Türk tipi diktanın resmileşmesinin ve militarizm ile yeni sermayenin buluştuğu tek adam kabininin açıklanması ardından yeniden yükselişe geçen Dolar, Türk Lirası karşısında koşar adım rekor tazeledi. Tüm zamanların rekorunu kıran Dolar, Asya seansında 4.97'yi aştı.

Yeni kabine açıklandığından bu yana piyasalarda sular durulmuyor. Yatırımcıların ana endişesi Hazine ve Maliye Bakanı olarak enerji eski bakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın atanması olurken, çift haneli enflasyon ve ekonomideki dengesizlikler bu endişeleri daha da tırmandırıyor. Bu endişeler sürerken Erdoğan’ın faiz değerlendirmeleri doları rekora taşıdı. Borsayı eritti.

5 Lira sınırına dayandı

Faiz konusunda yapılan açıklamalarla TL’de zayıf görünüm sürdü. Dolar/TL önceki gün 4.70 seviyelerinden başladığı günde 4.80 seviyesini aştı. TL’de yüzde 2’ye yakın kayıp yaşandı.

Gece yarısı sığ piyasalarda yaşanan satış eğilimi doların TL karşısında 4.9743 TL seviyesine kadar yükselmesine neden oldu. Dün sabaha bakıldığında kur ilk işlemlerde saat 08.00 itibarıyla 4.81 liradan işlem görüyordu. Aynı dakikalarda euro da 5.62 – 5.63 liradan alıcı buluyordu.

Bloomberg HT'nin aktardığına göre dolar/TL ve euro/TL gece Asya seansında tarihin en yüksek seviyesine ulaşırken bu yükselişin sebebi de merak konusu oldu. Türk Lirası'ndaki satışların Asya işlem saatine taşındığını belirten Ueda Harlow Kur Analisti Naoto Ono, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, "Bu, bir ihtimal Japon bireysel yatırımcının liranın dolara karşı değer kaybettiğini görmesinin ardından zararını kesmesi sonucu gerçekleşmiş olabilir" dedi.

Londra Merkezli Old Mutual Global Investors’un fon yöneticisi Delphine Arrighi ise artan enflasyon baskısına rağmen gelinen aşamada TCMB’nin faiz indirimine gitmesinin ya da faizleri mevcut seviyelerde bırakmasının beklenmesi gerektiğini belirterek "Bu lira için çok güçlü bir şekilde negatif" değerlendirmesini yaptı.

Son 15 ayın en düşük seviyesi

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 11,9 milyar liralık rekor işlem hacmiyle yüzde 5,18 değer kaybederek, günü 91.289,47 puandan tamamladı. BIST 100 endeksi, 91.289,47 puanla 19 Nisan 2017'den bu yana en kötü kapanışını yaptı. Bu durum son 15 ayın en düşük seviyesi.

   

Bankalar çakıldı

Bankacılık endeksi yüzde 9,19, holding endeksi de yüzde 3,96 değer kaybetti. Banka hisselerinde düşüşte Fitch’in not indireceği söylentileri de etkili oldu. Bankacılık endeksinde kayıplar yüzde 8’i buldu.

Moody's'ten TCMB uyarısı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's dün müşterilerine gönderdiği bilgi notunda, TCMB'nin bağımsızlığı konusunda duyduğu endişeleri dile getirdi. Moody's, TCMB'nin etkinliğine yönelik zorlukların Türkiye'nin kredi notu için negatif olacağı uyarısında bulundu.

TCMB'nin yönetimine ilişkin yapılan değişikliklerin Banka'nın para politikasını sıkılaştırma azminin önümüzdeki aylarda zayıflayabileceğine işaret ettiğini belirten Moody's, "Merkez Bankası'nın Türkiye ekonomisi ve finansal sisteminde büyüyen dengesizlikleri düzeltmedeki rolünün önemi dikkate alındığında Banka'nın etkinliğine yönelik daha fazla zorluk, meydan okumalar kredi notu için açık bir şekilde negatif" ifadelerini kullandı.

Moody's TCMB'nin ve diğer kamu kurumlarının bağımsızlıklarına yönelik girişimlere dair herhangi bir algının oluşmasını yatırımcı endişelerinin alevlenmesine yol açacağı uyarısında bulundu.

Moody's ayrıca, yeni hükümetin hangi ekonomi politikalarını izleyeceğinin şu anda net olmadığını da vurguladı.

Erdoğan ne demişti?

Berat Albayrak’ın ekonomiyi çok daha seri derleyip toparlayacağına inandığını söyleyen Erdoğan, Mehmet Şimşek'in kabinede yer almamasına ilişkin dış basında yapılan eleştirileri ise umursamadığını belirtti. Erdoğan kur ve faize ilişkin, “Birileri bu işi tırmandırmaya çalışsa da bunun düştüğünü göreceksiniz. Bu kadar emin konuşuyorum. Hazine ve Maliye Bakanımız elbette ne gerekiyorsa yapacaktır. Burada birçok enstrümanlarımız var. Önümüzdeki süreçte inanıyorum ki faizin de düştüğünü göreceğiz. Ben eminim, sadece devlet bankalarımız değil, özel bankalarımız da gerektiğinde taşın altına eline koyacaktır” dedi.

