
BDP ve DTK'nin bugün Amed'de yapacağı "Özgürlük İçin Demokratik Direniş" mitingini Valiliğin ardından İçişleri Bakanlığı da yasakladı. Ancak BDP ve Kürtler mitingi yapmakta kararlı. Çevre illerden binlerce kişi dünden yola çıkarken, Eşbaşkanlar da kenti dolaşarak halkı mitinge davet etti.
Türk İçişleri Bakanlığı DTK ve BDP tarafından bugün yapılacak "Özgürlük İçin Demokratik Direniş" mitingini yasakladı. Tüm illere talimat gönderilerek, Valilere "katılımı önleyin, kentlerin giriş çıkışlarını tutun" denildi. Kararlar BDP örgütlerine de polislerce tebliğ edildi. Diyarbakır Valiliği, mitingin geçen yıl 14 Temmuz'da Silvan'da 13 askerin öldüğü eylem ve DTK'nin Demokratik Özerklik ilanıyla aynı güne denk geldiği gerekçesiyle izin verilmediğini açıklamıştı.
BDP kente çıkarma yaptı
Ancak Kürtler yasağı delmeye kararlı. Miting için dün akşam çok sayıda yerden otobüsler kaldırıldı. Binlerce kişi, mitinge katılmak üzere yola çıktı. Avrupa'dan çok sayıda delegasyon da Amed'de. BDP'nin adeta çıkarma yaptığı kentin tüm sokaklarını miting heyecanı sardı. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da milletvekilleriyle Amed sokaklarını dolaşarak, Valiliğin yasaklamasına rağmen mitingi yapacaklarını söyledi ve halkı davet etti. Kentteki sivil toplum örgütleri de toplu bir açıklama yaparak, "Çıkacak olumsuzluklardan mitingi yasaklayan Hükümet sorumlu olacak" dedi.
Eşbaşkanlar sokak sokak gezdi
Mitingi, yasak kararına rağmen yapacaklarını söyleyen BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, milletvekilleri Demir Çelik, Mülkiye Birtane, İbrahim Binici, Sebahat Tuncel , Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve ilçe belediye başkanları ile Amed'de dolaşarak halkı mitinge davet etti. AZC Plaza önünde basın açıklaması yapan Selahattin Demirtaş, miting için bütün hazırlıklarını tamamladıklarını söyledi. Arkadaşlarının Ankara'da bakanlık düzeyinde bazı girişimleri olduğunu belirten Demirtaş, şöyle konuştu: "Bugün sonuç verir diye bekliyoruz. Biz doğrusu Diyarbakır'da coşkulu kitlesel bir miting yapmak istiyoruz. Şimdi valiliklerin ve kamu yöneticilerin bu tür durumlardaki temel görevi mitinglerin, gösterilerin yapılması sırasında sadece o mitingin serbestçe, özgürce yapılabilmesi için tedbirleri almaktır. Bunun ötesindeki tedbirler, yasaklamalar, anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kanunlara da aykırıdır. Bu kanuna aykırı kararı ilk günden beri geri almasını bekliyorduk. Şimdi bütün hazırlıklarımız ile biz yarın artık mitingimizi gerçekleştirebilecek düzeydeyiz. Diyarbakır’da esnafımızı da ziyaret ederek bir kez daha bütün halkımızı mitingimize davet ediyoruz."
Öcalan'ın özgürlüğünü istiyoruz
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasının tartışılması ve biran önce de hükümetin gündeminde yer almasını isteyen Demirtaş, şöyle konuştu: "Bu miting ile birlikte biz artık Öcalan'ın özgürlüğünün tartışılması bir an önce hükümetin de gündemine alınması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü, artık çözümün bu kadar net, bu kadar açık bir şekilde tartışılması dışında yapılabilecek hiç bir şey yoktur. 30 yıldır denenmesi gereken her şey denendi. Yapılması gereken her şey yapıldı. Bütün her şeyin çözümsüzlük olduğu anlaşıldı. Artık bütün gerçekler hem çıplak hem yalın bir şekilde tartışılmalı ve hayata geçirilmelidir. Bu miting çözüme, barışa vesile olsun. Bu miting Türkiye’de kronikleşmiş ve çözülemez denilen bütün sorunlarımızın çözülebileceğini göstersin istiyoruz. Bu nedenle bütün halkımızı 7’den 70’e İstasyon Meydanı’na çağırıyoruz."
Halktan yoğun ilgi
Açıklamanın ardından DTK ve BDP'liler Ekinciler Caddesi'ndeki esnaf ve vatandaşları mitinge davet etti. Esnaf ve çevredeki vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Eşbaşkanlar, vatandaşlar tarafından alkışlandı.
STK'ler uyardı
Amed'deki sivil toplum örgütleri de yasak kararına tepki göstererek, kentte olabilecek olumsuzluklardan yasak kararını verenlerin birinci dereceden sorumlu olacağı uyarısında bulundu.
