Fransa'nıın Paris kentinde 9 Ocak günü 3 Kürt kadın devrimciye yönelik katliamın aydınlatılması amacıyla, Avrupa Kadın Hareketi'nin çağrısıyla düzenlenen 'Adalet İstiyoruz' eyleminin, Strasbourg'daki adresi Avrupa Parlamentosu oldu. AP'nda oturumlar gerçekleştirilirken, bina önünde büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan bir grup eylemci saat 10:00-12:00 arasında eylem düzenledi. Alsace-Lorraine Bölge Kadın Meclisi tarafından düzenlenen ve kar yağışının da etkin olduğu eylem sırasında, sık sık 'Adalet İstiyoruz', 'Jin, Jiyan, Azadî' sloganları atılırken, PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris  temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez'in fotoğraflarının olduğu büyük bir pankart açıldı. KJB, Konfederalizm ve Öcalan posterlerinin taşındığı etkinlikte, katledilen 3 Kürt kadının 30 yıldır sürdürülen Kürt Özgürlük Mücadelesi'nin birer neferleri olduğu vurgulandı.


30 yıllık kirlik savaş

30 yıldır sürdürülmeye çalışılan kirli savaş politikalarını Kürt Özgürlük Mücadelesi karşısında başarısız olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Şimdi yeniden gündeme gelen diyalog sürecinden rahatsız olana çevreler, uluslararası bir işbirliği ile bu süreci baltalamaya çalışmaktadır" denildi. Bu çerçevede Paris'in en işlek caddesinde güpegündüz, böyle bir katliamın gerçekleşmesinin Fransız makamlarının bilgisi dışında gerçekleşme şansı olmadığını vurgulanırken, bu cinayetleri bir an önce aydınlatılması ve faillerinin arkasındaki güçlerin kamuoyuna açıklanarak, adalet karşısına çıkarılmaları talep edildi. Türk devletinin bu katliamdaki rolüne de değinilen açıklamada, olayın duyulmasının ardından yarım saat içinde açıklama yapan Türk Başbakanı ve bakanlarının, Fransız makamlarından önce açıklama yapmalarının düşündürücü olduğuna işaret edildi.

İşbirliği karşısında susmayacağız
Eylemcilerden Aysel Alacaçayır, 3 kadının siyasetçinin katillerinin bir an önce bulunmasına yönelik bir eylem yaptıklarını belirterek, bu cinayetlerin hem kadınlara yönelik hem de Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı. Bu olayın planlı bir şekilde Türk devleti ve Fransız makamlarının bilgisi dahilinde yapıldığına inandıklarını belirten Alacaçayır, bu karanlık perde aydınlanana kadar eylemlere devam edeceklerini ifade etti. Eylemcilerden Guley Palu ise, 1978 Maraş olaylarından bugüne kadar bir çok acı yaşadıklarını belirterek "Şimdi benim bir oğlum akli dengesini yitirdi. Diğer oğlumun nerede olduğunu bile bilmiyorum. Ama bir ana olarak, bütün bu acılardan çok 3 Kürt kadınının kalleşçe katledilmesi beni yaraladı" şeklinde konuştu. Leyla Bilici de, bu olaylarda birilerinin aklanmaya dolayısıyla cinayetlerin üstünün kapatılmaya çalışıldığını vurgulayarak, "Bizler ölüme razı olmayacağız ve bu uluslararası işbirliği karşısında susmayacağız" dedi.

BARAN BOZKURT/STRASBOURG