
Maraş Yaşam Platformu öncülüğünde, Maraş Merkez Dulkadir ilçesine bağlı
Alevilerin yaşadığı Sivrice Höyük (Terolar) Mahallesi'nde mülteciler
için yapılmak istenen konteynır kentin yaşam alanlarını daraltacağı
nedeni ile başlatılan çadır nöbeti 9. gününde devam ediyor. Direniş
kadınlar öncülüğünde büyütülürken, kadınlar "Neden burası" diye soruyor
ve 8 Alevi köyün ortasına yapılacak olan mülteci kampın amacının o
bölgede yaşayan Alevileri asimile etmek olduğunu söylüyor.
Direnişte yer alan Demokratik Alevi Derneği Genel Merkez yöneticisi
Ayten Şimşir, bu durumun aslında bir anda gelişen bir şey olmadığına
dikkat çekerek, "Arap koridorunun farklı bir versiyonunun Aleviler
üzerinden oluşturulmaya çalışıldığını biliyoruz" dedi. Son dönemlerde
yürütülen politikalar, Diyanet'in açıklamaları, Dersim'de ve farklı
kentlerde mezarlara, cemevlerine saldırılarla Alevi inanç kutsallarına
yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Ayten, burada da aynı saldırının
açığa çıktığını belirtti. Tüm bunlarının nedeninin tekçi zihniyet
olduğunu dile getiren Ayten, "İnsanın aklına şu geliyor neden özellikle
burası, neden inanç kutsallarımızın hemen yanı başı bunu irdelemek
gerekiyor. Masumane bir şey olmadığını hepimiz biliyoruz" dedi.
İnanç kutsallarını karşıtlaştırma ve bir yok etme politikası yürütüldüğünü ifade eden Ayten, tüm Alevilere çağrı yaparak, "Ya bugün inanç kutsallarımıza sahip çıkacağız hep birlikte ya da adım adım yok oluşa gideceğiz. Bu bir terteledir, tertelenin farklı bir versiyonudur, devamıdır. Açıkçası biz bunun ilk adımlarının atıldığında inanıyoruz. Darda kalana, zorda kalana, aç açıkta kalana, kapımızı her zaman açtık açarız da ama bu evsiz kalanların sorunu değildir. Halkın rızası alınmış olsa halk zaten buna karşı çıkmaz. Misafire her zaman 'evet' deriz ve başımızın üstünde yeri var. Ancak böylesi bir dayatmayla kesinlikle farklı bir senaryo hazırlanıyor" dedi.
'İhtiyacı olan mı gelecek DAİŞ'mi'
Gerçekten ihtiyacı olan mülteciler mi yoksa DAİŞ'in mi getirileceği konusunda ciddi endişeleri olduğuna dikkat çeken Ayten, "Bizler açıkçası darda olanların geleceğine inanmıyoruz. Çok stratejik bir noktadır köylerin tam da arasında bir noktadır ve olası bir durumda şunu hatırlıyoruz ister istemez hatırlıyoruz. Daha dün Kobanê halkına saldırıldığında, Şengal'de Ezidilere saldırıldığında, ortaya çıkan tablo şuydu: Bize yaren bildiğimiz, kirve bildiğimiz komşularımız Araplar saldırdı, burada aynı senaryonun ortaya çıkmayacağının teminatını verebilecek mi devlet. Maraş katliamı gizli ve üstü kapalı şekilde yapılıyor" dedi. Ayten, kendilerini "insanlar dardadır, hani siz 72 millete bir nazardan bakıyordunuz" şeklinde itham edeceklerini ancak durumun bununla alakalı olmadığını belirterek, "Bunu da tartışmaya hazırız ama böylesi bir senaryonun da seyircisi olamayız" dedi.
'Ya bugün sahip çıkarız ya da inancımızı kaybederiz'
Maraş katliamını hatırlatan Ayten, halkın tedirgin olmasının çok normal olduğuna dikkat çekerek, "Bir yanıyla kesinlikle rızalık temelinde olmayan bir komşuluktan yana hoşnut değiliz. Yani hep birlikte tüm siyasi kimlikleri, düşünceleri yaşam tarzının getirdiği o sınıflaşmanın ayrılmasını öteye bırakacağız. Sadece inanç kutsallarımız ve haliyle yaşamın özü, yaşamın kutsallığı ve devamı için hep birlikte hareket edeceğiz ve buraya sahip çıkacağız. Ya burada suyumuza, toprağımıza, inanç kutsallarımıza sahip çıkacağız ya da adım adım yozlaşmaya gideceğiz. Türkiye ve Avrupa'nın her yerinde bulunan Alevilere çağrımız şudur eğer sahip çıkmazlarsa farklı Dersimler, Maraşlar yaşayacağız. Bugün burada olmak çok önemli" dedi.
JINHA