Kentteki sivil toplum örgütleri Diyarbakır Barosu'nda dün ortak basın toplantısı düzenledi. Diyarbakır Barosu, İHD, MAZLUM-DER, GÜNSİAD, 78'liler Derneği, KESK ve TMMOB'un aralarında bulunduğu STK'ler adına açıklamayı yapan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, Amed'in son bir yıldır yasaklı kent haline geldiğini söyledi. Aktar, "Diyarbakır 2011 Haziran seçimlerinden beri hiçbir gösterinin yapılamadığı, başvurusu yapılan bütün gösterilerin ve miting isteklerinin reddedildiği bir kent haline geldi" dedi. Devletin görevinin yasak değil vatandaşının siyasi parti, dernek ve sendikalarının demokratik haklarının kullanmasının zeminini hazırlamaktan geçtiğini ifade eden Aktar, "Devletin görevi budur. Devletin görevi, yurttaşların demokratik haklarının önüne geçmek bunları engellemek değildir. Bu tür demokratik bir hakkın kullanılmasına ilişkin idari engelin siyasi irade sonucu ortaya çıktığı açıktır" diye konuştu.
Bakan randevu vermedi
Demokratik hakların kullanımının önündeki engellerin kaldırılması için 2 gün önce Vali'den randevu istediklerini, ancak hala görüşemediklerini, kentte bulunan Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in de kendilerine olumsuz yanıt verdiğini belirten Baro Başkanı Aktar, bugün olabilecek olumsuzluklarda bu yasaklama kararını verenlerin birinci derecede sorumlu olduğuna inandıklarını söyledi. Aktar şöyle devam etti: "Ancak diğer yandan sivil toplum örgütleri olarak beklentimiz ve dileğimiz, yarın insanlar demokratik haklarını kulanacaklarsa, yürüyeceklerse, miting yapacaklarsa, kamu makamlarının, kamu mercilerinin topluluğa, insanlara karşı zor kullanmamalarını, zor kullanmaları halinde istenmeyen olayların meydana gelebileceğini, böyle bir kaygıyı taşıdığımızı belirtmek istiyoruz. Herkesin yarın bir gün bile olsa sağduyulu davranmasını, gerginliği tırmandıran taraf olmamasını diliyoruz."
Derik'te 10 gözaltı
Bu arada Mardin’in Derik İlçesi’nde bugün yapılacak mitinge davet için esnafa davet bildirileri dağıtan Belediye Başkanvekili Doğan Özbahçeçi’nin de aralarında bulunduğu 10 BDP’li gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, öğleden sonra serbest bırakıldı.
AMED
Kaymaz ve Poyraz'ın aileleri: Tecride karşı Amed'de olalım
İmralı Yüksek Güvenlik F Tipi Cezaevi'nde bir yılı aşkın süredir dış dünyayla tüm bağları koparılmış Bayram Kaymaz ve Şeyhmus Poyraz'ın aileleri "Tecrit ve zulmü kabul etmeyen herkes 14 Temmuz'da Amed'de olmalı" dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik ağırlaştırılmış tecritten, İmralı'da tutulan diğer tutsaklar da nasibini alıyor. 17 Kasım 2009'dan itibaren İmralı'da tutuklu bulunan Bayram Kaymaz'ın kardeşi Faike Kaymaş Taş ile Şeyhmus Poyraz'ın annesi Vezire Poyraz, yakınlarıyla 15 aydır hiçbir şekilde irtibat kuramadıklarını söyledi. İleri sürülen gerekçelerin inandırıcı olmadığını belirten Faike Kaymaz, "Bize sürekli gemimiz bozuk diyorlar. Gemi bozuksa telefonda mı bozuk. Niye gönderdiğimiz mektupları kabul etmiyorlar. Bu bir tecrittir. Yalan söylüyorlar. Zulüm yapıyorlar. Bu zulmü kesinlikle kabul etmiyoruz" dedi.
14 Temmuz'da Amed'de yapılacak mitinge katılarak tepkilerini ortaya koyacaklarını belirten Kaymaz, "Öcalan üzerindeki tecrit ve zulmü kabul etmeyen 7'den 70'e herkes mitinge katılsın. Tecridi protesto etsin. Hep birlikte olalım, üstesinden geleceğiz" diye konuştu.
Şeyhmus Poyraz'ın annesi Vezire Poyraz da Amed'de yapılacak mitingin önemine vurgu yaparak, "Allah'ın izniyle İmralı Cezaevi'nin kapılarının açılacağına, Öcalan'ın serbest bırakılarak özgürlüğüne kavuşacağına inanıyorum. Kanımızın son damlasına kadar Öcalan'la birlikteyiz" dedi.
DİHA/İZMİR