devrimin öncü gücü olarak özerk yönetimlerin inşasıyla özgür kimliğiyle yol alıyor. Başur’da, Rojhilat’ta, Avrupa’da, dünyanın dört bir yanında aynı amaç ve yürek etrafında kenetlenerek, Besé, Zarife, Berivan, Beritan, Zilan, Sakine’nin yoldaşı ve ardılları olarak özgür yaşamın mücadelesini yükseltiyorlar” denildi.
Bu yıl Dersim’den başlayıp İstanbul’da son bulacak olan 8 Mart etkinliklerinin kendileri için çok daha derin anlamlara sahip olduğunu belirten tutsaklar, “Yılın tek bir gününe değil 365 gününe talip olduğumuzu, kendimizi de, kentimizi de birlikte yönetmenin çağrısını yükseltiyoruz. Eşbaşkanlık uygulamasıyla, yaşamın her alanında aktif yer alarak siyasetin eril çehresini değiştireceğiz. Demokratik ulus inşasını özgürleşen kadınla, kadının siyasete tam katılımıyla sağlayacağız” dedi.
“8 Mart’ı sembolik olmaktan çıkarıp, yılın tüm günlerini kadınlara ait kılabiliriz” diyen kadın tutsaklar, “Biz kadınlar tüm zamanları, tüm mekanları istiyoruz. Biz kadınlar kendi kararımızla, kendi irademizle yaşamak istiyoruz. Biz kadınlar özgürlükten ötesini reddediyoruz. Dört duvar arasından sesimizi sesinize katıyoruz” mesajı verdi.
Öcalan’a özgürlük kampanyasına da kadınların aktif olarak katılması çağrısı yapan tutsaklar, “Tüm duyarlı kesimleri, kadınları ve ailelerimizi bu kampanyanın aktif katılımcısı ve öncüsü olmaya çağırıyoruz. Önderliğimizi Kürt kadınları olarak tüm kutsallıklarımızın bir bileşkesi, bu kutsallık ve değerlerin en soylu temsilcisi olarak gördüğümüzü bir daha belirtiyor ve zaman önderliğimizin özgürlüğünün zamanıdır diyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