‘’Kapitalist Moderniteye Karşı Alternatif Konseptler ve Kürtlerin Arayışı“ konulu konferans, BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın konuşmasıyla sona erdi. Dakikalarca süren alkışlarla kürsüye çıkan Kışanak “Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız. Teslim olmayacağız” dedi.
Hazırlıkları bir yıldan fazla süren „Kapitalist Moderniteye Karşı Alternatif Arayışlar ve Kürtlerin Arayışı„ adlı konferans 3-5 Şubat tarihleri arasında Hamburg Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Alternatif Arayış Ağı (Network For an Alternative Quest), tarafından organize edilen konferansa ABD’den Hindistan’a, Danimarka’dan Güney Afrika’ya kadar bir çok akademisyen, bilim insanı, yazar, aydın, insan hakları aktivisti katıldı. Yoğun ilgiyle karşılanan konferansın tamamı internet üzerinden canlı yayınla verildi. Alternatif Arayış Ağı’nın yanı sıra YXK, Kurd-AKAD, Fransa’da Irkçılığa karşı Halkların Kardeşliği ve Barış Hareketi ve Laika yayınevi tarafından desteklenen konferansın medya partnerleri ise Gazetemiz Yeni Özgür Politika, Alman Junge Welt ve İtalyan Il Manifesto gazetesiydi. Konferanstaki tüm konuşmalar simultane olarak Kürtçe, Türkçe, İngiliz ve Almanca’ya çevrildi. Konferansa değişik ülkeden yüzlerce Kürdistanlı ve dostları da dinleyici olarak katıldı. Konferanta kadın hakları savunucularının yanı sıra Kürdistan ve Zapata hareketi temsilcileri önemli bilgeler verdi. Ortak nokta ise yerel yönetimlerin güçlendirilerek yeni demokratik sistemin tabandan yukarıya kurulmasıydı.

Eiglad: Kapitalizmsiz de yaşayabiliriz
Konferansın son bölümünde Mark Campbell’in moderatörlüğünde „Demokratik Modernite ve Komünalizm“ tartışıldı. Konferansa Norveç’ten katılan Eirik Eiglad, „Kapitalizmin yerini alacak toplumsal model, modern bir etik ve kültürle donanımlı olmalıdır. Toplumsal hareket aynı zamanda toplumsal ilaçtır da“ dedi. Komünal sistemi esas alan belediyelerin ve sosyal librasyonun kurtuluşun bir parçası olduğunu belirtten Eiglad, „Kapitalizm olmadan da çocuklarımızı büyütebilir, yaşlılarımıza bakabilir ve teknolijiden yararlanabiliriz“  dedi.

Kürtler kaderini tayin edebilmeli
Eirik Eiglad, Kürt halkının da kendi kaderini tayin edebileceğini belirterek bu anlamda Kürtlere ait kültürel ve otonomi haklarının verilmesinden yana olduğunu kaydetti. Öcalan’ın ortaya sürdüğü fikirlerin Kürtler için bir kurtuluş manifestosu olduğunu ifade eden Eiglad, sadece Kürtlerin değil bir çok ulusun da Öcalan’ın görüşlerinde yararlanabileceğini söyledi. 


Kaya, Kürt kadınını anlattı
İkinci konuşmacı olan Kürt Kadın Hareketi’nin temsilcisi Gönül Kaya ise Kürt kadının geldiği düzeyi anlattı. „Bizler nasıl ki tarihin derinliklerinde saklıysak tarihte günümüzde saklıdır“ diyen Gönül Kaya, Kürdistan’ın karlı dağlarında özgürlükleri için savaşan kadınların duygularını paylaşmak için konferansa geldiğini söyledi. Kürtler olarak zorlu ve tarihi bir süreçten geçtiklerini belirten Kaya, mevcut sistemi eleştirmekten ziyade „nasıl yaşamalı“ sorusuna cevap aranması gerektiğini dile getirdi.

Biehl:  Er ya da geç...

ABD’li kadın hakları savunucusu, yazar ve aynı zamanda ünlü düşünür Murray Bookchin’in eşi Janet Biehl, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin yanında olmanın her zaman kendisi için bir onur kaynağı olduğunu belirtti. Biehl, kapitalist sistemin çökeceğini ve ulus devlet modelinin çözüm olmadığını Öcalan’ın yıllar önce dile getirdiğini söyledi. „Sosyal Ekolojinin Politikası“ adlı bir kitabın da yazarı da olan Janet Biehl eşi Murray Bookchin’in yıllar önce yaşadığı duyguları bugün de Öcalan’ın yaşadığını ifade etti. Bu sözlerin ardından gözyaşlarını tutamayan Biehl, Kürt halkının er ya da geç özgürlüğüne kavuşacağına inandığını söyledi.

