
Garzan, 2 Nisan'da ‘Kadınlar Önderliği ve Özgürlüğü İçin Eylemde’ şiarıyla başlattıkları hamlenin, hem Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın hem de kadınların özgürlüğünü hedefleyen kapsamlı ve stratejik bir hamle olduğunu belirtti.
'Topyekün özgürlük hedefi'
Öcalan'ın 15 yıldır İmralı'da esaret altında tutulduğunu hatırlatan Garzan, hamlenin hedefiyle ilgili şunları söyledi: "Bu yıl 16. yılına giren İmralı gerçekliği, artık kabul edilemez, mutlaka ortadan kaldırılması gereken bir sistemsel gerçekliktir. Bu sistemle Önderliğimizi sadece fiziki olarak değil, düşünsel olarak da esaret altına almak istediler. Komplo sadece Önderliğimizi, özgürlük hareketimizi ve Kürt halkını hedeflemiyordu. Kapitalist güçler, Ortadoğu için öngördükleri projenin önünde en büyük engel olarak Önderliğimizi görmekteydiler. Dolayısıyla bu engelin ortadan kaldırılmasını hedeflediler ve uluslararası komployu devreye koydular. Önderliğimiz kapitalist güçlerin bu komplo girişimini fark etmişti, bunu aydınlatma girişimleri vardı. Kürt özgürlük mücadelesini bu anlamda Ortadoğu’ya yaydı, dolayısıyla evrenselleştirdi. Bu mücadeleyi tüm topluma, insanlığa yaydı. Önderliğimizin kapitalist sistemin BOP projesine karşı geliştirmiş olduğu Ortadoğu Demokratik Birlik Projesi, Ortadoğu halkları açısından bir aydınlanma projesiydi. Ortadoğu’yu sürekli bir kaos aralığında tutmak isteyen kapitalist sistem güçlerine karşı alternatif çözüm gücüydü. Önderliğimizin alternatif duruşu, yaşam felsefesi ve toplumsal, sistemsel projeleri tüm insanlığı buluşturan, kucaklaştıran ve kardeşlik temelinde bir arada tutan bir projedir. Dolayısıyla alternatif projelere sahip ve demokratik birliği güçlendiren Önderliğimizin daha fazla esaret altında kalmasına tahammül edemeyiz. Kadın hareketi olarak bu kampanyamızı başlatmamızın temel nedenlerinden birisi de bu olmaktadır. Önderliğimizin özgürlüğünü hedefliyoruz. Önderliğimiz özgürleşirse, halk olarak toplum olarak ve kadınlar olarak da özgürlüğümüz sağlanmış olacaktır. Hepsi bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlı durumdadır."
'AKP'ye hiçbir zaman güvenmedik'
AKP iktidarının ve Türk devletinin müzakere aşamasına geçebilmek için adımlar atması bir yana mücadeleyi imha etme, Öcalan'ı ömür boyu İmralı'da tutma ve özgürlük hareketini marjinalleştirmeyi hedeflediğini söyleyen Garzan, çatışmasızlık ortamından yararlanarak, ortamı kendi lehine çevirme hesapları güttüğünü, MİT'i geniş yetkilerle donatarak kendisini güvence altına almayı planladığına dikkat çekti.
AKP'nin kendisini kurtarıcı pozisyonuna koyup Özgürlük Hareketi'nin terörize ederek, tasfiye amaçlı yönelimlerini sürdürmesinin süreci tıkatacağına işaret eden Garzan,"AKP ve devletten herhangi bir beklenti içerisinde olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Direniş geleneğimizle adım adım özgürlüğümüze doğru yol aldık. Tabii hamlemizle bunu daha da eylemsel bir düzeye taşırmayı hedefliyoruz. Kürt halkı da Önderliğimizin özgürlüğünün mutlaka sağlanması gerektiğini, bu olmazsa direnişini daha da yükselteceğini çok somut ve net bir biçimde ortaya koydu. Bu noktadaki kararlılığını da meydanlarda herkese gösterdi. Kadın Özgürlük Hareketi olarak da hiçbir zaman devletin tutumlarına güvenmedik. Direnişle özgürlüğümüzü elde etme kararlılığımızdan geri adım atmadık. Bundan sonra da geri adım atmayacağız. Direnişimizle özgürlüğümüzü kesinleştireceğiz. Önderliğimizin özgürlüğü en temel mücadele hedefimizdir. Bu anlamda mücadelemizi daha da kapsamlılaştıracağız" diye konuştu.
