Kısacası AKP, Kürt sorunu konusunda stratejik hamlesini yapmış durumda. AKP’ye göre Öcalan’a tecrit, gerillaya imha operasyonu, siyasete tutuklamalar ise kesintisiz devam ettirilecek. AKP iktidarının faşist ve totaliter yapısı ortaya çıkmasın diye de yeniden “Kürt sorunuda açılım ve yeni anayasa” tartışmaları ile toplumda gündem yaratılacak. Böylelikle PKK’nin ayağı altındaki halı çekilecek ve Kürt direnişi kırılacak. AKP yalakaları yazarlar ve cemaat ulakları da bu durumu şimdilerde çok acayip bir şekilde pazarlıyorlar. Onlara göre PKK bu kışı çıkaramaz! Kürtler de artık halk olarak bir araya gelemez! Asker, MİT, Emniyet ve valilik istihbaratları artık ortak çalışıyormuş! Artık devlet birarada, topyekün savaş halindeymiş. Bunların teorisi ve politikası bu.
Bu AKP’liler ve cematçileri kendilerini akıllı alemi de ahmak sanıyor ya, tespitleri o yüzden daha baştan faul!.. Çünkü bu zevatın PKK’yi tanımlamaları yanlış. KCK’yi ele ama biçimleri, bu yapıların Kürt toplumu üzerindeki etkisini anlamaları yanlış. Hemen somut örneklerle durumu açıklayalım. Birinci örnek AKP’li milli savunma bakanından. Ne diyor bu bakan okuyalım: “Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Örgüt bu yıl yaz döneminden sonra Irak’a çekilmedi. Türkiye’de kaldı. Bu, strateji değiştirdiklerini gösteriyor” dedi.”
HPG gerillaları hiçbir zaman yazları Kuzey Kürdistan/Türkiye’de kışları da Güney Kürdistan’a ya da bu bakanın deyimi ile Kuzey Irak’a çekilmedi. Öyle bir strateji yoktu. İşte AKP’nin birincil elden meseleyi algılama ölçüsü bu. İkinci örneğe bakalım. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin nam-ı değer kısaltma ile marangoz hatası İNŞ. Ne diyor bu beyefendi? Diyor ki “Bilimsel terör var... Resim yaparak, tuvale yansıtarak, şiir yazarak, şiire yansıtıyor, günlük makale yazarak. Arka bahçe üniversitede kürsüsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur…” Bu da AKP’li bakanın KCK algısı. Ne yapıyor peki bu bakanlar? Gerillaya, siyasete ve topluma askeri ve siyasi operasyonlar. Sonra ne diyorlar: Diyorlar ki “açılım devam edecek. Kürtlere hakları verilecek. Düşünce özgür olacak!” Kim inanır bu zihniyete. Kendi aralarında “iyi, kötü ve çirkin polis” rolleri paylaşan AKP ve Fethullah Gülen faşizmine çocukları bile inandıramazlar.
Görünen o ki AKP ve Fethullah Gülen cemaati meselenin ciddiyetini algılamaktan ve anlamaktan hala uzak. Arkasına ABD’nin esaslı askeri-diplomatik desteğini alarak bu Kürt meselesini gözü dönmüş askeri ve siyasi zor ile bitireceğini sanıyor. Ama bunlar ne PKK’yi, ne Kürtleri tanıyor. Ne de PKK ve Kürtlerin ortaya çıkaracağı direnişin karekterini öngörebiliyor. Bu zevat, çocuk kandırır gibi Kürtleri kandıracağını sanıyor. 40 yıllık bu hareketin siyasal/ideolojik/askeri stratejisini 3. sınıf ABD akademilerinden mezun cemaat ulaklarının ve roman yazarlarının kurgusal gerçekleri ile meseleyi anlayanların akıl ölçüsünü gösteriyor aslında olan bitenler. Bu teori ve politika ile sonuç alacağını düşünenlere en güzel cevabı zaman verecek. Tabii ki o zaman içindeki Kürt direnişini karakteri. Akıl almaz badireler atlatan PKK gerçeğini bilmeyenler, bu gerçeği görmek istemeyenler kendilerini avutabilirler. Çünkü PKK; AKP ve cemaatin bu alanda oynadığı oyunun farkında.
AKP ve Cemaatin neden ve nasıl arsızlaştığını, bunun gücünü nereden aldığını çok iyi biliyor. AKP’nin aldığı bu destek nihai değil. Belirli zaman aralığına sığdırılmış bir durum. Kürtler ise bu zaman diliminde amansız direniyor. Yani AKP’nin oyunları bozulmuştur. PKK’nin üst düzey yetkilisinin şu sözleri oldukça önemli. Şöyle diyor PKK’li yetkili; “AKP’nin oyunları bozulmuştur. Bu gerçeği çok iyi anlamak gerekiyor. AKP’nin sürece yayarak çürütme politikası temelinde Önder APO’yu etkisizleştirme, Hareketimizin yönetimini dağıtma, gerillayı silahsızlandırıp imha etme, demokratik siyaseti tutuklayıp tasfiye etme ve Kürt halkını sindirme amaçlı imha ve tasfiye politikaları başarısız kılınmıştır. AKP bütün bunları bizi oyalayarak, eylemsizlik ya da ateşkes konumunda tutarak ve sürece yayarak gerçekleştirmek istiyordu. Biz bu oyunlara gelmedik; sürece yaymayı kabul etmediğimiz gibi, AKP’nin hile ve oyunlarını görerek gerillanın, halkın Önderlik çizgisinde birleşik direnişini 2011 yılının ikinci yarısında geliştirdik. Bu direniş AKP’nin maskesini düşürdü, bu direniş AKP’nin bütün hile ve oyunlarını bozdu, kırdı, AKP’yi yenilgiye uğrattı.” Bu sözler 2011 yılının değerlendirilmesine ilişkin. AKP’nin baskı politikalarına karşı boyun eğmemek ve oyuna gelmemek birinci aşama. İkinci aşama ise direnişin yürüyüş halidir. Hani sonuç alma ve hamle yapma hali. AKP’nin, PKK’nin hamlelelerine karşı zayıflığı ise Habur’da, 1 Haziran 2010’da somut örnekleri ile ortaya çıkmıştı. Bilmeyenlere ve unutalanlara hatırlatılır!..
Bütün okurların yeni yılını kutlarım. Direniş ve barış dolu bir yıl dileği ile yeniden buluşmak dileği ile...