BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Strasbourg’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle gerçekleştirilen nöbet eylemini Salı günü Avrupa’daki Kürt kurum temsilcileri devralmıştı. Dördüncü güne giren nöbet eylemine KCK, KCDK-E, KNK, TJK-E’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda kurum temsilcisi katılıyor. Nöbete katılan isimler gazetemiz aracılığıyla Kürt Halk Önderi özgürleşene kadar mücadelelerinin süreceği mesajını verdi.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nden (TJK-E) Zozan Serhat, “Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemi ile tecrit belli bir oranda kırıldı. Bundan sonra ise yapacağımız bütün çalışmalar Önderliğin özgürlüğünü sağlamak esaslı olacaktır” dedi.

   

Kürt Halk Önderi Öcalan’ın ideolojisinin “özgür kadın” eksenli olduğunun altını çizen Serhat, “Tüm kadınların Önerliğe sahip çıkması gerekiyor” dedi.

 

Sıradan yaklaşılamaz

   

KCDK-E Divan Üyesi Demir Çelik, Öcalan’ın Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden bir siyasal hareketin önderi olduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi: “Sayın Abdullah Öcalan 15 milyon Kürt bireyinin ‘benim siyasi irademdir’ BM başta olmak üzere, uluslararası meşru kurumlara imza beyanında bulunup, siyasi irade beyanında bulundukları bir şahsiyettir. Dolayısıyla özgürlüğünün sağlanması Türkiye’de halkların birlikte yaşama olanaklarının gelişmesi anlamına gelecektir. Özgürlüğünün sağlanması Ortadoğu’da demokrasinin gelişmesini sağlayacaktır.”

‘Parçası olmak tarihi sorumluluk’

   

Nöbete katılan Kürdistanlı Baki Yalçınkaya ise Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etmenin önemine vurgu yaparak, “Bu mücadelenin parçası olmak tarihsel bir sorumluluktur” dedi. Açlık grevlerinin yarattığı sonucun önemine işaret eden Yalçınkaya, “Önderliğimizin tutsaklığı devam ettiği müddetçe, mücadelemizi daha farklı yol ve yöntemlerle zenginleştirerek, sürdürmek zorundayız. Önderliğin esareti, Türk devletinin işgal girişimi, Rojava devriminin gelişimi gibi Kürt halkı ile ilgili bütün meseleler birbirine bağlıdır. Önderliğin özgürlüğünün sağlanması da bütün bu mevcut sorunların çözümünü sağlayacak ana unsurdur.”

‘Özgürlüğü sağlanana kadar sürecek’

 

Nöbete PYD adına katılan Sabah Mahmud, tecridin kırılmasının büyük bir başarı olduğunu vurgularken, “Ancak unutmamalıyız ki, Önderliğimiz halen esaret altında” dedi. Kürt halkının Öcalan’ı sahiplenmesi gereğinin altını çizen Mahmud, Avrupa devletlerinin rolüne de işaret etti. Türk devletinin Rojava ve Başur’a yönelik işgal saldırılarına da dikkat çeken Sabah Mahmud, bunun Kürtlerin birlik olmamasının sonucu olduğunu söyledi.

 

‘Taviz vermeden mücadele sürecek’

   

Şehit ve Kayıp Aileleri Kurumu (KOMAW) adına nöbet eyleminde yerini alan Ekrem Yavuz da 7 yıldır süren eylemin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan özgürleşene kadar hiçbir taviz verilmeden süreceğini vurguladı. Tüm dünyanın Öcalan’ın rolünü anlaması için eylemde olduklarını söyleyen Ekrem Yavuz, “Sayın Öcalan 40-50 milyonluk bir halkın lideridir ve bir halkın lideri hapiste olamaz. Tecritte tutuluyor. Bizler halk olarak bunu elbette kabul edemeyiz. Hiçbir hukuka sığmıyor ve tüm kanunlar çiğneniyor” diye konuştu. Yavuz, Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünü savunmanın işgale, sömürüye ve katliama karşı duruş anlamına gelidğini söyledi.

 

‘İslamda tecridin yeri yok’

   

Civaka İslamiya Kurdistan (CİK) adına nöbet eyleminde yerini alan Mele Salih ise, bir halkın liderinin esir edilip, tecritte tutulmasının hiçbir inançta yeri olmadığının altını çizdi. Kürt sorununun tecrit, hapis, zulüm ve katliamla çözülemeyeceğini vurgulayan Mele Salih, “CÎK olarak, Önderliğimiz özgürleşene kadar mücadeleden geri durmayacağız” dedi.

Mele Salih, başta Kürtler olmak üzere kendisine insanım diyen herkesin işgale karşı çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.