TJA’nın seçim bildirgesinde tek adam diktatörlüğüne karşı Demokratik Cumhuriyet Anayasası ve eş cumhurbaşkanlığı sistemi, her kesimden kadınların sorunlarını özgürce tartıştığı ‘Kadın Parlamentosu’, kadın hakikat rejimi anlayışına bağlı Kadın Adalet Divanı ve cinsel istismara karşı “Açık Eğitim Bakanlığı“ vurguları ön plana çıktı. 

Tevgera Jinên Azad (TJA) bileşenleri, 24 Haziran seçim bildirgesini HDP Amed il binasında düzenlenen basın toplantısıyla deklare etti.

Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından başlayan toplantıda açıklamayı TJA aktivisti Aynur Aşan okudu.

Tek adam yerine özgürlük sistemleri

“Özgürlük Kadınlar İçin, Demokrasi Cumhuriyet İçin” başlığıyla yayınlanan deklarasyonda, tek dil, tek millet, tek devlet, tek din rejimini, tek adam diktatörlüğü sistemiyle halklar ve kadın düşmanlığını hayata geçiren AKP hükümetinin, Cumhuriyet’in iki temel politik sorununu ölümcül düzeyde derinleştirdiğine dikkat çekilerek, “Ölüm, yıkım, kölelik, yoksulluk ve kıyım dışında bir vaadi kalmayan tekçi rejim ve tek adam diktatörlüğü yerine, büyük özgürlük sistemlerini kuracağız” ifadeleri kullanıldı.

Çözüm, Demokratik Cumhuriyet Anayasası

Deklarasyonda tek adam diktatörlüğü yerine halkların, kadınların, inançların, kültürlerin ve yerel farklılıkların temel özgürlük ve eşitlik taleplerinin, anayasal haklar olarak güvenceye alındığı Demokratik Cumhuriyet Anayasası’nın temel sorunları çözüme kavuşturacağı belirtildi. Devamla ise şöyle denildi: “Kendi kaderini belirleme ve kendini yönetme ilkesine dayalı olarak şekillenen temel haklar, demokratik özerk sistemleri gerekli kılmaktadır. Çok kültürlü, çok dilli, özgür eş yaşamlı demokratik cumhuriyet sistemi, Türkiye’nin umut dolu geleceğidir, başka gelecekler mümkün değildir. Bunun için; Demokratik ulus anlayışı temelinde, halkların, kültürlerin, inançların, kadın ve erkeklerin eşit birliğine dayalı, çoklu ulusu inşa edecek bir siyasi paradigmayı hedefliyoruz. Kürt sorununu demokratik birlik anlayışı ile çözüme kavuşturmak temel mücadelemiz olacaktır.  Bu temelde, Özgürlük Kadınlar İçin, Demokrasi Cumhuriyet İçin diyoruz.”

Barışın ön koşulu Öcalan’ın özgürlüğü

 “Kadınla özgür yaşam, halklarla demokratik cumhuriyet Türkiye’nin biricik umudu ve geleceğidir” denilen açıklamada, farklılıkların özgür birliğini savunanların en büyük vaadinin barış olduğu, barışın ön koşulunun ise halkların politik iradesine yönelik rehin alma politikasından vazgeçilmesi ve Kürt halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan ve tüm siyasi tutsakların özgürlüğü olduğu vurgulandı.

Eş cumhurbaşkanlığı sistemini kuracağız 

Deklarasyonda tek adam diktatörlüğünün toplumsal yaşamın her alanında egemen erkek terörüne yol açtığı, ülkenin tek adamlar ülkesine çevrildiği kaydedilerek, siyasetin kadın ve erkek eşitliği temelinde demokratikleştirilmesinin, siyasi ve sosyal hayatı erkek faşizmine boğan ataerkil toplum sistemini aşacak çözüm yolu olduğu belirtildi. Devamla; “ Bunun için Demokratik Cumhuriyet ve demokratik yerinden yönetimde, eş başkanlık ve eşit temsiliyet ilkemizi esas alarak, eş cumhurbaşkanlığı sistemini kuracağız. Türkiye, kaderi asla tek bir adama teslim edilmeyecek kadar değerlidir. Kadınların yönetimde eşitliği yakaladığı ve tek adam rejiminden koruyacağı Eş Cumhurbaşkanlığı, demokratik, kadın özgürlükçü ve uzlaşı kültürünü temsil edecektir” denildi.