'Mücadelemizi evrensel düzeye taşıracağız'
Ruken Garzan, Kürt Halk Önderliği'nin kadın özgürlüğünü esas alan bir mücadele yürüttüğünü, kadındaki barışçıl öze inandığını, bu barışçıl özün ise toplumsallaşması için çaba gösterdiğini belirterek, Kürt Kadın Hareketi olarak örgütlü bir kimlik kazanmalarının, Önderliklerinin verdiği bu mücadeleyle bağlantılı olduğunu söyledi. "Şimdi bu özle daha iddialı, daha kararlı ve daha da direnç yüklüyüz" diyen Garzan, bilinç yaratarak örgütlenen bir hareket olarak genişlemeyi, tüm dünya kadınlarıyla buluşmayı ve ortak mücadele alanları yaratmayı hedeflediklerini vurguladı.
Dünyanın her yerinde kadınların mücadele gerekçesinin aynı olduğunu belirten Garzan, "Erkek egemenlikli iktidarcı sistemin daha fazla bir baskı, zülüm ve işkence aracına dönüşmesine göz yumamayız. Bu iktidarcı zihniyetin insanlığı getirdiği tükeniş noktasına müsamaha gösteremeyiz. Dolayısıyla dünyanın rengini değiştirecek olan kadın buluşması, ortaklaşması ve bunun yaratacağı sinerjidir. Tüm dünya kadınlarının artık bir isyan noktasına geldiğini düşünüyorum. Sadece seslerine ses verebilecek örgütlü bir güç bekliyorlar. Bu örgütlülüğü tüm Ortadoğu kadınlarıyla birlikte yaratabilir ve dünya kadınlarına taşırabiliriz. Paradigmamız ve Kadın Kurtuluş İdeolojimiz böyle bir kapsama sahiptir. Temel hedeflerimizden biri de hareketimiz öncülüğünde tüm Ortadoğu ve dünya kadınlarıyla bir buluşmayı ve birleşmeyi sağlamaktır" diyerek, askeri, siyasal, ideolojik, diplomatik ve sosyal alanların tümünü kapsayan geniş bir örgütlenme mevzisine sahip olduklarını hatırlattı. Kendilerini tanımak, kadın özgürlük mücadelesi konusunda ortaklaşmak isteyen önemli bir kadın potansiyelinin bulunduğunu belirten Garzan, böyle buluşma ve ortaklaşmalara açık ve örgütlü olduklarını söyledi.
'Temel mücadele gerekçemizdir'
Önderlik ve özgürlük olgularının aynı anlamı taşıdığından yola çıkarak kadınların Önderliği ve özgürlüğü için eylemde olduğunu söylediklerini belirten Garzan, sözlerini "Zaten Önderlik ve özgürlük bizde iç içe ve eşit düzeyde, aynı anlamı taşıdığı için ortak ele alıyoruz. Önderliğimizin özgürlüğü kadının özgürlüğüdür. Bu slogan ve şiar tüm dünya kadınlarını da kapsar. Biz ses veriyoruz, diğer seslerin de sesimize katılıp mücadeleyi o temelde yükselmesini hedefliyoruz" şeklinde sürdürdü.
Mücadelelerinin herkesin kendi rengiyle, sesiyle yer aldığı, rengini sesini koruyan bir mücadele biçimi olduğunu belirten Garzan, "Paradigmamızın da özü budur. Bunu yaratan da Önderliğimizdir. Bunun için Önderliğimizin özgürlüğü her şeyi belirler. Mücadelemizin temel gerekçesidir. Bize özgürlük felsefesini öğreten Önderliğimizdir. Dolayısıyla Önderliğimizin özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür" diye konuştu.
Hamlenin aynı zamanda özgürlük bilincinin yükseltilmesi ve kadınların daha çok örgütlü bir potada buluşturulmasını hedeflediğini kaydetti.
'Direnişten başka yol yok'
Hamlenin sloganının aynı zamanda bir çağrıyı da barındırdığını belirten Garzan, "Gelin özgürlüğümüz için mücadele edelim ve sokaklara dökülelim. Mücadele ve direnişten başka çıkış yolumuz yok. Direnişe sarılarak özgür bir gelecek yaratabiliriz. Kadının direniş gerçeğinin de dünyayı yaşanılır kılacağına inanıyorum. Çünkü içinde güzellik ve insanlığın bin yıllardır özlemini duyduğu, eşit, özgür yaşam seçeneğini barındırıyor" diyerek, tüm dünya kadınlarına yaptığı çağrıyla konuşmasını tamamladı.
HABER MERKEZİ