Paris Katliamı'nın 2. yıldönümündeyiz. Ölüm yıldönümlerini oldum olası kabullenmedim ve içime sindiremedim. Aslında sevdiklerimi, yoldaşlarımı kaybettiğimi ve onlarla bir daha bir araya gelemeyeceğimi yüreğim hep reddetti. Halen onlarla paylaşacağım o güzel günler, yarınlar ve zamanların hayalini taşıyor ve yaşıyorum. Böylesi ruh hali ve duygu yoğunluğu içinde Paris’te katledilen güzel yoldaşlarımla yaşadığım anlara, zamanlara dair görüntüler bir film şeridi gibi gözümün önünde geçiyor. Hep o anlarda ve zamanlardaki yaşanmışlıklarla kalmaya ve uğrunda mücadele ettikleri amaçlarını gerçekleştirme çabasını büyütmeye devam edeceğim ve asla sizlerle yaşamaktan vazgeçmeyeceğim. Sizlerle yaşamada ısrar ettikçe, yıldönümleri yaşanmışlıkların en güzellerinin canlanışının yıldönümleri haline gelecek.
Bu duygularla, yüreğimin isyanlarda olduğu bugünlerde gelişmelerin kadınlar ve halklar adına ortaya çıkardığı kazanımların diyaloğunu, ilişkilerini ve yarınların ortaklığını güçlendirme adına yürüttüğümüz bir değerlendirme zemininde-ortamındayım.
Enternasyonal çalışmalar ile küresel demokrasiyi geliştirme mücadelesi, ihtiyacı ve bunun bize yüklediği görevler üzerinde duruyoruz. Yürüttüğümüz özgürlük mücadelesinin halklarda ve kadınlarda yeşerttiği umudu büyütme ve ortak değer haline getirmenin imkanlarının her zamankinden daha uygun hale geldiği tespitine varıyoruz. Rojava, Şengal ve Kobanê’de ortaya çıkan destansı mücadele bu umudu büyüterek, özgürlük ve demokrasi değerlerinin gerçekleşebilir olduğunu ortaya çıkardı. Enternasyonalizm ve küresel demokrasi adına sarf edilecek çabalar, yerine getirilmesi gereken görevler ve sorumluklar her gündeme geldiğinde akla ilk gelenler Paris'te katledilen Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşlar olur. Enternasyonal görevleri belirlediğimiz bu toplantının ruhu ve kararlılığını da bu yoldaşların mücadelesi belirledi.
Sakine Cansız yoldaşın tüm ömrünü adadığı Kürt Özgürlük Mücadelesi içindeki çabasının çok önemli bir yanını, kadınların ve halkların farklıklarını koruyarak, bir arada ve birlikte yaşayabileceği bir dünya yaratma oluşturdu. PKK’nin kuruluş felsefesinde enternasyonal amaç belirleyiciydi. Özgürlük hareketinin tüm mücadele süreçleri de bu amacı gerçekleştirme üzerinden gelişti. Sakine Cansız yoldaş bu amacı gerçekleştirme çabasında hep bir adım daha önde oldu. Sakine Cansız yoldaşın aidiyeti, verdiği mücadelenin amacındaki anlamsallıkta saklıydı. Kavgasının büyüklüğü, bu anlamın büyüklüğü ve derinliği ile paraleldi. Dersimli, Alevi, Kürt, kadın olmanın yanında bir Ortadoğulu ve dünyalı olarak mücadele etmek kavgasının amacını oluşturdu. Yüreği, beyni, ruhu ve fiziği acıtılarak bu amacından vazgeçirme saldırılarına, Sakine yoldaş büyük bir direnişle, moral, azim ve coşkusunu kadınlara, halklara, geniş mekan ve zamanlara taşırarak yanıt verdi. Bundandır ki, kadınlar ve halklar katledilmesine büyük öfke duydular. Kavgasına sahip çıkarak, tüm mekanları mücadelesini büyütme zemini haline getirerek, yeni zamanları özgürlüğe ait kılma sözünü verdiler.
Fidan Doğan yoldaş ise, Kürt halkının ve kadının özgürlük mücadelesini dünyaya tanıtma, taşırma ve kadınları-halkları bu kavganın yanında saf tutmaya ikna etme çabasını büyük sergiledi. Özgürlüğe ve demokrasiye dair umudunu gerçekleşebilir kılma ısrarını, sınırlar ötesine taşımayı tutku haline getirmişti. Kürtlere ve kadınlara dönük oluşturulan sınırlar ve engeller mücadele gerekçesini oluşturuyordu. Kadınlar ve halklar adına görev ve sorumluluk üstlenmek, bu uğurda gece-gündüz çalışmak, küçük-büyük, tali-temel demeden ve yorulmadan mücadele etmek yaşam gerekçesini oluşturdu. Mücadele amacındaki büyüklüğe paralel olarak her kapıyı zorladı, kadının ve Kürtlerin dostlarını çoğalttı ve bu uğurda hizmette sınırlara takılmadı. ''Ben özgürlük mücadelesini ve Önderliğimi seviyorum, mücadeleyi yaşamımın esası kıldım, bunu sonuna kadar sürdüreceğim'' diyordu. Fidan Doğan yoldaşın ağzında dökülen bu sözlerin anlamı, yaşam ve özgürlük iddiasının derinliğinden geliyordu. Yürek ve ruh güzelliğinin iddia ve eylemde bedenselleşen farkıydı Fidan yoldaş!
Rojava, Şengal ve Kobanê’de kadının ortaya koyduğu görkemli direnişin halklarda ve kadınlarda yarattığı özgürlük uyanışı ve umudu Sakine, Fidan ve Leyla yoldaşların mücadelesindeki gizde saklıdır. Özgürlük ve demokrasi cephesinin büyüyerek gelişmesi Sakine yoldaşın mücadeledeki ısrarı ile ilgilidir. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez yoldaşların mücadelelerini kadınlara, halklara taşırmayı en büyük enternasyonal ve küresel demokrasi görevi olarak beller ve bu temelde mücadele edebilirsek, anılarına doğru yanıt vermiş oluruz. Halkımızın ve kadınların dostlarını çoğalttığımız, özgürlük ve demokrasi cephesini büyütmeyi başardığımız oranda, mücadelesi, ruhu ve yüreği büyük, bu yoldaşları katledenlerden hesap sormuş oluruz. Onların hayali ve amacı olan özgürlüğün evrenini oluşturmuş oluruz.
Paris Katliamı'nın 2. yıldönümünde bu katliamı gerçekleştirenleri yüreğimizde biriktirdikleri öfke ile kınıyor, kadınları ve halkları alanlara çıkarak, katliamı gerçekleştiren ve bunun arkasında olan güçlerden hesap sormaya çağırıyorum.       
Ben bir Fidan tanıdım, sevdim ve yoldaşlık ettim.
Ben bir Fidan tanıdım, toprağına kök salmadan koparılan.
Toprağının ve suyunun özünü köklerinde koruyan.
Başka diyarlar topraklarında yeşermeye direnen...