Siyasi bir sistem olarak Türkiye Kadın Meclisi

Deklarasyonun devamında AKP’nin 16 yıllık iktidarı döneminde artan kadın katliamları, çocuk istismarları, cinsel saldırı, şiddete cezasızlık ve kadın köleliğini inşa eden politika ve uygulamalarına dikkat çekilerek, şöyle denildi: “Tekçi ulus ideolojisi tüm kadınlar için bir kadın katliamıdır. OHAL, KHK ve kayyumlarla genel siyasette ve yerel yönetimde sağladığımız eş başkanlığa dayalı kadın temsiliyeti, kadın daire başkanlıkları ve kadın dayanışma merkezleri, kooperatifleri ortadan kaldırılmıştır. Kadın iş gücü işten atma ve kadın projelerini fes etme yoluyla tasfiye edilmiştir. Kadın hareketi KJA ve ona bağlı yüzlerce kadın örgütü ve kurumları kapatılarak Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesi, oluşturduğu özgürlük sistemi yok edilmek istenmiştir. Çöktürme planı ve işgaller ile yüz binlerce Kürt kadını göçertilmiş, yüzlerce kadın katledilmiş, binlercesi tutuklanmıştır. Ancak biz kadınlar, muazzam bir direnişin sahibi olduk ve faşizmin toplumu esir almasının önünde en büyük engeli oluşturduk. Tüm bunlar bir daha yaşanmasın diye Türkiye Kadın Meclisi’ni bir siyasi sistem olarak geliştireceğiz.

‘Kadın Parlamentosunu kuracağız’

 Savaş ve barış ahlakını, kadına yönelik siyasi karar ve yasaları, sosyal politikalar sorumluluğunu üstlenecek ve idari sistemi kadın özgürlükçü temelde inşa edecek Türkiye Kadın Meclisi’ne ihtiyaç vardır. Kadın Meclisi, parlamenter kadınlar, kadın hareketleri, kadın emek örgütleri, feminist kadın hareketleri, STK kadın örgütleri, sanatçı, aydın, akademisyen, iş kadını, öğrenci kadınların temsili sistemine dayanacaktır. Bunun için bir seçim sistemi ve kadın parlamentosunun kuruluşu temel hedefimiz olacaktır. Kadınlar kendi hayatları ile ilgili kararları verecek, bu kararları kadın seçmenlerden aldığı yetki ile alacak, yasama yetkisi ile devleti kadın özgürlüğü ve eşitliğine duyarlı kılacaktır. Kadına yönelik suçları insanlık suçları temelinde ele alacak, temel kadın haklarını güvenceye alan kadın özgürlüğü anayasası toplumsal sözleşme hukukumuz olacaktır.”

‘Ev içi emek değer gücüne kavuşacak’

 Toplumda ‘özgür eş yaşam felsefesi’nin geliştirileceği ifade edilen deklarasyonda, “Ataerkil aile sistemine karşı özgür eş yaşam felsefesi temelinde son vereceğiz. Ev içi emeği değer gücüne kavuşturacak, aile reisliği yerine eş yaşam birliğini medeni hukukta oluşturacak, ayrılık ve birlik durumunda kadının iradesi ve beyanı esas alınacaktır. Kadına yönelik şiddeti önlemek için, kadın öz savunma hakkı, imkânları ve yasalarını geliştirecek bir mücadele içinde olacağız. Meşru savunma hukuku, güvenlikli yaşam alanı ve iş imkânlarını tehdit altında olan kadınlar için öncelikli kılmak hayati konular içindedir. Yargı kurumunda kadın hâkim ve savcıların oranının eşit düzeye çıkarılması, ceza hukukunun kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlara yönelik ağır ceza yaptırımları temelinde yeniden yapılandırılması ve kadın öz savunmasının temel yaşam hakkı olarak tanınmasını sağlayacağız’ denildi.

Açık Eğitim Bakanlığı ve Kadın Adalet Divanı

Deklarasyonda AKP Hükümeti döneminde sistematik bir hal alan çocuk istismarına karşı çocukları devlet ve cemaatlerin mülkü haline getiren yurt ve okul sistemlerinin lağvedilip Açık Eğitim Bakanlığı reformunun; savaş politikaları ile göçertilen, işten atılan, hakları gasp edilen, tutsak edilen ve işkenceye uğrayan kadınların maddi ve manevi zararlarının tespit edilip tazmin edilmesi için de kadın hakikat rejimi anlayışına bağlı Kadın Adalet Divanı’nın Meclis’te örgütlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Deklarasyonda iş güvenliği, milliyetçilik ve cinsiyetçilikten arındırılmış bir eğitim sistemine ve anadilde eğitim hakkına dair de hedefler çizildi.

‘Demokratik cumhuriyet için HDP’

 TJA’nın önüne koyduğu kadın özgürlük hedeflerinin kadın hareketleri, HDP ve demokrasi güçleri bloku ile hayata geçirileceği vurgulanan deklarasyonda, “HDP, kadınların, halkların, kültürlerin ve inançların, işçi ve emekçilerin, tüm ezilenlerin özgürlük ve eşitlik taleplerini hayata geçirecek biricik adrestir. TJA olarak, kadın özgürlükçü bir Demokratik Cumhuriyet için HDP etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz. 7 Haziran’ da ve 16 Nisan referandumunda başardık, şimdi de başaracağız. Başaracağız, çünkü biz güçlüyüz. Başaracağız, çünkü biz, daha önce başardık. Başaracağız, çünkü biz, başarılı olan kadın özgürlük sistemimiz ile Demokratik Cumhuriyeti inşa edecek akla, yüreğe ve cesarete sahibiz.”

Deklarasyon, kadınların “Jin jiyan azadî”, “Bijî Serok Apo” sloganları ve zılgıtlar eşliğinde alkışlandı.

AMED