Kürt halkı için bir gelenek haline gelen “toprağa düşen her bir can binlerce çoğalır” diyen Koma Nêrgîza Botan’ın üyelerinden üç genç sanat çalışması yürüttükleri arkadaşlarının takipçisi olarak gerilla saflarına katıldı. Arkadaşlarını takip ederek Kürdistan dağlarının yolunu tutan gençler “Şehit arkadaşlara olan bağlılığımızla geldiğimiz mücadele saflarında, anılarına sahip çıkmak onlara verdiğimiz sözdür. Sesimizi susturmaya çalışanlara, düşüncelerimize kelepçe vurmak isteyenlere, PKK saflarında verdiğimiz özgürlük savaşında, bir elimizde silah, öbür elimizde saz ve defimizle özgürlük türkülerimizle mücadele edeceğiz” dedi.
'Sanat özgür yaşamla mümkün'
Hem çocukluk hem de müzik grubundaki şehit düşen arkadaşı Beşir Ernesto’nun etkisinde kalarak gerilla saflarına katılan 1989 Cizîr doğumlu Ernesto Kajî şunları ifade etti: “Türk polisi tarafından defalarca gözaltına alındım ve gözaltı sürecinde ağır işkenceler gördüm. Üç buçuk yıl cezaevinde kaldım. Cezaevinden çıktıktan sonra TC sistemi içerisinde yaşamanın bir anlamının kalmadığını anladım. AKP sistemi bize ya faili meçhulü ya da zindanı gösteriyordu. Ben de bir daha bunların yaşanmaması için gerillaya katıldım. Sanat ancak özgür bir yaşamda yapılır. Bizler de bu özgür yaşam içinde sanatımızı da sürdüreceğiz.”
Silahım ve sanatım olacak'
Mersin'e göç eden Cizîrli bir ailenin çocuğu olan ve kültür, sanat çalışmalarında yer alan Arjin Çiyager gerilla saflarına katılımında ülke ve toprak sevgisinin öne çıktığına dikkat çekerek, "İçinde bulunduğumuz toplum tarafından dışlanmak, kimliğimizle kabul edilmemek bana acı veriyordu. Sistem içerisinde özgür yaşayamadığım için yönümü özgür dağlara verdim. Daha önceden yürüttüğüm kültür sanat çalışmalarımı burada da devam ettireceğim. Özgür dağlarda bir elimde silah bir elimde de defim, sanatımı sürdüreceğim” diye konuştu.