Sağlık sektöründe çalışan emekçilerin de destek verdiği gösterilere katılanlar, ellerinde hastalara yönelik uygulamaları protesto eden pankartlarla birlikte şifanın sembolü olarak nitelendirdikleri ay çiçeklerini taşıdı. Özelleştirmeleri ve hastalık hakkının kısıtlanmasını protesto eden sloganlar attılar.
Stockholm’deki gösteride hastaları temsilen Anita Fredegård, sağlık emekçilerini temsilen Dr. Christer Högsted yaptıkları konuşmalarda, hastaların insanlık dışı, aşağılayıcı uygulamalara maruz bırakıldıklarını örnekler vererek anlattıktan sonra hastalık hakkını sınırlayan yasaların yürürlükten kaldırılmasını talep etti.
Yardım kurumlarına başvurdular
Dört sağ partinin oluşturduğu hükümet, 2008 yılında “Çalışma Hattı” olarak adlandırdığı bir dizi kısıtlamayı yürürlüğe koydu. Sistemin kullanıldığını, hasta ve işsizlerin hile yaptıklarını iddia eden hükümet, politikasının esasını ödentileri keserek, işsizleri ve hastaları çalışmaya zorlamak oluşturuyordu. Hastalık ve işsizlik kasasından ödenti yapılması katı kurallara bağlandı ve ödenti süresi sınırlandı. Aradan geçen 3 yıl içerisinde 120 bin işsiz ve 56 bin hastanın hastalık ve işsizlik sigortası ile ilişkileri kesildi. Hastalar ve işsizler sosyal yardım kurumlarına başvurmak zorunda kaldı.
Geçtiğimiz yılın ortalarında bir devlet kurumu olan Hesap İşleri Genel Müdürlüğü hükümetin sosyal yardımlarda hile yapıldığı iddiasının çok abartılı olduğunu, hile yapanlara ödenen miktarın çok cüzi bir miktarda olduğunu açıkladı.
Hastalık sigortası memurları hile yaptıklarından şüphelendikleri 20 bin kişiyi mercek altına aldı. Bunlardan sadece % 5’ini oluşturulan 1100 kişiyi hile yaptıkları suçlaması ile polise bildirdiler. Polis ve savcıların yaptıkları soruşturmalar sadece 200 kişinin hile yaptığını gösterdi.
Açığa çıkan gerçeklere rağmen hükümet kuralları yumuşatmak yerine sertleştirmeyi yeğledi. Hastalık kasasından ödenti alabilmek için doktor raporlarının ‘Hastalık Kasası’ memurları tarafından onanması kuralını yürürlüğe koydu. Böylece doktorların verdikleri raporlar geçersiz sayıldı. Hiçbir tıbbi eğitimi olmayan ve hastalarla yüz yüze gelmeyen memurlar masa başında kimlerin hasta olup olmadığına karar veriyorlar. Böylelikle aralarında kanserlilerin de olduğu hastaların ödentileri kesildi ve çalışmaya zorlandılar. Sosyal yardım kurumlarından yardım almaya zorlanan hastalardan intihar edenler oldu.
MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM