Amerikanlaşma olarak eleştiriliyor
Oysa bugünkü Noel Baba, hiç de Patara’nın sıcak kumlarında dolaşan Nikolaos’a benzemiyor. Kışlık kıyafetleriyle ve şapkasıyla sanki Akdeniz sahilinden değil de kuzeyden geliyor. Zaten her yıl Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı’nın (NORAD) radarı, Noel Baba’nın Kuzey Kutbu’ndan ayrıldığını bildiriyor! Antalya ve Amerika arasında ne olmuş da; Nikolaos kışlık kıyafetler içinde, geyiklerin çektiği bir kızakla kutuplardan gelen birine dönüşmüş? Noel Baba Amerika’da ortaya çıkmadan çok önce bugünkü Almanya, Hollanda ve Belçika topraklarında Aziz Nikolaos için kutlamalar yapılırmış. Bu gelenek göçmenlerle yeni kıtaya taşınmış. Özellikle İngilizlerden önce yeni kıtada Nieuw Amsterdam (New York) gibi yerleşimler kuran Hollandalılar aracılığıyla. Bugün Hollanda ve Belçika’da hala Sinterklaas (Aziz Nikolaos) kutlamaları yapılıyor. Bu kutlama Noel’den daha önemli; hatta Noel Baba bir tür Amerikanlaşma olarak eleştiriliyor! Kasım ayında çocuklar televizyonda canlı olarak buharlı bir gemiyle, İspanya’dan ülkelerine geldiği söylenen Sinterklaas’ı izliyorlar. Ardından Sinterklaas okul okul geziyor. 5 Aralık’ta Hollanda’da, 6 Aralık’ta Belçika’da son kez Sinterklaas ve yardımcısı Zwarte Piet ‘Kara Peter’ sokakları dolaşıyor ve bohçasından çocuklara hediye ve şeker dağıtıyor. Gece bacadan giren Zwarte Piet hediyeleri bırakıyor.
Pagan gelenek Hıristiyanlaştırıldı
Bu kutlamalardaki sembollerin çoğu Hıristiyanlık öncesi çağlara ait, Cermen dinleriyle ilgili! Cermenlerin baş tanrısı Odin, uzun beyaz sakalıyla ve göklerde dolaştığı atla gelip Sinterklaas oluvermiş, mızrağı da asayla değiştirilmiş. Hıristiyanlık kendinden önceki pek çok adeti ortadan kaldırmak için amansız bir savaş verdi. Çoktanrılı dinlere ait pek çok geleneği şeytanileştirdi. Ama her şeyi ortadan kaldıramadı ve baş edemediği gelenekleri ‘vaftiz edip’ içine aldı. Bu örnekte gördüğümüz gibi inanmış bir Hıristiyan olan Aziz Nikolaos’un ismiyle de, pagan bir gelenek Hıristiyanlaştırıldı.
Cermen ve Aziz Nikolaos gelenekleri nasıl birleşti? Germen imparatoru I. Otto, oğlu (II.) Otto’yu 972’de Bizans prensesi Theophanu ile evlendirdiğinde, söylentiye göre prenses Bizans için çok önemli olan Aziz Nikolaos’un ikonunu da getirmişti. Aziz’e adanan Bizans dışındaki ilk kilise, bugün Hollanda’da bulunan Nijmegen’de yapılmış, azizle ilgili öyküler de buradan yayılmaya başlamıştı. 1087’de ise, Aziz’in kemikleri Türklerin ilerleyişi nedeniyle, Demre’den İtalya’nın Bari kentine kaçırılınca, Bari bir hac merkezine dönüştü ve efsane tüm Avrupa’ya yayıldı.
Coca Cola onu kırmızı-beyaz yaptı
16’ıncı yüzyılda hem Hollanda, hem Bari İspanya kralının egemenliğindeyken Sinterklaas’ın İspanya’dan geldiği yolundaki efsane de hikayeye eklendi. Hatta inanışa göre Sinterklaas yaramaz çocukları da bohçasına alıp İspanya’ya götürüyordu. Hollanda ve Belçika’yı yani Flaman topraklarını Aziz Nikolaos’a bağlayan bir başka unsur da Nikolaos’un sadece çocukların değil, denizcilerin de koruyucu azizi olmasıdır. Bu ülkelerde çok yakın zamana kadar erkeklerin çoğu denizciydi. 5 ve 6 Aralık tarihleri de eskiden denize çıkış sezonunun kapandığı günlerdi. Sinterklaas’ın limana girişi belki de dönen denizcileri temsil ediyordu. Denizciliğin önemi nedeniyle Amsterdamlılar koruyucu aziz olarak Aziz Nikolaos’u seçti, Nieuw Amsterdam’ı kurunca onu yeni kentin de azizi yaptı!
Bugünkü Noel Baba ise, New York’tan yayıldı. Santa Claus (Claus, Nikolaos’un kısaltılmışı) adıyla ilk kez 19. yüzyılda Hollandalı bir gemici olarak New York’ta tasvir edildi. Geyikleriyle Kuzey Kutbu’nda yaşadığı da hikayeye eklendi. Kıyafeti 1920’lere kadar farklı renklerdeydi. 1931’de Coca Cola onu kırmızı-beyaz kıyafetiyle reklam yıldızı yapınca bu Noel Baba’nın kıyafeti olarak yerleşti. Ardından alışverişi özendirmek isteyen mağazalar aracılığıyla dünyaya yayıldı.
Gerçekten yaşadı mı?
Aslında Aziz Nikolaos’un gerçekten yaşayıp yaşamadığı bile bilinmiyor! Katıldığı söylenen ünlü İznik Konseyi’nde adı geçmiyor. Bugün Demre’deki kilise sonradan yapıldı. Bu kilisede bulunduğu söylenen lahit ve kemikler de muhtemelen ona ait değil. Ama hayatı hakkındaki bilgiler kimi arkeolojik buluntularla örtüşüyor. Örneğin liman yakınında bulunan bir ibadethane kalıntısının onun tarafından kullanıldığı ve burada balıkçıları kutsadığı için ‘Denizcilerin Azizi’ olduğu düşünülüyor. Nikolaos’a ithaf edilen pek çok mucize ise, ondan önce yaşamış Tyana’lı (Kemerhisar) Apollonius adlı filozof hakkındaki kitapta aynen karşımıza çıkıyor. Anlaşılan bölgedekiler Hıristiyan olunca onun yaptıkları Aziz Nikolaos’a yakıştırılmış.
Sonra hikayeler azizin kemikleriyle ve ikonuyla birlikte İtalya ve Almanya’ya gitmiş, Avrupa’ya yayılmış. Kuzeyde Nikolaos şekil değiştirmiş, Odin’le ilgili özellikler ona eklenmiş. Amerika’ya göçen Hollandalılarla bu gelenek Atlas Okyanus’unun ötesine taşınmış. Orada önce bir Hollandalı olarak ortaya çıkmış, geçen yüzyılda Santa Claus adıyla bugünkü haline bürünmüş. Bütün bu süreçte yoksullara yardım eden bir filozof, karşılık beklemeden hediye dağıtan bir Aziz, Noel’de neşe saçan göbekli ihtiyar bir denizci, sonunda da piyasa ekonomisinin yarattığı bir kahraman olmuş…
CEVAHİR ÖMÜRCAN