Sonuç bildirgesinde siyasal süreç değerlendilirken, 31 Temmuz günü  Zergelê'de sivilleri katleden Türk devletini ve buna karşı çıkmayarak PKK'yi suçlayan KDP'yi kınadı. 

Bildirgede, toplantıda yaşanan gelişmelerin tüm boyutları ile değerlendirilerek, gerekli karar ve planlamalara gidildiği belirtildi.

Demokratik uygarlık güçleri olarak Ortadoğu'da öncü bir güç olarak demokrasi mücadelesinin sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esaretine son verilmesi, Kürdistan’ın özgürleştirilmesi ve Kürt sorunun bölge halklarıyla birlikte demokratik ulus anlayışına dayalı olarak çözümü ve demokratik ortak yaşamı eşit-özgür temelde yeniden inşa etmek için yepyeni bir mücadele dönemine girildiği kaydedildi. 

Toplantıda kararlaştırılan başlıklar ise şöyle ifade edildi: 


İnşa çalışmaları

* Önderliğimizin sağlığı, güvenliği, özgürlüğü sağlanıncaya kadar tüm sahalarda bu temelde mücadele yürütmek esastır. ‘Önderliğimizin özgürlüğü halkların birliği ve kardeşliğinin teminatıdır’ şiarıyla İmralı tecrit sisteminin parçalanması için özgürlük mücadelemiz hamlesel, fedai tarzda yürütülecektir. 

*  Soykırım savaşına karşılık topyekün direniş tutumuyla 15 Ağustos bilinci, ruhu ve çizgisinde Kürdistan’da ve Türkiye genelinde ve Rojava’da direnişi yükseltmek esastır. Resmi ve gayri resmi Türk devlet güçlerinin saldırılarına, en son Silopi’de olduğu gibi katliamlara karşı öz savunmasını yaygınlaştırarak kendisini koruması, örgütlenmesini, birliğini derinleştirmesi esastır.

*  Kadın özgürlük mücadelemizin ortaya çıkardığı toplumsal değişim dönüşüm düzeyinin kalıcılaşması, kazanımların savunulması için dokuz boyutta konfederal sistemin inşa çalışmaları kesintisiz sürdürülecektir. Tüm kadınları topyekün saldırı konseptine karşı seferber olmaya, özgürlük hamlesinin başarısına odaklanarak hamlesel sürece katılmaya çağırıyoruz. 


Öz savunmaya çağrı

* Öz savunma hakkını en etkili bir biçimde yerine getirmek, böylesine saldırı döneminde ertelenemez bir sorumluluktur. Başta genç kadınlar olmak üzere tüm gençliği özgürlük saflarında yer almaya, savunma görevini yerine getirmeye çağırıyoruz. Toplumsal mücadeleye öncülük eden Kürdistan ve Türkiye gençliği başta olmak üzere tüm gençlik, özgür gelecek için direniş hattını Kobanê’de olduğu gibi büyüterek, Suruç ve Kobanê şehitlerimizin anısına bağlılığın gereği olarak Ortadoğu’da birleşik devrimci gençlik hareketini kalıcı örgütleyip bölgesel ve küresel faşizmi, baskıyı, sömürü düzenini yenilgiye uğratacağına olan inancımızı bir kez daha ortaya koyuyoruz. 

* Güney Kürdistan’da örgütlenme düzeyinin güçlendirilerek kadın özgürlük mücadelesinin etkili toplumsal bir harekete kavuşturulup demokrasinin ve özgürlüğün sağlanması gerekmektedir. Ataerkil siyaset kurumlarının, yapıların değişime uğratılarak kadınların toplumsal faaliyetlere tam ve eşit katılımının sağlanması, kadına yönelik baskıcı, gerici gelenek ve siyasi uygulamaların değişime uğratılması için örgütlenme, bilinçlenme, öz savunma faaliyetlerinin geliştirilmesi esastır. 

Şengal için özerkliğin savunulması

* Kanayan yaramız olan Şengal kadınlarının, halkımızın yaralarının sarılması için büyük bir azimle çalışmalar öz savunma görevi başta olmak üzere tüm siyasi, ekonomik, kültürel, sosyal alanda yürütülecektir. Şengal halkının, kadınların özerk demokratik iradesinin tüm güçler ve herkes tarafından saygıyla karşılanması, özerk sistemini öz savunmasına dayalı olarak koruması, kendisi hakkında kararlarını kendisi alması ve kendisini yönetmesi vazgeçilmez temel bir ilkemizdir. Şengal katliamını gerçekleştirenlerden ve buna yol açanlardan hesabını sormak tarihsel sorumluluğumuzdur." 

Sonuç bildirgesi "15 Ağustos direniş ruhuyla dört parça Kürdistan’da ve yurt dışında halkımızla birlikte, yüksek bir iradeyle tüm faşist saldırıların yenilgiye uğratılacağı kesindir. Zafer kazanan özgür kadınla birlikte halklar olacaktır, demokrasi ve özgürlük mücadelesi olacaktır” ifadeleriyle sona erdi. 


 ANF/BEHDÎNAN