14 Temmuz 1982 tarihinde Diyarbakır Cezaevi'nde insanlık dışı uygulamalara karşı başlatılan ölüm orucunda yaşamını yitiren Kemal Pir, M. Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz, unutulmadı. PKK Yürütme Komitesi,  “14 Temmuz Direniş ruhunda gerçekleşen hakikat Kürt halkının özgürlük teminatıdır” dedi. KCK ise “On yıllardır gerillamız ve halkımız tüm zorluklara, baskılara ve her türlü saldırıya karşı direniyor, saldırıları boşa çıkarıyor ve büyük gelişmeler yaratıyorsa, bunu sağlatan 14 Temmuz ruhu ve direnişçiliğidir” diye vurguladı.
PKK Yürütme Komitesi, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu'nun 31. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı. 14 Temmuz büyük kararlılığının, yok oluşa doğru sürüklenmek istenen özgür bir yaşamı ve ulusu yeniden diriltmenin, özgürlük hakikatiyle buluşturmasının sağlandığı günün adı olduğunu vurgulayan PKK Yürütme Komitesi, Amed zindanında uygulanan vahşetin bu coğrafyada kalan son insanlık kırıntılarını da yok etme girişimi olduğunu hatırlattı. "Ancak parti kahramanlarımız, fedai ruhla yoğrulmuş parti öncülerimiz bu gidişatı tersine çevirmişlerdir" denilen mesajda, Amed zindanındaki sömürgeci vahşete karşı kahramanlaşma gerçekliğine dikkat çekildi. Mesajda, şöyle devam edildi: "Amed’i Amed yapan bu kahramanlar şahsında gerçekleşen özgürleşme düzeyi ve direniş gerçekliğidir. Bu gerçeklik, Mazlum Doğan  yoldaşın direnişiyle başlayan, Dörtlerle büyüyen ve 14 Temmuzda Kemal, Hayri, Akif ve Ali’lerin şahsında zirveleşen geleneğin adıdır. Bu gelenek bugün halk ve hareket olarak yaşadığımız Önderliksel gelişme, partileşmede ki kararlılık ve özgür yaşamı inşa ısrarımızın temelini oluşturmaktadır. Bu anlamda 14 Temmuz büyük ölüm orucu halk iradesinin açığa çıkarıldığı, demokratik uluslaşma ve doğru ve  özgür bir yaşam kararlılığın hayat bulduğu günün adıdır. Bugün de gerçekleşen hakikat, kendini örgütlü ve özgür kıldığı kadro gerçekliğinin nelere kadir olduğunun göstergesidir."

Hakikat ipi göğüslendi

Zulme, zalime, yeni sömürgeci ve soykırımcılara asla boyun eğmedikleri vurgulanan mesajda, onlar için hakikatin ne olduğu şöyle tarif edildi: "İlkeydi, çizgiydi, duruştu ve hayatı özgür, etik ve güzellik ölçüleri temelinde yaşamaktı. Bunun için hakikati yaşamsallaştırmak için koşmuşlardı fedaice. Ya doğru hayatı doğru bir zaman ve mekânda yaşayarak hakikati gerçekler temelinde anlamlandıracaklardı, ya da ‘asla’ deyip, onu bulana kadar bıkıp usanmadan koşacaklardı, ta ki demokratik- sosyalist ve özgür bir yaşama ulaşana dek. İşte 14 Temmuz bu hakikat ipinin göğüslendiği günün adı oldu."
Parti ve halk olarak bu yolda hakikate aşkla yüründüğü, her gün biraz daha büyüyerek zafere doğru ilerlendiği belirtilen mesajda, "Bu zafer 14 Temmuz büyük ölüm orucu şehitlerinin zaferidir, bu zafer Hayri, Kemal, Akif ve Ali yoldaşların gerçekleştirdikleri fedaice eylemin sömürgeci güçlerden söke söke aldığı zaferdir. Bu zafer yaşamı yeniden yaratmanın, yeniden inşa etmenin ve Başkan Apo’yla buluşmanın zaferi olacaktır. İmralı’da büyük direnen ve büyük kazanacak olan Başkan Apo’nun zaferi tüm zaferlerin garantisi olarak var olmanın özgürce adı olarak tarihe geçecektir" denildi.
Mesajın sonunda, anılarına bağlı kalacağı sözü verildi: "Söz onurdur, onuru asla çiğnetmeyeceğimizin sözünü veriyoruz.”