Piyasa analistlerine göre yabancı yatırımcılarda ekonominin başına damadını atayan Erdoğan’ın bağımsız kurumlara ve özellikle para politikasına daha çok müdahale edeceği beklentisi hâkim. Erdoğan’ın faizle ilgili açıklamaları da bu yüzden Merkez Bankası faizi olarak algılandı. 

HABER MERKEZİ

 
     
  • Geçen yıl Mayıs’ta doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar kalemlerindeki net döviz girişi 6.4 milyar dolardı. Bu yıl giriş olmadığı gibi 331 milyon dolar çıktı.
  • Geçen yıl beş ayda portföy girişi yoluyla 13 milyar dolar elde edildi, bu yılki tutar yalnızca 1 milyar dolar.
  • Son bir yılda doğrudan yatırım girişi 6.5 milyar dolar oldu, halbuki önceki bir yılda 11 milyar dolardı.
  • Son bir yıldaki borçlanma 20 milyar dolara çıktı, önceki bir yılda yaklaşık 3 milyar dolardı.
  • Merkez Bankası'nın açıkladığı verilere göre yıllıklandırılmış cari açık 57.6 milyar dolar düzeyine yükseldi.
 
 

Altın bir ayın zirvesinde

   

Altının gram fiyatı, 198,8 lira ile son bir ayın en yüksek seviyesini gördü.

Altının gram fiyatı, önceki gün ons fiyatındaki yüzde 1,1'lik düşüşe karşın dolar/TL'deki yükselişten bulduğu destekle yüzde 2,4 değer kazanarak günü 194,6 liradan tamamladı.

Dün ise önceki günkü yükselişini sürdürerek 198,8 lira ile 15 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeyi gören altının gram fiyatı, dolar/TL'nin tarihi zirvesinden düşüşe geçmesinin etkisiyle yönünü aşağı çevirdi.

Saat 09.50 itibarıyla gram altının fiyatı yüzde 0,6 değer kaybıyla 193,4 liradan, altının ons fiyatı ise yüzde 0,1 artışla 1.244 dolardan alıcı buluyordu. Aynı dakikalarda Kapalıçarşı'da çeyrek altın 316 lira, Cumhuriyet altını da 1.289 liradan satılıyordu.

 
 

TL’nin ipliği koptu

   

Döviz kurunda yaşanan dalgalanmalardan olumsuz etkilenen iplik üreticileri, tekrar döviz kuru üzerinden fiyat vermeye başladı.

2001 krizinin ardından ipliği döviz ile satan üreticiler, daha sonra TL ile satışa dönmüştü. Bir süredir devam eden kurdaki dalgalanmalardan etkilenen iplik üreticileri tekrar döviz kuru üzerinden fiyat vermeye başladı. Volatilitenin fazla olduğu dönemlerde çok fazla zarar ettiklerini söyleyen iplik üreticileri, bu yüzden dolarla satışa başladıklarını belirtiyor.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada tekstil sektöründe ana girdilerin dövizle olduğunu, özellikle sektörün hammaddesi olan pamuk fiyatının New York Borsası’nda belirlendiğini söylemişti. Açıklamasında ipliğin TL ile ve 6 ay vadeli satılmasının mümkün olmayacağını ifade eden Öksüz, “Yerli pamuğu TL ile alsak bile dövize göre değeri belirleniyor. Ayrıca bugün anormal döviz hareketiyle karşı karşıyayız” demişti. Konuyla ilgili Dünya gazetesine açıklamada bulunan sektör temsilcileri bu yolla kurdaki dalgalanmanın zararının en aza ineceğini söylüyor.

Dolarla al, TL ile sat mantıksızlığı

Migiboy Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Canpolat, ipliğin hammaddesinin dövizle alındığını döviz ile alınan bir malın ise TL ile satılmasının mantıklı olmadığını söyledi. Kâr marjlarının ciddi şekilde düşük olduğunu belirten Canpolat, dövizin bu kadar oynak olduğu zamanda fiyatın dolar olmasının gayet normal olduğunu kaydetti. Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden vergisiz ve dampingli gelen ürünlerin iplik üreticilerine ciddi sıkıntılar yaşattığını ifade eden Canpolat, “İplik üreticisi mağdur durumda. Çünkü sermayeleri ellerinden gidiyor. İşletmeler yurt dışından gelen vergisiz ürünlerle küçülüyor. Son dönemdeki döviz artışından dolayı TL ile iplik satılması fabrikaları sermaye kayıplarına uğratıyor. Üreticiler TL ile vadeli sattıkları ürünlerine yerine yeni ürün koyamıyor. Bu yüzden ceplerinden yüzde 15 para veriyor” diye konuştu. Canpolat, şu anda iç piyasadaki iplik fiyat artışını da döviz, emtia ve enerji fiyatlarının yükselmesine bağlıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, dünyada pamuk fiyatlarının dolarla belirlendiğini hatırlatarak, “Dünya borsası da dolarla olduğuna göre dövize endekslenmesi çok normal” dedi.

