PKK Yürütme Komitesi, zulüm ve soykırım politikalarına karşısında, zafere ve özgürlüğe ulaşmak için AKP faşizmine ezici darbeyi vurmak dışında başka bir yolun olmadığını söyledi.
PKK Yürütme Komitesi, yazılı açıklamasında PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, Roboski katliamı ve siyasi tutuklamalara dikkat çekerek, örgütlü direnişi yükseltme çağrısı yaptı. “Kürt sorununu katliam ve soykırımla ortadan kaldırmadaki ısrarıyla önceki tüm iktidarları aşan AKP faşizmi halkımıza, Önderliğimize ve gerilla güçlerimize yönelik saldırganlıkta hiç bir sınır tanımayacağını ortaya koymuştur" denilen PKK açıklamasında, "Bizzat başbakanın ve bakanlarının günlük yönlendirmesiyle yürütülen psikolojik savaş zemininde gerçekleştirilen saldırganlık Roboskî’de olduğu gibi sivil insanlarımızın toplu katline kadar tırmanmış, Önderliğimize uygulanan ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan ağırlaştırılmış tecridi yasallaştırma çabalarıyla zirveleşmiştir. AKP’nin çözüme dönük hiçbir arayışının bulunmadığı uzun zamandır halkımız ve hareketimiz için nettir. Ancak AKP gerek Önderliğimize uyguladığı tecrit işkencesini yasallaştırma çabalarıyla gerekse de Roboski katliamıyla tüm maskelerini indirmiş, Kürt sorununda imha temelinde sonuç almak için hiçbir ahlaki, hukuki, siyasi ve insani sınırı tanımayacağını tüm pervasızlığıyla ortaya koymuş bulunmaktadır" diye belirtildi.

'AKP fazişmi Önderliğimiz karşısında yenilmiştir'

AKP'nin Öcalan'dan korktuğu belirtilen PKK açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "AKP faşizmi ve tapındığı Türk ulus devleti Önderliğimizin büyük direnişi karşısında yenilmiştir, Önderliğimizin büyük insanlık yürüyüşü karşısında çaresizlik içinde oldukları her şeyiyle ortadadır. Önderliğimizin görüntüsünden, fotoğrafından, sesinden hatta selamından bile korkulmaktadır. Onun milyonlara mal olmuş özgürlük ruhu karşısında düştükleri çaresizlik kendini en insanlık dışı politikalar ve uygulamalar biçiminde göstermektedir. İmralı işkence sistemi, kişiye özel yasalar, tecrit içinde tecrit, savunma hakkının gasp edilmesi, iletişim ve haber alma hakkının ihlali, günün her saatini işkenceye dönüştürme önderliğimiz karşısında düştükleri aczin dışavurumudur."

AKP dengesini yitirdi
AKP'nin tüm dengesini ve kontrol mekanizmalarını yitirdiğini belirten PKK, "Önderliğimize uygulanan işkencenin esas gerekçesi budur. İşkenceye dönüştürülen tecrit ile önderliğimize yönelen bu çaresizlik ve korku, halkımıza karşı Roboskî’de görüldüğü gibi toplu katliam düzeyine tırmanmıştır. Kiralık katiller ve paralı askerlerden oluşturulan özel ordu güçleri gerilla güçlerimiz karşısında yaşadığı aczi ve korkuyu teknolojiye dayanarak, napalm, misket ve kimyasal gibi savaş suçu sayılan silahların her türünü kullanarak, Kürdistan’ın her tarafını cehenneme çevirerek aşmaya çalışmaktadır. Kürt halkının yasal siyasal kurumları ve seçilmiş temsilcilerine dönük günlük fetvalar verilmekte ve en ağır hakaretler eşliğinde tehditler savrulmaktadır. Siyasal tartışma ve mücadele kültüründen uzak sömürgeci faşizm Kürt halkına, önderliğine, siyasal temsilcilerine, aydın-yazar ve gazetecilerine karşı linç kültürünü sokağa hakim kılmak istemektedir. Faşizm budur. AKP siyaset, ahlak ve insanlık kurallarından soyutlanmış bir zulüm ve soykırım gücüdür" dedi.

Uluslararası güçler de suçludur'
Uluslararası güçlerin desteği olmadan AKP'nin bir gün bile ayakta kalamayacağını belirten PKK, devamla şunları söyledi: "AKP korku, çaresizlik ve öfke tarafından yönlendirilmektedir. Ölüm çukuru İmralı’ya konulan Önderliğimize karşı içine girilen barbarlığın nedenleri bu çerçevede anlaşılmak durumundadır. Önderliğimiz en büyük direnendir. En örgütlü, en bilinçli, en iradeli ve yenilmez tarzıyla AKP faşizminin en büyük korku kaynağıdır.
AKP faşizmi halkımızın demokratik özerklik temelinde bir statüye kavuşmasını kendisi için en büyük tehlike olarak algılamakta ve varlığını halkımızın, hareketimizin ve önderliğimizin imhasında görmektedir. Bu nettir. Uluslararası gericiliğin desteğini bu çerçevede sürekli kılmak için her onursuzluğu ve alçaklığı sergilemektedir. Bu anlamda kendi suçlarına tüm dünyayı ortak etmeye çalışmaktadır. Tüm dünyanın kendisi gibi hiç bir kurala aldırmadan Kürt halkının boğazına yapışarak nefessiz bırakmasını dayatmakta bunun için her türlü onursuzluğu sergilemektedir. Türkiye’nin kendi imkanlarıyla bu barbarlığı bir gün bile sürdüremeyeceği aşikardır. Bu anlamda ABD ve AB gibi uluslararası güçler en az AKP kadar suçludur. Yine AİHM ve CPT gibi sorumluluğu bulunan uluslararası kurumlar görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek, olağanlaştırarak bu suça ortak olmaktadır."

'2012 özgürlük yılına çevirelim'
"İçine girdiğimiz 2012 yılında artarak devam edeceği net olan bu faşist saldırganlıkla halkımızın insanlık kadar eski tarihine nokta konulmak istenmektedir" denilen PKK açıklaması şu çağrıyla son buldu: "Bu saldırılarla halkımızın köleliği değil yok oluşu hedeflenmektedir.
Dolayısıyla tüm kadro yapımız ve militan gerçeğimiz kadar halkımız da tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıya olduğunu bilmek ve varlığını koruma mücadelesini daha da yükseltmek durumundadır.
Tüm PKK kadroları ve militan gerçekliği içinden geçtiğimiz bu tarihi dönemin varlık-yokluk ikileminin sonuca gideceği bir dönem olacağının bilinciyle hareket etmeli, işkence, katliam ve soykırım temelinde yürüyen AKP faşizmine her alanda ezici darbeyi indirmeyi önüne koymalıdır. Önder Apo’yla özgürce yaşamanın, özgürlük ve onuruna sahip çıkmanın ve halk olarak onurlu yürüyüşümüzü zafere taşımanın başka bir yolu yoktur.

Bu temelde tüm kadro yapımızı, militan gerçekliğimizi, halkımızı ve dostlarını Önder Apo’nun özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü için mücadeleyi daha güçlü sahiplenmeye, AKP faşizminin kural tanımayan, ahlak ve hukuku hiçe sayan zulüm düzenine ve soykırım uygulamalarına karşı örgütlü direnişi yükselterek 2012 yılını özgürlük yılına dönüştürmeye çağırıyoruz.”

ANF/BEHDİNAN