• Kürt Özgürlük Hareketi’nde kızını yitiren Barış Annesi Gülperi İlbasan, Anneler Günü’nün sadece bir kutlama olmadığını belirterek, “Barış talebimizi yükselteceğiz. Bizler barış istiyoruz. Bir yıldır hiç kimsenin evladı ölmüyor” dedi.

 

Savaş, zorunlu göç, yoksulluk, gözaltı ve tutuklama politikalarıyla en ağır yük kadınların omzuna bırakılırken, çocuklarını çatışmalarda, cezaevlerinde ve göç yollarında yitiren anneler, tüm acılara rağmen barış talebinden vazgeçmiyor. Cumartesi Anneleri’nden Barış Anneleri’ne uzanan mücadele hattında kadınlar, devlet şiddetine ve savaş politikalarına karşı “Barış ve Demokratik Toplum” talebini büyütmeye devam ediyor. Bu anlamda Anneler Günü, kadınlar açısından yalnızca duygusal bir gün değil, direnişin, hafızanın ve özgür yaşam ısrarının sembolü olarak anlam kazanıyor. Bu Anneler Günü’nde de Barış Anneleri barış talebini dile getirecek. Jinnews’e konuşan Barış Annesi Gülperi İlbasan Anneler Günü’nün yalnızca bir kutlama olmadığını belirtti.  

Boyun eğmeyen anneler

Annelerin bütün alanlarda özgürlük taleplerini dile getirmeleri gerektiğini kaydeden Gülperi İlbasan, “Kürt halkının üzerindeki bu zulüm kalksın. Gülistan Doku 6 yıldır kayıptı. Valinin oğlu onu öldürdü. O da bizim kızımız. Şirnex Newrozu’nda gençleri panzerlere atıp işkence edip hepsini öldürdüler. Onlar da benim evladımdı. Çocuklarımız dağa gidiyor. Çocuklarımız öldürülüyor. Çok şükür biz hala ayaktayız ve boyun eğmedik. Bugün ise kazanan bizleriz. Devlet Bahçeli dedi ki, ‘Bu savaşın içinde en çok da Kürtler bedel ödedi.’ Senin adın Kürtçe olduğu için senin başına birçok şey getiriyorlar. Kürtçe bir kelime konuştuğu için insan öldürüyorlardı. İşte biz anneler böyle acı çektik” dedi. 

Barışın adı var kendisi yok

Yaşamını yitiren kızının mücadele yolundan gideceğine söz veren Gülperi İlbasan, “Ben kızımdan sonra bu mücadeleye katıldım. Dört beş defa gözaltına alındım. Hiçbir zaman ne inancımı ne de umudumu kaybetmedim. Bizler Barış Anneleriyiz, her gün bize bayram. Bir seneden fazladır barış süreci yürütülüyor. Devlete karşı bir inancımız yok. Bizi kandırmaya çalışıyor ama biz her gün her yerde barış talebimizi yenileyeceğiz. Anneler Günü’nde de barış talebimizi yükselteceğiz. Bizler barış istiyoruz. Ben bir anneyim. Bir barış adı var ama ortada yok. Kürt annelerin canını yakmak için çocuklarımızı öldürüyorlar” şeklinde konuştu. 

Herkes elini taşın altına koysun

Önder Apo’nun tecrit altında olduğunu belirten Gülperi İlbasan, bir an önce tecridin kalkması gerektiğini ifade etti. Gülperi İlbasan son olara şunları ifade etti: “Sırf adı, dili, kimliği, kültürü, sanatı ve varlığı Kürt olduğu için binlerce insan katledildi. Bir yıldır hiç kimsenin evladı ölmüyor. Biz anneler çok mutlu olduk kimsenin evladı ölmüyor diye. Herkese sesleniyorum; elinizi taşın altına koyun, vicdanlı davranın ve söylenenleri yerine getirin. Kanımın son damlasına kadar Kürt halkının arkasındayım” diye konuştu. BEDLÎS

***

Barış için anneler günü

Mayıs ayının ikinci Pazar günü dünyanın dört bir yanında Anneler Günü kutlanmaktadır. 1858 yılında genç bir Appalachian olan Ann Jarvis, hastalıkların ve kirli suyun yol açtığı ölümleri önlemek amacıyla “Anneler Çalışma Günleri”ni (Mothers’ Day Work Clubs) düzenledi. İç Savaş yıllarında da taraflar arasında ayrım yapmadan çalışan anneleri örgütleyen Ann Jarvis, hem hijyen bilincini yaydı hem de savaşın yaralarını sarmaya çalıştı.

1872’de ise Bostonlu şair, pasifist ve kadın hakları savunucusu Julia Ward Howe, Fransa-Prusya Savaşı’nın hemen ardından anneleri barışa davet etti. Savaşın acımasızlığını derinden hisseden Julia Ward Howe, “İnsanlığın anneleri neden bu meselelere müdahale etmiyor?” sorusunu ortaya attı ve “Barış için Anneler Günü” çağrısını yaptı. Bu çağrı birkaç yıl Boston ve çevresinde yankı bulsa da zamanla unutuldu.

1905’te Ann Jarvis’in vefatının ardından kızı Anna Jarvis, annesinin ömür boyu süren mücadelesini yaşatmak için büyük bir kampanya başlattı.1907’de Batı Virginia’nın Grafton kentinde ilk Anneler Günü ayinini düzenlemeyi başardı. Aynı yıl Philadelphia’da da binlerce kişinin katıldığı özel bir tören yapıldı. Kampanya hızla yayıldı. 1912 ve 1913’te bazı eyalet valileri Anneler Günü’nü resmen ilan etti. 1914’de Kongre’den çıkan kararla Anneler Günü resmi bayram haline getirildi.