ALİ ÖZŞERİK / BERN


İsviçre’de Bern Savcılığı, "Erdoğan'ı öldürün" pankartının açıldığı mitingte organizatörlerin, gösteri hakkını ihlal etmediğini, bundan dolayı da hakkında her hangi bir cezai işlem yapılmamasına karar verdi. 

Pankartı açanlar hakkındaki soruşturma ise sürüyor.

16 Nisan referadumu öncesi İsviçre Federal Parlamentosu önünde çok sayıda eylemcinin katıldığı mitingte siyah fon üzerine hazırlanmış pankartta başına silah doğrultulmuş Erdoğan'ın fotoğrafının yanında, "Erdoğan'ı öldürün" yazarken, alt satırında da "kendi silahlarıyla" ifadesi yer alıyordu.

Bern Savcılığı’nın açıklamasında miting organizasyonunun pankartla ilgisinin olmadığı, açılan pankarta müdahalenin de diğer katılımcıların güvenliğini tehlikeye düşüreceği belirtti. 

Türkiye pankarttan dolayı, İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırmış ve hükümetten soruşturma başlatılmasını talep etmişti. 

Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan da pankart sonrası organizasyon komitesini tehdit ederek "Gereğini yapacağız" demişti.

Revolutionär üstlenmişti

Pankart olayını İsviçreli Devrimciler 'Revolutionär' üstlenmişti. 

'Revolutionär'ün kendi web sayfasındaki açıklamada şu ifadeler yer almıştı: "Erdoğan’ı kendi silahıyla vurun" pankartının ve sloganının arkasındayız. Erdoğan’ın sonu da bütün diğer kanlı diktatörler gibi olacak. Türkiye, Kürdistan ve Suriye’yi kana bulayan, binlerce insanın katliamından sorumlu olan, onbinlerce devrimci ve yurtseveri cezaevlerine kapatan, onbinlerce insanı işinden eden ve onları intihara sürükleyen, Kürdistan şehirlerini yerle bir eden, DAİŞ canilerini besleyen büyüten Erdoğan diktatörlüğü, tarihin çöplüğüne gömülecek. Seçilmiş politikacıların her an hapse atıldığı, demokratik mücadelenin tüm olanaklarının ortadan kaldırıldığı, insanların güven içinde özgürce oy dahi kullanamadığı, Erdoğan diktatörlüğüne 'Hayır' diyen herkesin terörist ilan edildiği bir süreçte, AKP ve Erdoğan diktatörlüğüne karşı mücadelenin her yolu meşrudur. Katillerin sonunu her zaman kendi silahları getirir ve Erdoğan’ın sonunu da kendi silahı getirecek. Nasıl ki, bugün Hitler, Mussolini ve Pinochet için kimse ağlamıyorsa, Erdoğan için de kimse ağlamayacak."