- Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kürt sorununun özgürlük, statü, demokrasi ve barış sorunu olduğunun altını çizerek, "Ana eksenimiz Kürt ve Kürdistan’ın haklarıdır" dedi.
Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin kuruluşunun üzerinden bir yıl geçti. Birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü ile halk ve inanç temsilcisinin içerisinde yer aldığı oluşum, 11 Mayıs 2025'te kuruluşunu ilan etti. Kürtler arası demokratik birliğin sağlanması amacıyla kurulan İnisiyatif, "Kürt sorununun adil, eşitlikçi ve demokratik çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesine sivil toplum cephesinden katkı sunmak için yola çıktık” vurgusu yaptı. İnisiyatif Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kürt halkının kimliğinin, dilinin ve kültürünün resmi olarak tanınmasını istediklerini belirterek, bunun için de birlik ekseninde ısrar ettiklerini söyledi.
Bir yıllık süreçte yaptıkları çalışmaları ve hedeflerine dair MA'ya konuşan Sayyiğit, kadim bir coğrafya olan Kürdistan'ın çok dilli ve çok inançlı bir yaşam sürdüğünü, dolayısıyla tekçi dayatmaya sığmadığını hatırlattı. Kürtlerin birliğinin sağlanması hedefiyle bir araya geldiklerini ifade eden Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, "İnisiyatif olarak, parçalanmaya karşı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kürt sorunu özgürlük, statü, demokrasi ve barış sorunudur. Bunu kendimize perspektif bildik. Yönetimde 37 kişi ve 301 delege var. 141 delege siyasi parti ve demokratik sivil kurumlardan oluşuyor. Bunu, bir siyasi partinin etkisi altında kalmak istemediğimiz için yaptık. Çalışmalarımızı demokratik ulus temelinde, tüm inançların ve kimliklerin kendilerini içerisinde görebileceği şekilde yürütmeye çalıştık. Süryaniler, Araplar gibi farklı kimlik ve inançlar da yer alıyor" dedi.
Yereldeki sorunları çözmek
Farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, "Kürt kadınları ve gençleri üzerinde özel bir savaş yürütülüyor. Fuhuş, uyuşturucu gibi bir çok şey çıkıyor karşımıza. Bu konuda da kendimizi sorumlu görüyoruz, bu sorunlara el atıyoruz. Yine aileler arasında yaşanan sorunları çözmek için sorumluluk aldık. Böyle bir komisyon kurduk. Kürdistan'daki örgütlenmelerle de görüşmek, onları bu sürece katmak için de bir komisyon kurduk" diye konuştu.
İran, Irak ve Suriye'deki gelişmelere dikkat çeken Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, ulus devletlerin özellikle Suriye'de "kirli bir politika" yürüttüklerini söyledi. İran'daki gelişmelerin gündemde olduğunu ve Rojhilat üzerinde tehlikelerin bulunduğunu ifade eden Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, "Oradaki halk, demokrasi, eşitlik ve özgürlük için mücadele veriyor. Türkiye de bu talebe hem kulak vermeli hem de destek vermeli. Orada yaşanacak olumlu bir şey burayı da etkiler" ifadelerini kullandı.
Parçalar arası güçlü bağ
Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, deklarasyonlarını açıkladıkları günden bu yana önceledikleri bir başka konunun da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı olduğunu söyledi. Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şöyle devam etti: "Sayın Öcalan, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini söylüyor. Bu anlamda demokratik yasaların çıkarılması gerektiğini söylüyor. Sayın Öcalan, Kürt sorunundan bahsettiğinde sadece tespit koymuyor, aynı zamanda halkın neler düşündüğünü ve nasıl etkilendiğini de bilmek istiyor. O yüzden diğer parçalarda da görüşme yapılmasını istemişti. Bu parçalarda yaşayan Kürtlerin Kürt sorununu nasıl gördüğünü bilmek istedi. Aynı zamanda parçalar arasında daha güçlü bir bağ örmek istiyor. Bu anlamda bizim çalışmalarımız için de bu yaklaşım iyi bir etki yarattı."
Halk birlik çağrısı yaptı
Halkın özellikle Rojava'ya yönelik saldırılara gösterdiği tepkiyle birlik noktasında mesajını verdiğini kaydeden Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, şunları dile getirdi: "Sokaklara çıkan halk, 'Kürt halkı birdir’, ‘Rojava Rojhilat’tır, Kürdistan tek vatandır’ diye hepimize aslında büyük bir mesaj verdi. Önümüze de bu siyaseti koyuyorlar. Bize ‘Biz hazırız ama siyasetin de kendi arasında birliği sayması gerekiyor’ mesajı veriyor. İnisiyatif çatısı altında da baktığımızda evet bazı siyasi partiler var, ancak bazı siyasi partiler bu inisiyatifte yer almıyor. Bizim onlarla da görüşmelerimiz sürüyor. İnisiyatifin kırmızı çizgisi, Kürt halkının hakları, Kürdistan halklarının haklarıdır. Siyasi partilerden beklentimiz bu yolu birlikte yürümek. Tek siyasetin etkisi altında kalmayalım ya da tek siyaset bizi yönetmesin. Herkesin farklılığı ve çoğulculuğu burada yer alsın ama kırmızı çizgi de Kürt ve Kürdistan olsun” dedi.
Halk toplantılarına devam
Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, önümüzdeki süreçte yapacakları çalışmalara da işaret ederek, şunları paylaştı: "İki merkez komisyonumuz mevcut. Biri Amed’de, diğeri Wan’da. Bu halk çok büyük baskılara maruz bırakıldı, en temel hakları ellerinden alındı. Toplum ekonomik anlamda, ahlaki ve politik anlamda çok büyük sorunlarla yüz yüze. Bunlar bir araya gelince de psikolojik etkileri oluyor. Çözüm olmaya çalışacağız. Bu anlamda geniş çaplı bir örgütlenmeye gidilmesi şart. Demokratik toplum için Kürdistan’ın en küçük metrekaresinde bile ciddi bir çalışmamızın olması gerekiyor. Kürdistan’ın her yerinde ve Türkiye metropollerinde halk toplantılarımız oldu ve olmaya devam ediyor. Bu anlamda inisiyatifin bir umut olması gerektiğini düşünüyoruz. Çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Kürt halkının kimliği, dili ve kültürü resmi olarak tanınsın istiyoruz. Her ne olursa olsun ana eksenimiz birliktir; Kürt ve Kürdistan’ın haklarıdır.” WAN