Özyönetim ilanı sadece bugün için doğru değildir. “Özyönetim” yani radikal katılımcı demokrasi ya da “komün” yarın için de doğrudur. Bunun bugün ilanının bazıları tarafından ütopik olarak nitelendirilmesi, her şey bir yana genel anlamda politik mücadelenin hiç anlaşılamamış olması demektir. Politik mücadele yarını hedefleyerek, bugünü değiştirir ve bugün bunu yapar. Burada Venezüella’nın üç nesil gerilla komutanı Douglas Bravo ile yaklaşık 10 yıl önce konuştuğumuz şeylere geri dönmek istiyorum. Çünkü bugünkü Venezüella ve Latin Amerika’ya ilişkin çarpıcı tespitleri hatırlatmak ve aynı zamanda “özyönetim”, “radikal katılımcı demokrasi”nin nasıl “olmazsa olmaz” olduğunu gösterebilmek için… 

“Bunları anlatıyorum, çünkü bu deneyimlerden hareketle bugünlere geliyoruz. Ancak o zaman yerli hareketleriyle yeterli ilişkimiz yoktu ama mutlaka kurmamız gerekiyordu. Hem düşünsel anlamda hem de politik anlamda. Bu tür ilişki kurmadığımız için hareketler yok oldu. Bize bu deneyimin öğrettiği şey şu olmalı: Özgürlük mücadelesi sürdürenlerle ilişki kurmak, aynı zamanda mücadeleyi de sınırlı tutmamak ve anti-kapitalist hale sokmak. Yeni bir toplumsal yapı oluşturmak için bir cephe oluşturup mücadele etmek, birlikte kapitalizme karşı mücadele etmek. Bu şekilde sürdürülen mücadele zaten bir sınıf mücadelesidir, kapitalizmin nefes aldığı oksijenin ortadan kaldırılmasıdır.”

“Mesela Sovyetler Birliği kapitalizmden ayrıldı. Burjuvazinin elinden bankaları, fabrikaları aldı. Peki, nasıl tekrar kapitalizme döndü? Nasıl? Neden? Kapitalizm aniden nasıl ve neden geri döndü? Hayır, orada kapitalizmin esas unsurları olan bankaların, fabrikaların durumu hep mevcut oldu. Orada teknik anlamda kapitalizm zaten vardı, sadece formel anlamda geri döndü. İşte bütün bu hepsine karşı direnmemiz gerekiyor, bir bütün olarak karşı duruş yaratmamız gerekiyor. Yeni bir toplumsal yapı yaratmamız lazım, üretim araçlarını doğallaştırmamız (vurgu benim) lazım. Sadece erkek erkeğe değil erkek ve kadınla birlikte. Yeni bir rota çizmeliyiz tarihsel ve politik bir rota.”

“Devrimci şiddet köklü bir değişikliğin yaratıcısı olarak kullanıldı sosyalizmin için. Biz Zapatista Hareketi’ni çok önemsiyoruz çünkü yeni bir uygarlık yaratıyor, kapitalizmi de bir bütün olarak eleştiriyor kültürel anlamda, dinsel anlamda, ekonomik anlamda, ekolojik anlamda, düşünsel olarak, bir bütün olarak kapitalist değerlere karşı ve insanlık için. Çünkü kapitalizm güçlüdür onu bir bütün olarak değiştirmezsen o kendini restore eder.” …

Diyordu Douglas amca ve “özyönetim” böyle bir rota değil midir?