
En az 25 kişi can verdi
Gece boyunca süren şiddetli çatışmalarda; biri gazeteci, 9’u polis en az 25 kişi can verdi, yüzlerce kişi de yaralandı. Yaralananlar arasında 3 çocuğun yanı sıra 79 polis, 25 gazeteci ve 1 milletvekili bulunuyor. Yaralıların bazılarının kurşunla yaralandığı belirtildi. Vesti gazetesi de muhabirleri Vyacheslav Veremei’nin yüzü maskeli erkekler tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.
En kanlı protesto
21 Kasım’da başlayan protestolarda, Ocak ayında hayatını kaybeden 5 kişiyle birlikte, toplam 30 kişi öldürüldü. Son çatışmalar Ukrayna’nın 23 yıllık bağımsızlık tarihinin en kanlı protestosu oldu.
Kiev alev alev yanıyor
Meydanı kalaşnikoflarla basarak ‘Terör operasyonu’ yaptığını iddia eden polis, ses bombaları ve basınçlı su kullanırken, göstericiler havai fişekler ve molotof kokteylleriyle yanıt verdi, ayrıca polise engel olmak için büyük ateşler yaktılar. Çatışmalar sırasında hükümet binaları, sendika binaları alevler içinde kaldı. Çatışmalar dün sabah saatlerinden itibaren hükümet binaları ve Avrupa Meydanı ile Bağımsızlık Meydanı’nda devam etti. Muhalifler farklı bölgelerden otobüslerle başkente ulaşmaya çalıştı. Metronun çalışmadığı, toplu ulaşımın minibüs ve troleybüslerle sağlandığı başkentte birçok iş yeri ise dün kepenk kapattı.
Çatışmalar yayılıyor
Ülkede son birkaç haftada yaşanan en şiddetli çatışmalar öncekilerden farklı olarak Kiev’in çeşitli bölgelerine yayılmış durumda. Olaylar hükümet karşıtı eğilimlerin en güçlü olduğu Batı Ukrayna’ya da sıçradı. Lviv, İvano Frankovsk ve Ternopol kentlerinde, göstericilerin geçtiğimiz günlerde iktidarla vardıkları uzlaşma çerçevesinde tahliye ettikleri valilik binaları yeniden protestocular tarafından işgal edildi. Bu şehirlerden de çatışma haberleri geldi.
Taraflar birbirini suçluyor
Ukrayna Parlamentosu’nda önceki gün muhalif gruplar devlet başkanının yetkilerinin sınırlandırılması için oylama yaptırmaya çalışmış ancak çoğunluğu oluşturan iktidar milletvekilleri buna engel olmuştu. Bunun üzerine muhalif milletvekilleri parlamentoda kürsüyü işgal etmişlerdi. İktidara baskı yapmak isteyen binlerce protestocu aynı anda parlamento binasını kuşatmıştı. Ülkenin SSCB’den bağımsızlığını kazanmasından bu yana en kanlı çatışmalara sahne olan olaylar, kuşatma sırasında polisle karşı karşıya gelen gruplar arasındaki gerilim sırasında patlak vermişti. Protestocuların liderleri istifa çağrılarını reddeden Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviçle görüştü, ancak krize çözüm bulunamadı. İktidar ve muhalefet, çatışmaların başlamasıyla ilgili olarak birbirlerini suçlamaya devam ediyor.
‘Muhalefet sınırı aştı’
Kanlı protestolar nedeniyle zor günler geçiren Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, muhalefetin ‘sınırı aştığı’nı savundu. Muhalefet liderlerini ‘demokrasinin temel prensibi’ni görmezden gelmekle suçladı. Açıklamaları şöyle: “İnsanları silahlanmaya çağırdıklarında sınırı aştılar. Bu bariz bir hukuk ihlalidir. Beni zor kullanmaya ikna etmeye çalışan bazı danışmanlarım var. Ama ben her zaman güç kullanımının yanlış bir yaklaşım olduğunu düşündüm.”
Tehlikeli kutuplaşma
Kasım ayında Avrupa Birliği ile anlaşma beklenirken, Yanukoviç şartları daha uygun olduğu gerekçesiyle Rusya ile ekonomik yardım anlaşması imzalamıştı. Ülkedeki hükümet karşıtı gösteriler de bu kararın ardından başladı. Muhalefet, Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov’un istifasına ve tutuklu göstericilere af yasasının çıkarılmasına rağmen eylemlerini sürdürüyor. Ukrayna parlamentosu da 16 Ocak’ta sokak gösterilerini yasaklayan tasarıyı geri çekti. Ancak muhalefet liderleri ve meydanlarda toplanan kalabalık, Rusya ile yakınlaşan Yanukoviç’in istifasını istiyor. Gözlemciler ise ülkedeki pek çok kişinin şiddetin daha da tırmanmasından korktuğunu söylüyor. İç içsavaş anlamına gelmese de, Ukrayna’nın tehlikeli bir şekilde bölünmüş olduğunu da vurguluyor.
Batı’dan tepki yağdı
Kiev’de yaşanan olaylara uluslararası toplumdan tepki var. Şiddet olayları karşısında ‘dehşete düştüğü’nü belirten ABD’li yetkililer, şiddete son vermesi için Yanukoviç’e seslendi: Hükümet birliklerini geri çek, muhalefle yeniden diyaloğa geç. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden de tepkilerini ve kaygılarını Yanukoviç’i arayarak bizzat iletti. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da itidal ve diyalog çağrısında bulundu. NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise gelişmelerden endişe duyduğunu söyledi ve tarafları şiddetten uzak durmaya çağırdı.
AB’den ‘yaptırım’ uyarısı
Ukrayna’ya Avrupa ülkelerinden yaptırım da gelebilir. AB yönetimi, Polonya, Fransa ve Almanya’dan gelen açıklamalara göre, Avrupa ülkeleri Ukrayna’ya acil yaptırım uygulama kararı verebilir. Fransa Dışişleri Bakanı Laurant Fabius, Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton da diyalog yoluna gitmek yerine şiddete başvuran Ukrayna hükümetine yönelik AB’nin yaptım hazırlığında olduğu sinyalini veren açıklamalar yaptı.
Rusya Yanukoviç’in arkasında
Yanukoviç’in yanında duran Rusya yönetimi ise Ukraynalı muhaliflere seslenerek, daha fazla kan dökülmesinin önüne geçilmesini istedi. Önceki gece Kiev’de şiddetli çatışmalar yaşanırken Yanukoviç’i arayan Putin, Ukrayna’ya yönelik mali yardımının ikinci paketini de derhal serbest bırakacağını söyledi. Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov ise Ukrayna’da ölümlere neden olan protesto gösterilerinin, bir darbe girişimi olduğunu iddia etti.
KİEV