Cronnan: Kapitalizm geleceği tahrip ediyor
Konuşmacılardan John Cronnan ise kapitalizmin insan hayatı ve geleceği için bir tahribat olduğunu dile getirdi. Özel mülkiyete karşı sosyal mülkiyetin önemine vurgu yapan John Cronnan, küreseleşmenin özgür dünya önünde en büyük engellerden birisi olduğunu söyledi.

Mezo: Konfederalizm en ideal çözüm
Uzun yıllardır İspanya’daki Bask bölgesinin özgür olması için mücadele eden barış aktivisti Ana Mezo da yaptığı İspanya hükümetinin çözümün önünde en büyük engel olduğunu belirttti. Ana Mezo, tüm bu olumsuzluklara rağmen hiç bir umutsuzluğa kapılmadan yollarına devam ettiklerini sözlerine ekledi.

AKP engel çıkarıyor

Konferansa Amed’den katılan Sur Belediye Başkan Yardımcısı Gülbahar Örmek de çok dilli belediyecilik projesini başlatan belediyelerinin çalışmaları hakında bilgi verdi. AKP Hükümeti’nin projelerine kaynak vermediği gibi engellemeye çalıştığını dile getiren Örmek „Ekonomik olarak kıskaca alınmamıza rağmen halkla el ele vererek bir çok çalışmanın üstesinden geldik“ dedi.

Waibel: Kürtler de Zapatistalara benziyor
Konferansın önemli konuklarında biri de Zapatist hareketi temsilcisi Tom Waibel’di. Aynı zamanda gazeteci ve fotoğrafçı olan Tom Waibel, fotoğraf ve dia gösterimiyle Zapatist hareketi hakkında sunumun yaptı. 25 yıllık hareketlerinin tarihini kısaca aktaran Waibel, Zapatistalar ile Kürt hareketinin ciddi benzerlikler taşıdığını söyledi.
Chiapas eyaletinde bin köyün komünal bir şekilde yaşadığı bilgisini paylaşan Tom Waibel, „Kürtler de benzer sistemle kendilerini yönetebilirler“ dedi. Zapatistlerin etkili olduğu bölgelerde 60’ın üzerinde dil kullanıldığını belirten Waibel, „Bir karar alınacaksa her birinin görüşleri alınır“ dedi. Kürt hareketinde kadının ön planda olduğunu gördüğünü belirten Waibel, kadınsız bir devrimden bahsetmenin mümkün olmadığını söyledi. Zapatistlerin de aynen Kürtler gibi devlet katliamına maruz kaldıklarını belirten Waibel, dünyanın bir çok yerinden insanın, Zapatist hareketine yardımcı olmak Meksiya’ya gittiğini ifade etti.

Kışanak: Demokratik Özerklik istiyoruz
Konferansın son konuşmacısı ise BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’tı. Yoğun alkış nedeniyle konuşmasına güçlükle başlayabilen Kışanak, varlığı, dili, kültürü inkar edilen bir ulusun evlatları olarak mücadele ettiklerini söyledi. Roboskî katliamında yaşamını yitirenleri bir kez daha andıklarını belirten Kışanak, „Davamız ezilenlerin, mazlumların, mağdurların davasıdır“ dedi. „Yeni bir toplumu nasıl şekillendireceğiz“ sorusuna cevap olmak istediklerini“ belirten Kışanak, böylesi bir şekilenmenin de ancak demokratik konfederal sistemle mümkün olabileceğini söyledi.
„Parti olarak aldığımız tüm kararlara halkımızı da ortak ediyoruz“ diyen Kışanak, „Ne kadar örgütlüysek o kadar özgür olacağız“ mesajını verdi.

Teslim olmayacağız
Kışanak, konuşmasının devamında  şunları söyledi: “Hiçbir şeyi yarına bırakmamalıyız. Bu önemli bir ilkedir. Çünkü şimdiye kadar hep devrimi bekleyen, ne zaman devrim olacak, devrim olunca kadınlar kurtulacak, emek özgürleşecek yaklaşımı doğru değil. Devrimi kendimize bir süreç olarak görüyoruz. Bu süreci devrimi inşa süreci olarak görüyoruz. Her geçen gün inşayı bir adım daha ileriyi götürüyoruz. Kazanmaya güvenmek çok önemli bir şey. Buna inanabilirsek devrimci olabiliriz. Buna inanabilirsek, imkansızı gerçekleştirerek hayalimizi isteriz. Gerçekçi ol imkansızı iste. Biz istersek özgürlük bize çok yakın. Devrimcilik budur. Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız. Teslim olmayacağız.“


MEHMET ZAHİT EKİNCİ - HAMBURG