Genetiğiyle oynanmış gıdalar halen birçok insan için kırmızı çizgi konumunda. Ancak bilim insanları gen düzenleme teknolojilerini kullanarak bazı gıdaların sağlığa zarar veren özelliklerini ortadan kaldırabiliyor.
Yeni nesil gıdalar ayrıca daha uzun raf ömürlerine sahip oldukları için birçok avantajı da beraberinde getiriyor.
Hepimizin kafasında gen teknolojisi kötü bir imaja sahip. Gelişen teknolojiyle birlikte genetik düzenlemeler de oldukça güvenli bir metot olarak kullanılmaya başlamış durumda. Bilim insanları gıda üretimi, saklanması ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştirecek ciddi gelişmelere de imza atıyor.
Dünyada genetiğiyle oynanmış ilk gıda 1994 yılında piyasaya sürülen Flavr Savr domatesiydi. Bu domates türü daha uzun süre taze kalması için düzenlenmişti. Ancak tadı normal domates tadına çok uzak olduğu için üç sene sonra piyasadan kalktı.
Kolza tohumu, mısır, soya ürünlerinin önemli bir bölümü genetiğiyle oynanmış tohumlardan elde ediliyor. Bunların önemli bir kısmı haşere ve tarım ilaçlarına karşı bitkilerin daha dirençli olmasının sağlanması amaçlanıyor.
Artık günümüzde gıda sektöründeki genetik uygulamalar ise başka bir mecraya doğru ilerliyor. Daha sağlıklı yağlar, daha tatlı meyveler, daha sağlıklı bileşenler ihtiva eden gıdalar üretilmeye çalışılıyor.
Kararmayan elmalar
Bazı insanlar elma gibi kesildikten ya da ısırıldıktan bir süre sonra kararan meyveleri yeniden yemek istemez. ABD’de satışa çıkan yeni Arctic elmaları kabuğu soyulduktan ya da ısırıldıktan açıkta kalsa dahi uzun süre rengini koruyor.
Buruşmayan patatesler
Innate patatesi olarak adlandırılan genetiğiyle oynanmış bir patates türü saklandığı zaman buruşmuyor. Yine bu patates kızartıldığında daha az acrylamide üretiyor. Acrylamide kansere yol açabilen maddeler arasında sayılıyor.
İyi glutenli un
Gluten sindirimi oldukça zor bir protein. Bu protein yüzünden günümüzde çölyak hastaları kek ve benzeri hamur ürünleri yiyemiyor. İspanya’da bilim insanlarının çalışmaları sonucunda iyi glüten üretildi. Üzerinde klinik deneylerin devam ettiği glütenin yakında piyasaya çıkması bekleniyor.
Pembe ananas 
ABD’de üretilen bir tür ananas lycopene maddesi depoladığı için içi pembe. Normalde domatesleri kırmızı yapan bu madde ananaslar tarafından sarı beta carotene çevriliyor. ABD Tarım ve Gıda Bakanlığı bu tür ananasın tüketimine izin verdi. Ancak daha piyasaya çıkmış değil.
Omega-3 kolza tohumu
Kolza bitkisinin genetik olarak düzenlenmiş tohumu omega-3 yaşı içeriyor. Bilim insanları ilk olarak bu tohumları balıkları beslemekte kullanacak. İleriki dönemlerde bu tohumların insanların tüketimine açılması bekleniyor.
Yüksek lifli beyaz ekmek
Beyaz ekmek sağlıksız bir ürün olarak biliniyor. Bilim insanları yaptıkları çalışmalarında normal beyaz ekmekten üç kat daha fazla life sahip ekmeklerin yapılabileceği unlar geliştirdi.
Daha kanlı portakallar
Kan portakalları daha fazla antioxidant içerdikleri için normal portakallardan daha sağlıklı olarak görülürler. Bilim insanları kan portakallarının daha düşük gece sıcaklıklarına sahip alanlarda daha kanlı oldukları yani daha fazla antioxidant içerdiklerini tespit etti. Buna sebep olan geni belirleyen araştırmacılar daha kanlı portakallar üretecek.
Besleyici muzlar
Muz zaten oldukça besleyici bir besin. Genetik olarak düzenlenmiş versiyonu ise provitamin A içeriyor. Uganda’da denenen bu muzların 2021 yılında satışa çıkması bekleniyor.
Kolza yağı
Normal yağlardan yarı yarıya daha az trans yağlar ve doymamış yağlar içeren kolza yağı da bilim insanlarının yeni üretimleri arasında. Bu yağın da yakın gelecekte piyasaya çıkması bekleniyor.
Altın pirinç
A vitamini eksikliğiyle mücadelede pirincin kullanılması uzun süreden beri bilim dünyasının gündeminde. Avusturalya, Yeni Zellanda ve Kanada’da şu anda yaygın olan altın pirinç giderek daha fazla tüketiciye ulaşıyor.
Obsesif tedavisi diyabetliler için umut ışığı oldu
Ağır obsesif kompülsif hastalar için uygulanan bir tedavi diyabet hastaları için de umut ışığı oldu.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki Akademik Tıp Merkezi’nden Mireille Serlie’nin başında olduğu bir ekip obsesif kompülsif hastaların tedavisi için beyne elektrotlar yerleştirilen bir yöntem üzerine çalışma yürütüyordu.
Günde 8 saat elini yıkamakla geçiren, takıntıları yüzünden yaşamları işkence haline gelen insanları tedavi etmek isteyen ekip kazara Tip 2 şeker hastalarının da aynı yöntemden oldukça olumlu etkilendiğini ortaya çıkardı.
Yaklaşık 5 seneden beri psikolojik rahatsızlığı için implant taşıyan bir obsesif hastanın verilerini inceleyen uzmanlar hastanın normalden çok daha az insülin kullandığını tespit etti.
Araştırmacılar beynin obsesif kompülsif davranışın engellenmesi için baskılanan bölgesinin aynı zamanda insülin direncine neden olabileceğini gördü.
Araştırmanın sonuçlarının önümüzdeki günlerde yayınlanacağı ve yöntemin şeker hastalığının tedavisinde kullanılabileceği belirtiliyor.

NOAA: Bu yıl en az 4 büyük kasırga bekleniyor
Geçtiğimiz yıl dünyada yüzlerce ölüme yol açan okyanuslardaki kasırga felaketlerinin daha az sayıda da olsa bu yıl da devam edeceği duyuruldu.
Amerikan Ulusal Okyanuslar ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından yapılan açıklamaya göre, bu yıl içerisinde okyanuslarda en az 4 büyük kasırga bekleniyor.
Açıklamaya göre, Atlantik Okyanusu’na kıyısı olan ABD şehirleriyle Orta Amerika’daki Karayipler’de beklenen şiddetli fırtına sayısı 9’a kadar çıkabilir.
Geçtiğimiz yıla oranla kasırgalarda belirli azalma olacağı belirtilen açıklamada, en az 4 şiddetli fırtınanın kasırgaya dönüşme ihtimalinin yüksek olduğu kaydedildi.
NOAA açıklamasında, 1 Haziran ile 30 Kasım arasında sürecek okyanuslardaki fırtına sezonunun geçen yıla oranla daha yumuşak geçecek olmasının rehavete neden olmaması gerektiği uyarısı da yapıldı.
Geçtiğimiz yıl ABD’nin doğu kıyıları ile Karayipler’de son yüzyılın rekor düzeyinde şiddetli kasırgalar nedeniyle yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Kasırgalar yüz milyarlarca dolar zarara neden olmuştu.