
Bedelli askerlik tartışmaları meclis gündemine taşındı. Bedelli tartışmaları ‘ne kadar bedel ödenecek?’ aşamasına geldi. Peki, bu bedellinin bedelini kim ödeyecek? Aslında bu sorunun yanıtı gayet açık: Parası olan düdüğü çalacak; parası olmayan ise…
“Gel teskere” anonim türküsünü çığırıp duracak.
Fakir Anadolu delikanlıları “gel teskere” diye diye günleri, hatta saatleri sayarken, memleketin eli paralıları ise yan gelip yatacak. Bedelli askerlik tasarısının özü bu.
Artık ‘vatan borcu’ denildiğinde herkesin aklına aynı şey gelmeyecek. Çünkü bu borç artık parayla da ödenebilecek.
Bedelli askerlik yasasıyla AKP, bir taşla iki defa memleketimin gençlerini vuracak. Kimisinin parasını alacak, kimisinin canını. AKP, Türkiye gençliğine iki seçenek sunuyor: ya paranla ödersin, ya da canınla.
Vatan borcu denilen askerlik bir de taksite bağlanıyormuş duydunuz mu?
Vatan borcunu artık dövizle de ödeyebilirsiniz. Yani birçok kolaylık sağlanıyor. Galiba AKP’nin yeşil sermayesi yetmez oldu. Onun için bedelli askerlik özendiriliyor. Bankalar kolaylık da sağlıyormuş.
Bundan böyle gençler sokakta yürürken şöyle tartışacak:
- Vatan borcumun ikinci taksitini ödeyemedim.
- Benim vatan borcuma da geçenlerde faiz geldi.
- Nereye gidiyorsun?
- Bankaya.
- Hayrola?
- Vatan borcumu ödemeye.
Bugün size espri gibi gelecek olan buna benzer sözler, sohbetler yakında gündelik yaşama girecek. Vatan borcu, bankalara olan borca dönüşecek, ama tabii ki bazılarınız için. Bu bazıları elbette ki parası olanlar.
Ya parası olmayan ne yapacak? Tıpış tıpış askere gidecek. Gerçi Türkiye’de genelde tıpış tıpış değil de ‘görüldüğü yerde derdest edilerek’ askere yollanır oldu gençler, ama o ayrı mesele…