
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim 1998’de gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıldönümünde sokaklara dökülen Kürtler, komployu kınayarak Öcalan’a özgürlük istedi. Okula ve işe gitmeyerek alanlara çıkan Kürtlerin, “Barış için Öcalan’la müzakare yeniden başlatılsın” çağrısına devlet güçleri saldırıyla yanıt verdi. En şiddetli çatışmalar Yüksekova, Amed, Batman’da yaşandı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim ediliş sürecinin başlangıcı olan 9 Ekim Komplosu’nun 14. yıldönümü vesilesiyle Amed’den İstanbul’a kadar bir çok merkezde kitlesel eylemler yapıldı. Kuzey Kürdistan genelinde esnaf kepenk kapattı, öğrenciler okula gitmedi. BDP’li milletvekilleri ile belediye başkanlarının da katıldığı gösterilerde Öcalan’a özgürlük istendi. Kentleri ablukaya alan Türk polisi, birçok yerde gösterilere saldırdı. Halk da kendisini savundu.
Amed her zaman direnişte
Türk polisi, 9 Ekim nedeniyle Amed’i adeta ablukaya aldı, ancak yine de eylemlere engel olamadı. Yollara zırhlı araçların yerleştirilmesine, pek çok noktada kimlik kontrolleri yapılmasına rağmen BDP öncülüğünde kentin tüm ilçelerinde esnaflar kepent kapatırken, gösteriler yapıldı, açıklamalarla Öcalan’a ve Kürtlere özgürlük istendi. BDP Yenişehir İlçe Örgütü’nün Şehitlik Mahallesi Dörtyol’da yapmak istediği basın açıklamasına ise polis saldırdı. Polisin gaz bombalı saldırısına gençler molotofkokteyli ve ses bombaları ile karşılık verdi. Ara sokaklara yayılan çatışmalar uzun süre devam etti.
Tuğluk da eylemdeydi
Kepenklerin kapalı olduğu Bağlar’da da Halk Evi önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, Öcalan lehine slogan atarak Dörtyol Kavşağı’na kadar yürüdü. Eyleme DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da katıldı. Konuşmaların ardından yüzlerce genç, Fatih Mahallesi Göçmenler Caddesi’nde barikat kurarak, ateşler yaktı. Sık sık slogan atan gençler, “PKK halktır halk burada”, “Bijî Serok Apo” sloganları attı.
BDP Sur İlçe Örgütü de Dicle Fırat Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya BDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, BDP Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, BDP il ve ilçe yöneticileri, Dicle-Fırat Kültür Merkezi çalışanlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
BDP Kayapınar İlçe Örgütü ise 9 Ekim’i protesto etmek amacı ile Ahmed Arif Parkı’na düzenlemek istediği yürüyüşe polisin izin vermemesi üzerine trafik akışının sürdüğü yolda basın açıklaması yaptı.
Ergani’de çifte eylem
Ergani’de de BDP önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya BDP Ergani İlçe Başkanı Mehmet Yergin, Ergani Belediye Başkanı Fesih Yalçın ve BDP yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. “Bê serok jîyan nabe” sloganının atıldığı açıklamanın ardından bir grup, Ergani İstasyon Mahallesi’nde bulunan Kaymakamlığa bağlı SODES Eğitim Merkezi’ne molotofkokteyli attı. Polislerin olay yerine gelmesiyle birlikte gençler ile polis arasında çatışma çıktı. Çatışmanın sürdüğü sırada Sur Dershanesi’ne de molotofkokteyl ve havai fişekler atıldı. Grup daha sonra kısa süreliğine Çermik karayolunu trafiğe kapattı.
Bismil ile Lice’de de BDP önünde yürüyüşler ve oturma eylemi yapıldı.
Kızıltepe’de engel tanınmadı
Mardin merkez ile Dargeçit, Nusaybin, Kızıltepe ve Derik ilçeleri de gösterilere sahne oldu. Mardin’de BDP önünde toplanan çok sayıda kişi, oturma eylemi yaptı. Kızıltepe’de BDP’liler, Çeçen Mezarlığı’na yürümek istedi, ancak polis engeliyle karşılaştı. Bunun üzerine Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması ve oturma eylemi yapıldı.
Derik’te siyah bezin asıldığı BDP binası önünde bir araya gelen BDP İlçe Yöneticileri, Derik Belediye Başkan Vekili Doğan Özbahçeci, MEYA-DER üyelerinin de bulunduğu yüzlerce kişi Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
Kürt anaları barış istiyor
Siirt’te de BDP İl binası önünde basın açıklaması yapılı. Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak ve Kurtalan Belediye Başkanı Necat Yılmaz’ın da hazır bulunduğu eylemde Barış anaları, “Tecrit değil özgürlük, savaş değil müzakere” pankartı açtı. Burada konuşan BDP İl Yöneticisi Remzi Ayhan, AKP Hükümeti’nin dört elle 9 Ekim komplosuna sarıldığını söyledi.
Batman’da polis saldırdı
BDP’liler Batman’da da polisin tüm engelleme girişimlerine rağmen Batman Belediyesi önünde toplanarak, Öcalan sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Ancak polis, barikat kurarak, yürüyüşün önünü kapattı. Bunun üzerine kitle de protesto için oturma eylemine geçti. Polisin yanıtı saldırı oldu. Gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırıya uğrayanların, taşla yanıt vermesi üzerine çatışma çıktı. Kent merkezinde başlayan çatışmalar zamanla ara sokaklara kadar yayıldı.
Yüksekova’da silah sesleri
Hakkari merkez ile Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca ilçelerinde protesto gösterileri için halk toplandı. Hakkari’de Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu’nun bulunduğu grup, BDP binası önünde basın açıklaması yaptı.
Yüksekova’da gençler eski cezaevi kavşağında ateş yakarak yolu trafiğe kapattı. Ancak polisin müdahalesi gecikmedi. Zırhlı araçlarla konumlanan ve uzun namlulu silahlar taşıyan polisler havaya ateş açarken, gençler taşlarla karşılık verdi. Çatışmalar saatlerce sürdü.
Çukurca’da BDP binasında toplanan halk, komploculara “başaramadınız” mesajı verdi.
Şırnak’ta yasak delindi
Şırnak merkez ile Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde de yürüyüş yapıldı. Şırnak’ta BDP’nin çağrısıyla yapılan yürüyüş öncesinde polis akrep tipi zırhlı araçlarla “Yürüyüşe katılmayın, provokatörlük yapmayın, çocuklarınıza sahip çıkın, Valilik emridir. Bu yürüyüş yapılmayacak” şeklinde anonslar geçti. Polislerin esnaflara da “Kepenklerinizi açın, tüm güvenlik önlemleri alındı, güvendesiniz” dediği, ancak esnafın çağrıya uymadığı görüldü. Polisin tehditlerine rağmen alanlara çıkan Kürtler, Botan Caddesi üzerinde bulunan Garnizon Komutanlığı’na doğru yürüyüşe geçti. Polisin kurduğu barikatı yıkmaya çalışan halka tazyikli su ve gaz sıkıldı. Eylemciler ise direnerek, zırhlı aracın birini ateşe verdi.
Silopi’de ise BDP binası önünde açıklama yapıldı. Komplo kınanarak, Öcalan’a özgürlük istendi.
Polisin ablukaya aldığı Cizre ve İdil’de de kepenk kapatma eylemlerinin yanı sıra öğrenciler okulları boykot etti. Her iki ilçede de yürüyüş düzenlendi. Cizre’de çıkan çatışmada ilçe savaş alanına döndü.
Urfa’da gözaltı
BDP’nin Urfa’da yapmak istediği 9 Ekim açıklamasında “Öcalan’a özgürlük Kürdistan’a statü” pankartına el koyan polisler, BDP Urfa İl Eşbaşkanı Mehmet Çiçek’in de bulunduğu 4 kişiyi gözaltına aldı.
Şêx Seid’den beri direniyoruz
Bingöl’de de BDP’liler il binası önünden Saat Kulesi’ne kadar yürüyüş düzenledi. “Komploya, tecride, tezkereye hayır, diyalog ve müzakereye evet”, “Komploya son Öcalan’a özgürlük” ve “Anadil ana sütü kadar helaldir” pankartları açan kitle, sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Bingöl faşizme mezar olacak” sloganları attı. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada “Burası Şêx Seid hareketinin başladığı yerdir ve bugün de bu direngen ruhla devam ediyor” dedi.
Özgürlüğü özgürlüğümüzdür
Van’da da yüzlerce kişi, polis ablukası altında Sanat Sokağı’na kadar yürüdü. Konuşma yapan Milletvekili Nezmi Gür, “Kürt halkı eşitlik, özgürlük içinde kendi kendini yönetmek istiyor. Bu talepleri esas almayan hiçbir proje başarıya ulaşamaz. Bizler Kürt sorunun çözümü için elimizi değil, başımızı ve gövdemizi taşın altına koymaya hazırız” dedi.