14 Temmuz ruhu ve direnişçiliği

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yayınladı. 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu ile başarısızlık ve yenilginin tarihe gömüldüğü vurgulanan açıklamada, PKK'nin kuruluş koşulları ve mücadele gerçekliği ile Türk devletinin 12 Eylül ile somutlaşan cevabı hatırlatıldı.
12 Eylül askeri faşist darbesinin Kürtleri yok etme stratejisinin önüne engel olarak çıkan PKK'ye yönelik bir kök kazıma harekatı yürüttuğu kaydedilen açıklamada, Amed zindanının PKK'nin bitirildiği ve halkın özgürlük umudunun kökünün kazındığı bir sembol haline getirilmek istendiği belirtildi.

En büyük değer

PKK'nin lider kadrolarının kendileri üzerinde uygulanan baskıların amacını çok iyi gördükleri gibi, direnişin başarısının Kürdistan devrimi için yaratacağı büyük sonuçları da çok iyi bildikleri vurgulanan açıklamada, şunlar ifade edildi: "Bu açıdan baskıyı, zulmü ve ölümü teslim alma aracı haline getirmek isteyenlere yaşamlarını ortaya koyarak cevap verdiler. Daha ilk günden ölümü yenerek ölümsüzleşen M. Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek Kürdistan devriminin tarzını kendi direnişlerinde başarıya götürerek bir destan yazdılar. 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu'yla zor koşullarda direnmenin ve başarmanın tarzı somutlaştırılarak Özgürlük Hareketi yenilmez kılınmıştır. On yıllardır gerillamız ve halkımız tüm zorluklara, baskılara ve her türlü saldırıya karşı direniyor, saldırıları boşa çıkarıyor ve büyük gelişmeler yaratıyorsa, bunu sağlatan 14 Temmuz ruhu ve direnişçiliğidir. Bu direnişçiliğin Kürdistan devriminin tarzını gerillanın ve halkın eline vermesidir. Artık zorluklar yılmanın değil, mücadele etmenin ve başarıyı sağlamanın gerekçesidir. Zor koşulların mücadele tarzını yaratmak Kürdistan halkına ve tarihine kazandırılmış en büyük değerdir. Bu en büyük değere göre davranıldığında Kürdistan'da başarısızlık ve yenilgi olmayacaktır. Çünkü 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu ile birlikte zorluk ne olursa olsun başarısızlık ve yenilgi tarihe gömülmüştür."

Kemal Pir'in özlemi

Öcalan'ın Newroz mesajının, büyük enternasyonalist Kemal Pir’in “Kürdistan devriminde Türkiye halklarının özgürlüğünü görüyorum” biçimindeki özlemini pratikleştirmeyi ifade ettiği kaydedilen KCK açıklamasında, Kemal Pir’in özlemini gerçekleştirmeye çalıştığı ifade edildi.

DTK: Sürece aktif katılalım

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) de ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kürt halkının 90 yıllık zulüm ve direniş tarihi özetlenerek, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu direnişinin önemi, şu sözlerle dile getirildi: "Bu eylemleri ile Kürt halkının yürüteceği büyük mücadelenin mayası olmuşlardır. Bugün Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın başlattığı 'Demokratik Çözüm ve Özgür Yaşamı İnşa' hamlesi de bu direniş geleneğinin üzerinden şekillenmektedir. Nitekim Sayın Öcalan bu süreci Kemal Pir'lerin hatırasına bağlı kalarak geliştirdiğini belirmiştir. 14 Temmuz büyük ölüm orucunu anmak, ancak sürece daha aktif katılmakla mümkün olur. DTK olarak biz 14 Temmuz direnişçilerini saygıyla anarken, tüm Kürt halkını seçkin evlatlarının gösterdiği yolda, ulusal birlik ruhuyla bu sürece dahil olmaya çağırıyoruz."

YDG-H: Direnişe çağrıdır

Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) konuyla ilgili açıklamasında, Kürt gençlerini mücadeleyi yükseltmeye çağırdı. Sömürgeciliğe, işgalciliğe, faşizme ve her türlü onur kırıcı politikalara karşı dün olduğu gibi bugün de yiğit Kürdistan gençliğinin büyük direniş geleneğini sürdüreceği vurgulanan açıklamada, şunlar belirtildi: "12 Eylül faşist cuntacı zihniyetin bugün farklı isimler altında kendisini yaşattığını, dolayısıyla anavatanımız Kürdistan’ın hala bir sömürge statüsünde bırakılmak istendiğini bir an bile unutmamak gerekir. Sömürgeciliği yaşamamak ve yaşatmamak bir varlık ve yokluk meselesidir. Önder Apo’nun özgürlüğü ve Kürdistan’ın demokratik kurtuluşu sağlanmadan onurlu bir barışın olmayacağını tekrar belirtmek istiyoruz. Bu nedenle, tüm Yurtsever, Devrimci Yiğit Kürdistan Gençliğini 14 Temmuz Direnişi ruhuyla mücadeleyi yükseltmeye ve şehitlerimizin mücadelelerini kesin zafere taşımaya çağırıyoruz.”

 HABER MERKEZİ