• Tutsak Bilen Aytimur’un tahliyesi, İdare Gözlem Kurulu’nun “PKK bir terör örgütü müdür?”, “PKK yeniden kurulursa katılır mısın?” sorularının ardından ikinci kez, bir yıllığına ertelendi.

 

MIHEME PORGEBOL/İZMİR

Kürt meselesinin demokratik diyalog temelinde çözümü için yasal değişimlerin gerçekleşmesi beklenirken, tahliye edilmesi gereken tutsaklar İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararlarıyla cezaevinde tutulmaya devam ediliyor. Bunun son örneği İzmir 3 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşandı. 11 yıllık tutsak Bilen Aytimur, kesinleşen 10 yıllık cezayı geçtiğimiz yıl tamamlamasına rağmen tahliye edilmedi. Aytimur, bir yıl sonra tekrar Kurul tarafından bir yıllığına rehin alındı.

PKK tekrar kurulursa

Aytimur’un, İdare ve Gözlem Kurulu’nda yaşadıkları tam bir hukuk skandalı. Kurulun bir yıllık değerlendirme raporu hazırlaması gerekirken böyle bir raporun kendisine sunulmadığını belirten Aytimur, görüşmede adeta çapraz sorguya tabi tutuldu. Aytimur’a, “PKK bir terör örgütü müdür?” ve “PKK yeniden kurulursa katılır mısın?” gibi sorular yöneltildi. Soruları “insanın aklıyla dalga geçercesine” olarak değerlendiren Aytimur, gazetemize ilettiği mesajda, uygulamanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, karara avukatı aracılığıyla itiraz edeceklerini söyledi.

TV şovu gibi Kurul

Aytimur’un avukatı Onur Can Aykut ise karara itiraz ettiklerini ve bir an önce bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini vurguladı. Aykut şunları aktardı: “İkinci kez koşullu salıverilmesi ertelenen Bilen Aytimur'un yaşadıkları, esasen benzeri vakalardan farklı değil. İdarenin keyfi ve hukuka aykırı tutumunun bir sonucu olarak nitelemek yerinde ve mümkün. Bütün değerlendirmeler, raporlar iyi halli olduğunu objektif olarak gösterirken Kurul’da ‘PKK terör örgütü müdür?’ sorusuna verdiği, ‘Terör örgütü değildir, Kürt halkının haklarını elde etmek için mücadele veren bir siyasi harekettir’ cevabı gerekçe gösterilerek iyi halli olmadığı kanaatine varılmış. Sorunun art niyetli olması bir yana, normalde beklenilen idari kurum ciddiyetiyle de bağdaşmamakta. Televizyon programlarında birbirini zor durumda bırakmaya çalışan katılımcıların tutumunu andırmakta.”

Psikolog kraldan kralcı

Aykut, müvekkilinin aktarımına dayanarak genelde kurum müdürü ya da savcının sorduğu soruyu bu defa Kurul’da yer alan psikologun yönelttiğini, dolayısıyla durumun hukuki yönünün yanında sosyal ve siyasal yönünü de görmek gerektiğini söyledi. Avukat Aykut, “İlla bir psikososyal okuma yapılacaksa böyle yersiz bir ön almanın süreçle bağı da kurulabilir. Belli ki Türkiye'de sosyolojik olarak orta sınıfların süreçle ilgili önyargıları var. Bunlar aşılır aşılmaz başka konu, ancak bir insanı bir yıl daha hapsedecek düzeyde bir önyargıyla profesyonellikten ayrı düşecek bir karar vermek sadece bir olaya özgü bir durum değil, idarenin yapısal sorunlarının belki de başında yer alıyor” şeklinde konuştu.

Varsayımlar üzerinden birinin cezaevinde tutulmasının skandal olduğunu; itirazlarından gelecek olan sonucun hukuki güvenilirlik bağlamında turnusol olacağını belirten Aykut, “Bu skandaldan geri dönülmesi lazım. Bilen, itirazımız sonucu tahliye olacak” ifadelerini kullandı.