Van’ın Erciş İlçesi’nde de BDP önünde basın açıklaması yapılarak, “Kürt sorunun muhatabı Sayın Abdullah Öcalan’dır” denildi.
Bitlis’te BDP önünde toplanarak Belediye Parkı’na kadar yürüyen halk, “savaş değil müzakere, ölüm değil çözüm” mesajı verdi.
Muş’ta da Belediye’ye yürüyen BDP’liler, “Direne direne kazanacağız” sloganı attı. Açlık grevindeki eylemcileri selamlayan halk, oturma eylemi de yaptı.
Hükümete çağrı
İstanbul’un yanısıra, Adana, Kocaeli, İzmir, Aydın ve Mersin gibi kentlerde de BDP’nin çağrısına uyan Kürtler, alanlara çıkarak, tepkilerini ve taleplerini bir kez daha dile getirdi. Adana’nın pek çok mahallesinde de esnaf kepenk açmadı. Bu mahallelerde kitlesel protesto gösterileri yapıldı.
Mahkemeye 9 Ekim arası
9 Ekim komplosu, 'KCK' ana davasında da protesto edildi. Dün görülen 61. duruşmada yargılananlar, 9 Ekim nedeniyle mahkemeyi alkışlarla protesto etti.
Yargılananlar adına konuşan Bayram Altun, "Önderliğimiz" diye konuşmaya başlayınca, mahkeme heyeti başkanı "Bu konuşmayı kendi adınıza mı, yoksa sanıklar adına mı yapıyorsunuz?" diye sordu. Konuşmasını bütün arkadaşları adına yaptığını belirten Altun, 9 Ekim 1998 tarihinin Öcalan'ın ABD ve İngiltere gibi ülkelerin baskısı ile Suriye'den çıkarılışının tarihi olduğunu hatırlattı. Mikrofonu kapatılmasına rağmen konuşmaya devam eden Altun, "Bu komplo halk ve özgürlük düşmanları tarafından yapılmıştır" dedi. Altun'un konuşmasının ardından mahkeme heyeti başkanı duruşmanın devam edeceğini belirtti. Bunun üzerine sanıklar, ayağa kalkarak mahkemeyi alkışlarla protesto etti. 5 dakika süren eylemin ardından heyet başkanı, sanıkların dışarı çıkarılması için talimat verdi ve "Duruşmanın huzurunu bozmak"tan sanıklar hakkında tutanak tuttu. Protesto nedeniyle duruşma bugüne ertelendi.
PKK'li ve PAJK’lı tutsaklar: Her alanda serhildan
PKK'li ve PAJK’lı tutsaklar, 9 Ekim komplosunu sert bir dille kınayarak, Öcalan ve Kürt halkının özgürlüğü için “Serhildanı yaşamın yer alanına yayma” çağrısında bulundu.
PKK'li ve PAJK’lı tutsaklar adına Deniz Kaya tarafından 9 Ekim komplosunun 14. yılmdönümü vesilesiyle açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “Bu uluslararası komplo, Önderliğimizin şahsında Kürt halkının elde etmiş olduğu ulusal ve toplam tüm değerlerini boğmak yok etmek ve tekrardan tarihin derinliklerine gömmeyi hedeflemişti. Dünyada eşi benzeri olmayan tecrit koşullarına tabi tutulan Önderliğimizin büyük direnişi; takipçisi hareketimizin karşı duruşu ve halkımızın serhıldanlarıyla belirleyici düzeyde boşa çıkarmış ve zafere hiçbir dönemin olmadığı kadar yakınlaşmıştır. Ancak bunu kabullenemeyen ve şaşkına dönen AKP iktidarı ve onun efendileri olan uluslararası güçler, faşizan anlayışla Önderliğimize ağırlaştırılmış tecrit ve askeri/siyasi operasyonlarla sonuç almaktan vazgeçmiş değildir. Biz PKK'li ve PJAK'lı özgürlük direnişçileri olarak uluslararası komployu nefretle kınıyor ve lanetliyoruz. Zafere en çok yakın olduğumuz bu süreci daha erken zaferle sonuçlandırmak için 'Önderliğimizin özgürlüğü Kürdistan’ın özgürlüğüdür' şiarıyla hareketimizin başlattığı devrimci halk savaşı ve zindan alanında başlatılan direnişin tamamlayıcı olarak halkımızın serhildanı yaşamın her alanına yayacak şekilde daha da büyütüp geliştirmesini gerekir. Zafer yakındır.”
HABER MERKEZİ