Örme Sanayicileri Derneği Başkanı (ÖRSAD) Fikri Kurt, iplik kilogram fiyatının yılbaşından bugüne yüzde 60 zamlanarak 18 TL’ye geldiğini söyledi.

 
 

Ekonomi kurumlarında değişiklik

 

Yeni sistemle birlikte ekonomik kurumların yapılarında da köklü değişikliklere gidildi.

Teşvik sistemi artık Ekonomi Bakanlığı yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülecek. Yap İşlet Devret projelerinin organizasyonunu da yine bu bakanlık gerçekleştirecek.

Aynı şekilde bölgeler arası eşitsizliklerin azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanması amacıyla faaliyet gösteren Kalkınma Ajansları da kapatılan Kalkınma Bakanlığı yerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yönetilecek. Bakanlıkların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385’inci maddesi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın görevleri belirleniyor. Sanayi politika ve stratejilerinin belirlenmesi amacıyla çalışma yapacak olan bakanlık, ekonominin verimlilik esaslarına uygun olarak gelişmesi amacıyla verimlilik politika ve stratejilerini hazırlayacak. Bakanlık, OSB’ler, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için uygun alanların belirlenmesi yanı sıra kümelenme girişimlerine ait politikalar geliştirecek. Yerleşim alanları içinde bulunan sanayi siteleri ve sanayi işletmelerinin bu alanların dışına taşınmasına yönelik faaliyetler de yürütülecek.

Yeni dönemde, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde yer alacak. Bu kapsamda, ileri teknolojili ve yüksek maddi kaynak gerektiren ve ilgili mevzuatla yatırım ve hizmetlerin kısmen veya tamamen yerli veya yabancı şirketler aracılığıyla, Yap İşlet Devret modeli ile gerçekleştirilmesi için gerekli organizasyonu Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü yapacak. Ayrıca Yabancı sermayeli yatırımları mahallinde tetkik ederek değerlendirme işini de yine genel müdürlük yerine getirecek.

 
 

Sendika yasağı genişletildi

 

Son uyum KHK’si ile kamu çalışanlarına sendika kurma ve üyelik yasağında kapsam biraz daha genişledi.

Kamu çalışanlarının sendikal hakları Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası ile düzenleniyor. 703 sayılı KHK ile yasanın sendika kurma ve üyelik yasaklarını düzenleyen maddesi değiştirildi. Yeni sistem ile birlikte birçok kurum ve kuruluş Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı. Yasada Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nde çalışan kamu görevlilerine sendika üyesi olma ve sendika kurma yasağı bulunuyordu. KHK ile kapsam biraz daha genişledi. Buna göre Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında, bağlı kurullarında ve Diyanet İşleri Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı ile İletişim Başkanlığı hariç olmak üzere bağlı kuruluşlarda çalışan kamu görevlileri de sendikalara üye olamayacak. Ayrıca sendika da kuramayacaklar. Toplu sözleşme masasında sendikaların muhatabının kim olacağı da belli oldu.

Yasada kamu işveren heyetinde yer alacak olan bakanlıklar ve kurumlar tek tek sayılıyordu. KHK ile yapılan değişiklikle kamu işveren heyetine kimin başkanlık yapacağına Cumhurbaşkanı karar verecek. Ya Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakan heyete başkanlık yapacak. Heyette başka hangi bakanların ve kamu kurumlarının temsilcilerinin yer alacağına da yine Cumhurbaşkanı karar verecek. KHK’ler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatları yeniden düzenlendi. Birçok kamu kurumunda hizmet kolları değişti.

KHK’de buna da önlem alındı. Hizmet kollarında yapılan değişiklikler 15 Mayıs 2019 tarihine kadar uygulanmayacak. Ancak memurlar bu süre içerisinde sendika değiştirebilecek. 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan toplu sözleşme hükümleri de aynen geçerli olacak.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK’de de değişiklikler yapıldı. Yeni madde eklendi. Bu maddeye göre Cumhurbaşkanı’nca anonim şirket şeklinde kurulan kamu sermayeli şirketler Türk Ticaret Yasası’nın kuruluş ve tescile ilişkin hükümlerinden muaf tutulacak. Bu şekilde kurulanlar, esas sözleşmelerinin imzalanmasının ardından yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçecek. Bunlar hakkında Türk Ticaret Yasası’nın kuruluşa ayni ve nakdi sermaye konulmasına ve genel kurula ilişkin hükümleri uygulanmayacak. Ayrıca savunma, güvenlik veya istihbarat alanlarına ilişkin anonim şirket olarak kurulacak teşebbüsler de Türk Ticaret Yasası’nın denetim ve şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerinden muaf tutulacak.

Kurulacak kamu sermayeli şirketlerde kamunun pay sahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak ve yetkiler Cumhurbaşkanı veya belirleyeceği bakanlık tarafından kullanılacak. Bunlar KHKile teşebbüslere tanınan tüm hak, istisna ve muafiyetlerden yararlanacak.