İmralı tecridini protesto etmek için eylem yaparak şehit olan Mahsum Pamay, memleketi Cizre’de yoğun güvenlik önlemleri altında defnedildi. Aile dışında kimsenin define katılmasına izin verilmedi.

Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeşehit olan 22 yaşındaki Mahsum Pamay, doğduğu topraklarlar olan Şırnak’ın Cizre ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Elazığ’dan gece geç saatlerinde HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ve aile tarafından teslim alınan Pamay’ın cenazesi, sabaha doğru kente ulaştı. Cenazenin getirildiği sırada kent girişi ve İlçe Devlet Hastanesi’nde yoğun güvenlik önlemleri alındı.

 

İlçe Devlet Hastanesi’ni ablukaya alan polis, cenazeyi bekleyen HDP milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Hüseyin Kaçmaz’ın da aralarında bulunduğu kalabalık partili bir grubun hastane dışına çıkmasını, aksi halde cenazenin hastaneye alınmayacağını belirtti. Bunun üzerine Pamay’ın ailesini zor durumda bırakmak istemeyen HDP’liler, hastaneden ayrıldı. Daha sonra Pamay’ın cenazesi hastane morguna alındı.

Akrabaları bile alınmadı

   

 Pamay’ın ailesi, burada yıkanan cenazeyi daha sonra Cizre Asri Mezarlığı’na getirdi. Etrafı özel hareket polisleri ve zırhlı araçlarla ablukaya alınan mezarlıkta da aile dışında kimsenin defne katılmasına izin verilmedi. Mezarlığa alınmayan Pamay’ın akrabaları, “Sizin de çocuklarınız yok mu? Yüreğimiz yanıyor. Bu mudur kardeşlik? Adalet mi bu?” diye sorarak, tepkilerini dile getirdi.

Pamay’ın cenazesi yapılan dini vecibelerin ardından defnedildi. 

Şırnak’ın Cizre ilçesi doğumlu olan ve 2015-16 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında gözaltına alınıp tutuklanan Mahsum Pamay’a 28 yıl ceza verildi. Cezaevlerinde yaşanan 7. kayıp olan Mahsum için konuşan Annesi Almaz Pamay, “Dört yıldır cezaevinde bir deri bir kemik kaldı. Onu iki kere görmeye gittim ikisinde de çok zayıflamıştı. 1 Mart’tan bu yana da açlık grevindeydi. En son aradığında ‘biz üç kişi hücrede kalıyoruz bizi de ayıracaklar başka cezaevlerine sürecekler. Üzerimizde çok fazla baskı var’ demişti.  Çocuklarımız daha fazla ölmesin. Herkes bir şey yapsın. Bu zulüm son bulsun artık. Adalet girsin artık aramıza. Benim oğlum işkence altındaydı. Allah onların hakkını yerde bırakmasın” dedi.