Amed gösterecek görkemini yine. Amed, yarım kalmış bir yol haritasında yürüyüşünü sürdürmeye kararlı bir buluşma olacak. Görmeyen gözlere, duymayan kulaklara cevap olacak.
***
İnsanlık tarihi zulme karşı isyanların-başkaldırıların, ateşlerin mirasıyla doludur. Demirci Kawa'dan, günümüze kadar uzanan bu isyan ateşi de işte böyle hiç sönmeden süregelen bir mirastır.
Evet, bir kültürel miras bir görkemli başyapıttır Newroz. Ezilen halkların mücadelesine esin kaynağı olmaya devam ediyor. Binlerce yıllık bir geçmişi olan bu miras, bu halk tarafından demiri işler gibi işlenerek, kuşaktan kuşağa aktarılarak, yerine ve zamanına göre anlam yüklenilerek kurtuluş ve özgürlük günü olarak kutlanmaktadır.
Newroz, kimliğine yabancılaştırılmaya çalışılmış, kültürel değerleri yağma edilmiş, bayramları ve sabahları yıllar yılı yasaklanmış bir kavmin kendiyle kucaklaşması... Zulmün saraylarını yerle bir etmesi ve bunu ateşler yakarak cümle aleme duyurmasıdır. Newroz, Kawaların Dehaklara... Ahura Mazdaların Ahrimanlara 'dur' demesidir.
Newroz, iktidarlar tarafından, statüko ve hegemonya baskısı altında tutulan hayatın kurtarılmış bir alanı; özgür düşünmeye çalışan ve kendi içindeki de dahil olmak üzere, her türlü iktidar oluşumuna karşı uyanık olan bir sınama meydanı... Ötelerde duman duman. Karanlığın krallığına karşı... Newroz, insanın var olma çabasını vurgulayan bir meydan okuma biçimidir aynı zamanda... Demirci Kawa'nın işçiliğinden, tanrılardan ateşi çalan Prometheus'un mitolojik bir örgü içinde hayat bulan hikayesine kadar uzanan ilişkinin bir öyküsüdür...
Bu ateş ezilenlerin, mazlumların yüreklerinde yanan ateştir. Bu ateşi tanrıların elinden alıp onu insanlığın emrine vermek için mücadele edenler, değişen tarihsel koşullara göre bu ateşe değişik anlamlar yüklediler.
Newroz ateşi zulme karşı direnişin adı oldu çoğu kez, kimi zaman yasaklara karşı bir duruşu simgeledi. En sıkışık anlarda umut oldu ısıttı yürekleri. Bazen kültürleri buluşturan, ayrımcılığa karşı birliğin adı oldu bu ateş. Siyasal, sosyal ve kültürel taleplerin haykırıldığı alanlarda yandı bu ateş. Savaşa karşı barışı haykırdı bu ateş.
Tales, 'Evrenin kökeninde su var' demişti; Anaksimenes, hava; Demokritos, atom; Herakleitos, ateş’ demişti... Biz bunlara direnişi, barış sevdasını ve aşkı da ekleyelim.
Ve ne hoş bir tesadüftür ki; 21 Mart aynı zamanda 'Dünya Şiir Günü' ....Evet birkaç yıldır 21 Mart, hem Newroz'un hem de şiirin birlikte kutsandığı bir gün. Şiir de yüreğimize sözcüklerle ateş salan ve bizi çoğaltan bir delişmen aşk gibi ise Newroz ateşi ile bir akrabalığı var demektir.
Yannis Ritsos 'Çocuğun gördüğü düştür barış' diyordu …Yunus Emre 'Gelin tanış olalım, / işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, / dünya kimseye kalmaz' diyordu… Cegerxwîn, 'Ev dema serbestîye / Bindestî edî nema' (Bu özgürlük çağıdır/ Boyunduruk yok artık) diyordu….Hepsi de yüreklerindeki birikmiş ateşle söylüyordu.
***
Yarın Amed’de sazın telinde, davulun tokmağında, halayın coşkusunda yanacak ateş...
Kutlu olsun...Ateşiniz bol olsun!
Newroz Pîroz be!
Özgürlük Ateşi
Günlerdir bayramlık giysiler içinde hayat, kendini sokaklara, alanlara salmış durumda. Bölgenin dört bir yanında belki de tarihin en görkemli Newroz'unun provaları yapılıyor… Yarınki Amed Newroz’una kurulmuş bütün saatler.